Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, İsrail polisinin koruması altındaki İsraillilerin Mescid-i Aksa avlusunda dini ritüeller gerçekleştirmesine ilişkin, 'Kudüs'ün tarihi ve manevi kimliğini polis gücüyle, baskınlarla ve fiili durumlar oluşturarak değiştiremezsiniz' dedi.
BBP Genel Başkanı Destici, yaptığı yazılı açıklamada, 'Katil İsrail yönetimi, Gazze'de sürdürdüğü katliam ve yıkım politikalarının ardından şimdi de Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa'nın tarihi, hukuki ve dini statüsünü hedef alan son derece tehlikeli bir provokasyona imza atmıştır. İsrail polisinin koruması altında binlerce fanatiğin Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlemesi, avluda dini ritüeller gerçekleştirilmesi ve İsrail bayrağı açılması tesadüfi veya münferit bir hadise değildir. Soykırımcı İsrail devletinin Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve Likud Milletvekili Amit Halevi'nin de bu girişimlere bizzat katılması, yaşananların doğrudan İsrail siyasetinin en aşırı unsurları tarafından himaye edilen sistematik bir oldubitti politikasının parçası olduğunu açıkça göstermektedir. İsrail yönetimi şunu artık anlamalıdır; Mescid-i Aksa sizin siyasi hesaplarınızın, işgal politikalarınızın ve fanatik hayallerinizin deneme alanı değildir. Kudüs'ün tarihi ve manevi kimliğini polis gücüyle, baskınlarla ve fiili durumlar oluşturarak değiştiremezsiniz' ifadelerini kullandı.
Destici, açıklamasının devamında şunları kaydetti:
'Gazze'de insanları evlerinden ve topraklarından koparan zihniyet ile bugün Mescid-i Aksa'nın statüsünü aşındırmaya çalışan zihniyet aynıdır. Bunun adı barış arayışı değil; işgali derinleştirmek, gerilimi büyütmek ve bölgeyi sonu öngörülemeyecek yeni çatışmaların içine sürüklemektir. Buradan uluslararası topluma da açıkça sesleniyorum; İsrail'in hukuk tanımaz uygulamaları karşısında artık rutin kınama açıklamalarının arkasına saklanmak yeterli değildir. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kuruluşlar, İslam İşbirliği Teşkilatı ve bölge ülkeleri; Mescid-i Aksa'nın tarihi ve hukuki statüsünü koruyacak, İsrail'in yeni oldubittiler oluşturmasını engelleyecek ve bu saldırgan politikaların gerçek bir karşılığı olacağını gösterecek somut diplomatik ve hukuki tedbirleri hayata geçirmelidir. Sessizlik, soykırımcı İsrail yönetimini daha da cesaretlendirmektedir. Hiçbir güç, kutsallarımıza yapılan bu saldırıları meşru hale getiremez. Mescid-i Aksa Müslümanların mukaddesidir. Kudüs Filistin'dir, Filistin Filistinlilerindir. Mescid-i Aksa'dan o kanlı ellerinizi çekin.'





