Mehmet Şimşek adeta bir saatli bombayı AKP'nin kucağına attı...

İçerisinde AK Partili isimlerin, siyasetçilerin, bürokratların ve hatta valilerin olduğu iddia edilen fon vurgunu listesi için “Bu listelerin açıklanıp açıklanmaması hususunda benim bir engelim yok. Ben şahsen mümkünse açıklanmasını tercih ederim.” Dedikten sonra "Biz uyardık, yazışmaları yaptık ama gereği yapılmadı." Sözlerini de sarf etti.

Şimdi iki çok önemli soru yanıt bekliyor:

  1. Gereğini yapmayan kim?

  2. Gereğini yapmayanlar neden görevden alınmadı?

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet şimşek ekonomiden sorumlu baş yetkili değil mi?

Sonuçta o bir muhalefet milletvekili, bir STK üyesi ya da bir ekonomi yorumcusu gibi yetkisiz biri değil ki, ekonomi alanında tüm yetki ve sorumluluk onda, bir şey yapmak istediğinde elini tutan mı var?

Ayrıca hem hukuki ve hem de fiili durumda onun üstünde amiri olup böyle bir konuda icraatlarını engelleyecek, kararlarına etki edebilecek tek bir kişi var o da; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan...

Sonuçta Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek "Biz uyardık, yazışmaları yaptık ama gereği yapılmadı." sözü ile ne dediğinin, lafın nereye gittiğinin ve kimi itham ettiğinin farkında mı?

Beceriksizlik ve başarısızlığını kamufle edip, bu işin içinden sıyrılabilmek için böyle bir gerekçeye sığınmak ve “gereği yapılmadı” diye sızlanmak son derecede anlamsız bir aciziyet ifadesi değil midir?

Bu ifade anlamsızdır çünkü: GEREĞİNİ YAPMAK zaten Mehmet Şimşek’in görevidir...

Bu noktada asıl soru şu: Mehmet Şimşek daha 2025 Kasım ayında manipülasyon olduğunu bildiğini ifade ettiği halde gereğini neden yapmadı ya da yapamadı?

Ha bu noktada yapılması gerekenleri yapmak istediği halde elini tutan, güç yetiremediği bazı şer odakları varsa o halde neden bunları ifşa edip sonra istifa etmedi diye sormak gerekmez mi?

Bu noktada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, "Rüşvet, usulsüzlük, suistimal, bütün bunlar tek tek ortaya çıkartılıyor. Tabii bir gerçek var? Nedir bu gerçek? Bakıyorsunuz hiç ummadığınız insanlar, bu işlerin içerisine girmişler. Yargı bunları tespit ediyor ve gerekeni yapıyor. Aziz milletim şunu çok iyi bilsin ki; Haksız kazanç sağlayan, sermaye piyasalarını manipüle eden veya bunlara çanak tutan kim varsa, bunun hesabını verecek. Sermaye piyasalarımızı bu mikroptan temizleyecek, inşallah her açıdan daha sağlıklı bir yapıya kavuşturacağız." Sözlerini de hatırlatmak isterim.

Bu sözlerden de anladığım kadarı ile fon dolandırıcılığı ile ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları son derecede net ve kararlı.

Peki, size soruyorum: Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek arkasında bu sözleri sarf eden bir cumhurbaşkanı varken neden gereğini, gerektiği gibi yapmadı?

Diğer yandan Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamaları da var. Gürlek, "Bu soruşturmada kapsamlı organize bir piyasa dolandırıcılığı ve suç yapısı tespit edilmiştir. Soruşturma her ne kadar piyasa aktörleri üzerinden başlamış olsa da geldiği noktada üst düzey finans bürokrasisini de kapsayan bir suç yapılanmasına şahit oluyoruz. Üst düzey denetim mekanizmalarımıza sızan şebekenin varlığı bugün itibarıyla oldukça belirgin hâle gelmiş ve sorumlular hukuk önüne bir bir çıkarılmaya başlanmıştır" ifadelerini kullandı.
Bakan Akın Gürlek, karşılaştıkları yapı hakkında şu sözleri sarfetti: "Karşımızdaki yapının basit bir borsa manipülasyonu ya da borsa vurgunu ile sınırlı olmadığı, kapsamlı bir suç yapılanması olduğu tespit edilmiştir. Bu örgütsel yapının içindeki isimler arasında hiyerarşik ve sistemli bir iş birliğinin delillerine ulaştık. Borsa bürokrasisi, manipülasyonları yapanlar ve medya arasında kapsamlı bir iş birliği yapıldığını görüyoruz. Parayı kontrol eden mekanizmanın içindeki isimler, rüşvet çarkını kurarak üzerlerindeki denetim mekanizmalarını etkisiz hale getirmişlerdir. Bu şebekenin amacı, bazı hisseler üzerinde oynayarak piyasadaki likiditeyi toplamak ve piyasayı ele geçirmektir. Bu şekilde kartelleşerek ekonomimize zarar vermişlerdir.” Diyor

Bu örgütsel yapı içerisinde söz konusu eylemlere katılarak servet elde edenlerin tümü hakkında yasal işlem yapıldığını kaydeden Gürlek, "Yürütülen soruşturmalar, yalnızca finansal piyasalardaki usulsüzlüklerle sınırlı değildir. Finansal sistemin altyapısına ve bürokrasinin üst kademelerine kadar uzandığı tespit edilen organize bir yapının bütün bağlantıları araştırılmaktadır" diye konuşuyor.

Bu söylemler ile Mehmet Şimşek Yargı gücünün de arkasında durduğunu görebiliyor değil mi?

Peki, durum buyken gereğini yapmayan kim ya da kimler olabilir?