Ankara Kalesi’nin ana giriş kapısının hemen karşısında, tarihi Atpazarı semtinde yer alan Ankara Rahmi M. Koç Müzesi, 2005 yılında kapılarını açarak başkentin ilk sanayi müzesi unvanını kazandı.
Sonsöz Gazetesi’nden Sümer Taşkıran’ın haberine göre; 16. yüzyıldan kalma Çengelhan ve 2016’da eklenen Safranhan binalarında hizmet veren müze, 10 bini aşkın objesiyle ulaşım, endüstri, iletişim ve Ankara’nın ticari geçmişini yaşatıyor. Vehbi Koç’un gençlik yıllarında çıraklık yaptığı dükkânın da bulunduğu mekân, hem endüstriyel mirası koruyor hem de Atatürk koleksiyonu ve nostaljik esnaf sokağıyla benzersiz bir deneyim sunuyor.

BAŞKENTİN İLK SANAYİ MÜZESİ NASIL DOĞDU
Rahmi M. Koç’un kişisel koleksiyon tutkusunun bir uzantısı olarak doğan Ankara şubesi, 2003 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden kiralanan Çengelhan’ın restorasyonuyla hayata geçti. Nisan 2005’te ziyarete açılan müze, Ankara’nın ilk sanayi müzesi oldu. Koleksiyon büyüdükçe alan ihtiyacı arttı; 1511 yılında inşa edilen Safranhan 2012’de satın alındı, dört yıllık titiz restorasyonun ardından Mayıs 2016’da müze bünyesine katıldı ve alan iki katına çıktı. Böylece toplam 42 oda ve sergi alanına sahip kapsamlı bir kültür merkezi oluştu.

500 YILLIK HANLARIN HİKÂYESİ
Çengelhan, Kanuni Sultan Süleyman döneminde (1522-1523) Damat Rüstem Paşa tarafından yaptırıldı. Ankara’nın en büyük hanlarından biri olan yapı, yüzyıllar boyunca kervansaray, tiftik ve sof ticareti merkezi olarak hizmet verdi. Koç Holding’in kurucusu Vehbi Koç’un 15-16 yaşlarında burada manifaturacı dükkânında çıraklık yapması, ailenin mekâna özel bağını güçlendirdi.
Safranhan ise 1511’de Hacı İbrahim bin Hacı Mehmed tarafından tipik bir Anadolu kervansarayı olarak inşa edildi. Osmanlı’nın son dönemi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında cezaevi, daha sonra depo olarak kullanıldı. Hatta Ankara’da ilk sinema gösteriminin yapıldığı yerlerden biri olduğu biliniyor. Her iki han da aslına sadık restorasyonlarla günümüze kazandırıldı.
KOLEKSİYONUN ZENGİNLİĞİ: ARABADAN ATATÜRK EŞYALARINA
Müze 18 ayrı bölümde 10 bini aşkın obje sergiliyor. Karayolu ulaşımından raylı sistemlere, denizcilik ve havacılıktan tarım makinelerine, tıp-eczacılık aletlerinden bilimsel enstrümanlara, iletişim araçlarından oyuncak ve bebek evlerine kadar geniş bir yelpaze sunuluyor. “Atatürk ve Ankara” bölümünde Kurtuluş Savaşı’nda rol oynayan Albay Halil Nuri Yurdakul’un biriktirdiği objeler, Atatürk’ün kişisel eşyaları (kalpak, kılıç, yemek takımları, bayrak ve sağlık telgrafları) yer alıyor. Mustafa V. Koç Galerisi’nde merhum Mustafa Koç’a ait plaketler, kişisel eşyalar ve ilgi alanlarına dair objeler bulunuyor. Nostaljik Esnaf Sokağı ise eski Ankara esnaf dükkânlarını canlandırarak kentin ticari hafızasını yaşatıyor. Ayrıca Hollanda Rijksmuseum’dan getirilen 18. yüzyıl “Ankara Manzarası” tablosu da sergilenmeye devam ediyor.
Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.




