İran savaşından net bir sonuç elde edilemeyip petrol fiyatlarındaki zıplama ile bunun tetiklediği enflasyon seviyesindeki artış yüzünden Amerika’da seçimler zora girince Trump ucuz mazot bulma ve kabarık faturalar ile öfkelenen seçmeni teskin etme umudu ile Putin’in eteğine sarılmış bulunuyor...
Şimdi eminim kelin merhemi olsa başına sürer; Ukrayna rafinerileri vurduğu için Rusya’da zaten mazot kıtlığı yaşanmıyor mu diye soracaksınız...

Bu çok haklı bir soru amma velakin cevabı net değil.

Şunu biliyoruz, Rusya rafinerilerinin aldığı ağır hasarlar nedeniyle kendi motorin ihtiyacını karşılamakta çok zorlanıyor, bu durumda ihraç edecek ciddi miktarda mazotu olmamalı...

Peki, bu durumda Rusya piyasaya sürecek mazotu nereden buluyor?

Sakın bu motorin kaynağı İran olmasın?

Amerika Hürmüz’de İran’a ambargo uygularken sakın İran petrolü Hazar üzerinden Rusya’ya oradan da Amerika’ya ihraç ediyor falan olmasın?
Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu dediğinizi duyar gibi oluyorum ama Trump’ın ilkeli bir insan olmadığını bunu yapabilecek kapasitede oportünist bir politikacı olduğunu da hepimiz biliyoruz değil mi?

Eğer Rusya kendi üretiminden yeterli motorini sağlayamıyorsa, dışarıdan aldığı motorini kendi ticaret sistemi içerisinde ihraç etmesi elbette ki teorik olarak mümkün.

Fakat burada İran’a uygulanan yaptırımlar yüzünden menşe kuralları kritik bir sorun yaratmakta.

Bu durumda en kritik soru şu: “İran motorini kolayca Rus motorini olur mu?”

Bu elbette motorinin sadece Rusya'ya sokulmasıyla olmaz. Motorinin menşeinin değişmesi, gümrük ve yaptırım hukukunda belirli işlemlere bağlıdır.

Basitçe söylemek gerekirse İran motorinini Rusya'da depolamak İran motorinini otomatikman Rus motorini yapmaz ama rafinaj, harmanlama veya esaslı dönüşüm gibi işlemlerin niteliğine göre menşe değişikliği oluşturulabilir.

Neyse Trump’ın denize düşen yılana sarılır misali Rusya İran ikilisine sarılmış olması pek muhtemel görünüyor ama asıl konu bu olmamalı!

Asıl konu Hitler özentisi faşist diktatör Putin’in Ukrayna halkına yönelik barbarca saldırılarını görmezden gelip, Ukrayna’ya parası ile silah vermekten kaçınmasıdır.

Bakın bu noktada demokrasinin kalbi olan bir ülkenin Putin liderliğindeki böyle zalim bir diktatörlüğe açık ya da örtülü destek vermesi asla kabul edilebilir bir şey değildir. Trump’ın politik kariyerini korumak ve ara seçimleri kazanmasını sağlamak amacı ile giriştiği böyle bir işbirliği son derecede utanç vericidir.

Bu işbirliği sadece utanç verici olmakla da kalmamaktadır, dünya tarihi orada apaçık duruyor tarihe bakınca diktatörler ile uzlaşı sağlamanın mümkün olmadığı açıkça görülmektedir.

Hitler, Mussolini ve hatta Stalin örnekleri asla unutulmamalıdır! Her kim bu diktatörler ile uzlaşmaya çalıştıysa sonu hüsran olmadı mı?

Atalarımız “yılanın başı küçükken ezilir” diye boşuna dememiş, yılanın büyüyüp şahmeran olmasına izin verirseniz sonra onun başını ezmeye çalışmanız nafile bir gayret olacaktır.

Demedi demeyin Trump’ın bu gün kısa vadeli kişisel çıkarları uğruna Hitler özentisi faşist diktatör Putin’e böyle alçakça tavizler vermesi başta Doğu Avrupa ülkeleri ve Türk Cumhuriyetleri olmak üzere özgür dünyanın pek çok ülkesini çok büyük bir tehdit ile karşı karşıya bırakacaktır.

Ne yazık ki demokrasilerin kadim sorunu popülist ve egosantrik politikacıların yükselmesini ve en nihayetinde iktidarı ele geçirmesini kolay kolay önleyememesidir.

Trump ise bu tip politikacıların ender görülen örneklerinden biridir.

Sonuçta Trump ve Putin arasındaki utanmaz ittifak Ukrayna direnişini kırar Ukrayna’nın yenilip işgal edilmesi ile sonuçlanırsa Türkiye dahil tüm Avrupa ülkeleri azgın bir diktatörün emperyalist hayalleri ile karşı karşıya kalacaktır.

Neyse ki Avrupalı liderler en azından şimdilik tehlikenin farkında olup Trump çizgisine yakın politikalar izlemiyorlar. Anketlerinde gösterdiği gibi Trump ara seçimlerde ciddi bir hezimete uğrarsa onu dizginlemek de nispeten daha kolay olacaktır diye düşünüyorum