SEVGİ GÜLDOĞAN
2035 yılına kadar dünya nüfusunun %16’sını oluşturacak Beta Kuşağı, yapay zeka ve otomasyonun hayatlarının her alanına entegre olduğu bir dünyada büyüyecek. Alan, bu kuşağın insanlık dersi verebileceğini belirterek, teknolojinin hızla değişen etkileriyle şekillenen yeni nesli masaya yatırdı.
Beta Kuşağı Nedir?
Beta Kuşağı, 2025 ile 2039 yılları arasında doğacak olan ve 2035 yılı itibarıyla dünya nüfusunun %16'sını oluşturması beklenen yeni bir kuşaktır. Bu kuşak, yapay zeka, otomasyon ve dijitalleşmenin her yönüyle entegre olduğu bir dünyada büyüyecek. Beta Kuşağı’nın çocukları, otonom ulaşım ve yapay zeka destekli sağlık teknolojileri gibi yenilikleri sıradan bir gerçeklik olarak deneyimleyecekler.
İçine doğdukları çağ ile şekillenecekler
Ümit Alan, kuşak ayrımlarına genellikle inanmamakla birlikte, Beta Kuşağı'nın dijitalleşen dünyada büyüyecek olan ilk kuşak olduğunu vurguluyor. Önceki kuşaklar, teknolojiyi, internete geçişi ve dijitalleşmeyi farklı dönemlerde deneyimledi. Ancak Beta Kuşağı, tüm bu yeniliklere doğrudan maruz kalacak ve bu durum, onları diğer kuşaklardan farklı kılacak.
Beta Kuşağı’nın şanslı ve şanssız yönleri
Beta Kuşağı’nın şanslı olduğu nokta, teknolojiyi korku ve kaygı ile karşılamak yerine, onu doğal bir parçası olarak kabul edecek olmaları. Ancak, hayatları da çok daha karmaşık olabilir. Makinelerin ve yapay zekanın her işin yerine geçebileceği bir dünyada, insan faktörü daha değerli hale gelecek. Bu, Beta Kuşağı için hem fırsat hem de zorluklar doğuracak.