Murat Özbülbül, Ebru Güngör'ün sunduğu Ekonomi Yorum programında açıklanan enflasyon ve döviz kurlarının güncel durumunu değerlendirdi.
'İKTİDARIN EN BÜYÜK ÖZELLİĞİ HEDEFLERİNİ DEĞİŞTİRMESİ'
Murat Özbülbül açıklanan enflasyon hakkında, ''İktidarın enflasyon hedefini tutturabildiğini ne zaman gördük? Hedef değiştiriyorlar, yüzde yirmi bir dediklerini otuz bire çekerler sonra da biz hedefimizi tutturduk derler. Bu iktidarın en büyük özelliği söyledikleri gerçekleşmeyince hedeflerini değiştirmesi. Mehmet Şimşek'in bugünkü konuşmalarında bir satır arası var kurla ilgili, o bence çok önemli onu yakalamak lazım. Kurlardaki hareketliliğe işaret ediyor. Kur hedefi olmadıklarını da söylüyorlar çünkü oradan kaynaklanan dış ticaret açığının artması ve Türkiye'de döviz ihtiyacının yükselmesi enflasyondan daha büyük bir sorun. Kurlar hareketlenebilir.'' dedi.
ÜCRETLERE VERİLEN ZAM BUHAR OLDU
Özbülbül açıklanan enflasyon sonucu ücretlere verilen zammın buhar olması hakkında, '' Yeni tespit edilen asgari ücret işçinin eline bu sıralar geçecek ve Şubat ayında harcayacak. Ocak ayı itibariyle asgari ücret açlık sınırının altında kaldı. Emekli maaşı zaten asgari ücretin altında, dolayısıyla çok geniş halk kitleleri yoksulluğun pençesinde. Ekonomiyi bilmedikleri için bir deney yapıyorlar. Faiz yüksek, faiz düşerse enflasyon düşer dediler. Kurlar yüksek, kurları bastırırsak enflasyon düşer dediler. Ücretler yüksek, ücretleri baskılarsak enflasyon düşer dediler ama düşmedi, düşmeyecekte. Enflasyonun bunlarla ilgisi yok, enflasyonun düşmesi için hükümet harcamalarının kontrol altına alınması lazım. Hükümet harcamalarını kontrol altına almak kolay bir iş değil. Niye? Bir kere kesin ödemen gereken borçlar var. Hem Türk Lirası olarak hem döviz ödenecek borçlar bunlar. Taahhütlerin var. Bunların bir kısmı maaşlar ama daha büyük bir kısmı yap-işlet-devret modeliyle taahhüt edilen borçlar. Bunların hepsini alt alta yazınca hükümet harcamalarını kısmak çok mümkün olmuyor. Bu olay sadece makam arabası olayı değil. Türkiye'de bir deprem gerçeği var. Hükümetin kısmadan yapması gereken harcamalar bunlar. Bu 6 Şubat Depremlerinin yıldönümü olduğu için değil. İstanbul, İzmir, Adana gibi büyük şehirlerde depreme yönelik harcama yapması gerekiyor. Şimdi buradan kısarsan mutlaka insan canı kaybına katlanmam gerekiyor.'' açıklamasında bulundu.
'SABİT KUR VARKEN TÜRKİYE'DE DEVASA ENFLASYON OLUYORDU'
Özbülbül konuyla ilgili olarak konuşmasına, ''Dolayısıyla hükümetin harcama yapması gereken alanlar var. Bugünlerde çok konuşuluyor Santorini'de bir yanardağ patlarsa hem Türkiye hem Yunanistan için büyük sıkıntıya yol açabilir. Patlamanın büyüklüğü, yaratacağı tsunami ile ilgili sıkıntıya yol açabilir. Dediklerine göre bundan üç bin yıl önceki patlamada 30 metre yüksekliğinde tsunami oluşmuş. Birçok kent haritadan silinmiş, bölge ekonomisi çökmüş. Dolayısıyla hükümetin yapması gereken mecburi harcamalar var. Bunların bir kısmı bağlanmış harcamalar. Ben kredileri ödeyemiyorum diyemiyor. Deprem hasarını gidermem diyemiyor. Bu harcamalar için vergi gelirin yeterli olmayınca mecburen para basıyorsun bu yüzden enflasyon oluyor. Yurtdışındaki dengelerle oynayarak enflasyonu kontrol edemezsin. İnsanlar tüketemeyince fiyatlar düşer yanlış bir düşünce. Dünyanın hiçbir yerinde bunu yapamazsın. Konunun arz-taleple, kurla ya da faizlerle ilgisi yok. Kur yükselince enflasyon artmıyor, enflasyon yükseldiği için kur artıyor. Geçmişte sabit kur varken Türkiye'de devasa enflasyon oluyordu. Enflasyonu iyi anlamak ve doğru bir strateji uygulayarak çözmek gerekir. Şu anda ya enflasyonu anlamıyorlar ya da anlamazdan geliyorlar ama stratejileri yanlış.'' diyerek devam etti.
