EBRU APALAK
Türkiye’de kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri ile ilgili Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verileri, kadına yönelik şiddetin giderek arttığını ortaya koyuyor. 2020’den 2024’e kadar geçen sürede 1623 kadın öldürüldü. Sadece 2025’in ilk iki ayında 49 kadın öldürüldü.

Grafik: Ebru Apalak
Dört yılda 1140 kadın, bu yılın ilk iki ayında ise 53 kadın şüpheli bir şekilde ölü bulundu.Kadın cinayetleri yıllık bazda artış gösterirken, 2025’in ocak ve şubat aylarında da bu eğilim devam etti.

Kolaj görselleri: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu
KORUMA KARARI OLAN KADINLARIN ORANI DÜŞÜK
Öte yandan 2020-2024 yılları arasında öldürülen ve şüpheli şekilde ölü bulunan kadınların bir kısmı için 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Yasa kapsamında koruma kararı verilmişti. Ancak bu oranın genel olarak düşük seyrettiği görülüyor. Bu oranlar, cinayet ve şiddet mağduru kadınların korunmasında sistemin yeterince etkili olup olmadığı konusunda soru işaretleri oluşturuyor.

Grafik: Ebru Apalak
2020'de öldürülen kadınların yüzde 8'i, 2021'de yüzde 9'u, 2022'de yüzde 7'si, 2023'te yüzde 4'ü, 2024'te ise yüzde 5'i için 6284 sayılı Yasa kapsamında koruma kararı verilmişti.
KORUMA KARARI OLMAYAN KADINLARIN ORANI DALGALANIYOR
Koruma kararı olmayan kadınların oranı 2020 ve 2022’de yüzde 5 iken 2021 ve 2024’te yüzde 2’ye, 2023’te ise yüzde 3’e düşüyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Ocak 2025’te öldürülen kadınların yüzde 3’ünün, Şubat 2025’te öldürülen kadınların ise yüzde 6’sının 6284 sayılı Yasa kapsamında koruma kararı bulunduğunu belirledi. Ancak ocakta öldürülen kadınların yüzde 97’siyle şubatta öldürülenlerin yüzde 94’ü hakkında koruma kararı olup olmadığını tespit edemedi.Bu dalgalanma, koruma kararına başvurup başvurmama ya da kararların uygulanma süreçlerindeki farklılıkları gösteriyor.
BELİRLENEMEYEN VAKALAR FAZLA
Verilerde en dikkat çekici noktalardan biri ise, öldürülen kadınların büyük bir kısmının (ortalama yüzde 88-93 arasında değişen oranlarla) koruma kararının olup olmadığınadair net bir bilginin olmaması.2023 ve 2024’te bu oran yüzde 93 ile en yüksek seviyeye ulaşıyor.Bu durum, koruma kararlarının takibinde eksiklikler olabileceğini ve kayıt sistemlerinin geliştirilmesi gerektiğini düşündürüyor.

Fotoğraf: Özge Özgüner / csgorselarsiv.org
6284, kadına yönelik şiddeti önleme amacı taşısa da veriler, koruma kararlarının öldürülen kadınlar açısından sınırlı bir etkisi olduğunu gösteriyor.Koruma kararları alınsa bile uygulanma süreçlerinde eksiklikler yaşanıyor veya kadınlar koruma talebinde bulunamadan öldürülüyor olabilir.
Ayrıca, verilerin büyük ölçüde belirlenememiş olması, kadın cinayetlerine yönelik izleme ve raporlama mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiğini gösteriyor.
Bu tablo, kadınların korunması için koruma kararlarının etkinliğinin artırılması, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve kayıt süreçlerinin iyileştirilmesi gerektiği anlamına geliyor.
KORUMA KARARI NASIL ALINIYOR?
6284 sayılı yasa kapsamında verilen koruma kararı, şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kişileri korumak amacıyla mahkemeler veya kolluk kuvvetleri tarafından valilik, kaymakamlık, kolluk kuvvetleri (polis, jandarma) veya Aile Mahkemesi’ne başvurularak alınıyor.
Hâkim en fazla altı ay süreyle koruma kararı verebiliyor ve mağdurun talebi üzerine karar uzatılabiliyor.
Kolluk amirleri acil durumlarda geçici olarak 24 saatlik koruma kararı alma yetkisine sahip olsa da bu kararın ardından mahkeme onayı gerekiyor.
Koruma kararına uymayan kişilere zorlama hapsi (üç günden 10 güne kadar, ihlâlin devametmesi hâlinde 15 günden 30 güne kadar) uygulanabiliyor.
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN 6284 YÜRÜRLÜKTE

Fotoğraf: Dilara Açıkgöz / csgorselarsiv.org
Kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda yasal bir çerçeve sunan 6284, 8 Mart 2012’de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi. Yasa, 20 Mart 2012’de yürürlüğe girdi. İstanbul Sözleşmesi çerçevesinde hazırlanan bu yasa,Türkiye'de hâlâ yürürlükte. Ancak Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden 1 Temmuz 2021’de Cumhurbaşkanlığı Kararı ile resmen çekildi.Türkiye’nin sözleşmeden çekilmesi, kadın hakları açısından bir gerileme olarak değerlendirildi.Bu çekilme; 6284’ün uygulanmasını zayıflatabileceği konusunda birçok tartışmaya yol açtı.