Sayın cumhurbaşkanı gençleri teşvik ederek üç çocuk yapmasını istiyor. Bunu da sık sık tekrarlıyor. Bir taraftan ülkenin koşulları gereği, yurt dışına gitmek için her türlü yolu deneyen gençler varken, diğer taraftan gençlere hem evlenin, hem de üç çocuk yapın önerisinde bulunmak gerçek olabilir mi?

Bu vergi nereden çıktı diyeniniz olacaktır haklı olarak. Faruk Güçlü üstadın Osmanlı’dan Günümüze Uygulanan Vergi türleri sözlüğüne bakarken, bekârlık vergisine karşı çıkan Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın sözüne rast geldim. H.R.Gürpınar” evlenmedim, evlenmeyi düşünmüyorum. Bekârlığın cemresi kaç lira ise çekmeye hazırım” diyerek bekârlık vergisine itiraz ediyor. Bir de BENNAK diye bir vergi türü var. Bu da evli erkeklerden alınan bir vergi türü.

Madem gündem yeni vergiler gündemde, benim de aklıma Hazine Ve Maliye Bakanlığı bürokratlarına ve Sayın Bakan’a bir öneri de sunayım, benim de bütçeye,ülkeye, toplanacak vergiye küçük bir katkım olsun istedim.

TÜİK 2022 yılında göç ve göçmen adlı bir istatistik yayınladı. Resmi olarak kayıtlara giren bu verilere göre “ Türkiye’den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin %15,8 ile yine 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu %13,4 ile 30-34 ve %12,8 ile 20-24 yaş grubu izledi.”TÜİK verileri de gösteriyor ki göç edenler gençler ve orta yaşlılar. Üretim çağında olan nesiller.

Diğer taraftan bakıldığında, çocuk yapma oranlarında da ciddi bir düşüş görülmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2023 yılı doğum istatistiklerine göre Türkiye’de toplam doğurganlık hızı kayıtlara geçen en düşük seviyeye geriledi. Göçmenlerin doğum oranının çok yüksek olması çocuk doğum oranlarını  gündeme getiriyor olması da ayrı bir sorun.

TÜİK'in verilerine göre 2001 yılında 2,38 olan doğurganlık hızı, yani bir kadının yaşamı boyunca dünyaya getirdiği ortalama çocuk sayısı, 2023 yılında 1,51’e düştü. Bir ülkede nüfusu yenileme düzeyi ise 2,1’dir. Eğer bu düzeyde bir çocuk doğum oranı yok ise o toplum yaşlanıyor olarak kabul edilir.

Tabi ki bunlar sayısal rakamlar. Ancak bir toplumu sadece rakamlarla değerlendiremezsiniz. Toplumun üretim ilişkisi ve sosyal yaşamı da etkili olur. Üretim biçimi, kentleşme, sosyal refah düzeyi de evlenme ve çocuk doğumunda etkili unsurlardır. 

Birde evlenme ve boşanma sayılarına bakalım. TÜİK’in, Evlenme ve Boşanma İstatistiklerine  göre, Evlenen çiftlerin sayısı 2022 yılında 575 bin 891 iken, 2023 yılında 565 bin 435 oldu. Bin nüfus başına düşen evlenme sayısını ifade eden kaba evlenme hızı 2023 yılında binde 6,63 olarak gerçekleşti. Boşanan çiftlerin sayısı 2022 yılında 182 bin 437 iken, 2023 yılında 171 bin 881 oldu. Bin nüfus başına düşen boşanma sayısını ifade eden kaba boşanma hızı 2023 yılında binde 2,01 olarak gerçekleşti.

Bu istatistiklerde gösteriyor ki, bir taraftan yurt dışına göç eden azımsanmayacak bir bekâr sayısı var, diğer taraftan evlenenlerin yaklaşık üçte birinin boşandığı ve çocuk yapmayan bir evlilik durumu var. Bütün bunları önlemeli ve vergiye tabi olacak şekilde boşanma vergisi, evlenip üç çocuk yapmama vergisi konulmalıdır. Yurt dışına çıkan bekârlardan yurt dışı çıkış harcı bir ise, bunlardan on alınmalıdır. Gençlerin birine ait evde birlikte yaşamasının önünde zaten bir vergimiz var. 193 sayılı gelir vergisi kanunun 73/3 göre mal sahibiyle birlikte kalan, akrabalar dışındaki kişiler aynı evde ya da dairede ikametgâh ediyorlarsa gelir vergisine tabi olurlar.

Bu vergiyi bekârlar için genişleterek birlikte yaşayan ve evli olmayanların ayarı ayrı gelir vergisine tabi olduğunu dair bir yeni vergi koymalıyız. Gerçi biraz konut sorununu derinleştirmiş oluruz ama olsun, vergi her şeyden önemlidir.

Bekârları evlendirerek ülkeyi terk etmelerini önlemiş oluruz, hem de evlilerden üç çocuktan az doğum yaparsalar vergi ödeyecekleri için caydırıcı olmuş oluruz.  Böylece ülke de para sıkıntısından kurtulmuş olur.

Görüldüğü gibi Hazine Ve Maliye Bakanlığı hiçte zorlanmadan devletimizin bütçesini ve kasasını tıka basa doldurabilir. 

 H.R.Gürpınar gibi hem itiraz edip, hem de öderim diyen vatandaş çok olsun.