'KREDİ FAİZLERİNİ YÜKSELTECEK BİR ADIM MI?'
Özbülbül Mevduat Stopaj oranlarının arttırılması ile alakalı, ''Tali araçlar kullanarak enflasyon sorununa müdahale etmeye çalışıyorlar. Müdahalede de en önemli fikirleri ''Gelirleri baskılıyoruz, millet kredi kullanıyor. O zaman krediyi bastıralım millet tüketemesin.'' diyorlar. Bunlar bu konuda atılmış teknik adımlar, bunlar olmaz. İlk düğmeyi yanlış iliklediğin zaman diğerlerini doğru ilikleyemiyorsun. Yapılması gereken iki şey var. Bir ekonomide güveni tesis etmek için güven sağlayıcı adımlar atmak. Belki daha geniş bir koalisyon. Sadece Cumhur İttifakından oluşmayan daha çok partinin katıldığı daha geniş bir yapı fayda sağlayabilir. İlk hamle ise TÜİK Başkanını görevden alacaksın, ENAG'ın kurucusu Veysel Ulusoy'u oraya atayacaksın. Hoca geç kadronu istediğin gibi kur ve bilimsel olarak ölç, gerçek enflasyon neymiş bir anlayalım diyeceksin. Yapılması gereken ilk iş bu. Bunu yapmazsan kimse sana inanmıyor zaten, taahhütlerine neden inansınlar. Diğer teknik adımlardan evvel halkı ve yatırımcıları enflasyonu doğru açıklaman lazım. Bunun için marka bir isim var elinde. Mehmet Şimşek ilk geldiğinde bir inandırıcılığı vardı ama şimdi yok. Ondan önceki damadın termilojisini kullanmaya başladı. İşte 2026 daha iyi olacak, 2027 daha iyi olacak gibi. Konuşmalarını kim yazıyorsa halkta dalga konusu olan bir termilojiyi neden hatırlatıyorsun? En çok zam verdiklerine yüzde on beş zam verdiler bunun üçte biri Ocak ayı başında gitti. Şimdi Şubat'ta yüksek gelecek. Verdikleri zammın yarısı ilk iki ayda insanların elinden alınmış olacak. Çok ciddi bir geçinme sıkıntısı var. İnsanlar yokluk ve yoksulluk çekiyor, buna müdahale gerekiyor. Olayın farkında değiller çünkü halktan kopuklar. Gerçekten sokakta ne oluyor? Ne Mehmet Şimşek biliyor ne de Recep Bey biliyor. Çünkü onlara sokaktaki bir şey gelmiyor, gelen eleştirileri de dış güçlerin adamı ilan ediyorlar.'' dedi.
TİCARET SAVAŞLARI DEVAM EDİYOR
Murat Özbülbül bir önceki gün ele aldığı Ticaret Savaşları hakkında, ''Bunu dün söylemiştim. Trump ölümü gösterip sıtmaya razı etti. Amerikan sınırları sünger gibi daha doğrusu Meksika ve Kanada sınırları sünger gibi. Oraya gidenler oradan Amerika'ya geçiyor. Bunu bir şekilde engellemeleri lazım. Üstelik sadece insanlar değil, uyuşturucu hammaddeleri geçiyor. Trump buna engel olmak istiyor haklı olarak. Çin olumlu bir yanıt vermek yerine alternatif yaptırımlarla karşılık verdi. Bu dönem Amerika ve Çin arasında Ticaret Savaşları olmasını bekliyorduk. Burada herkesin konuşmadığı bir olay var. Kanada bağımsız bir ülke değil, Kanada İngiltere'nin sömürgesi. Savaş Kanada ile değil, İngiltere ile bu savaş Avrupa'ya da taşınabilir. Özgür Dünya'nın iki büyük kutbu Amerika ve Avrupa'nın birbiriyle savaşması kimse için hayırlı olmaz.'' ifadelerine yer verdi.