Hayat bazen hiç olmadık yerde dönüşü olmayan bir müdahaleyle yolunuzu keser. Sevgili dostum, arkadaşım, Araştırmacı Yazar Müslüm Ulusoy’da maalesef beklenmedik bir şekilde aramızdan ayrıldı.

Acı haberi aldığımda çocukluğumuz, gençlik yıllarımız, ilişkilerimiz, çelişkilerimiz bir film şeridi gibi geçti hafızamdan.

Çocukluğumuzda özellikle okullar tatil olduktan sonra köyde her gün desem abartı olmaz birlikte zaman geçirirdik. İlk yıllar futbol maçları, kurulan takımlar, takımlara verilen “Ülke takımları üzerinden verdiğimiz siyasi” isimler, galip gelen tarafın diğerine içecek ısmarlaması gibi pek çok anı… Daha sonraki yıllarda; belirginleşen siyasi çizgilerimiz. Farklı çizgilerde olsak da tepedeki çelişkileri hiçbir zaman birbirimize yansıtmadık. Sonuçta hepimiz devrimciydik.

343C9D61 8Be1 42E7 98B4 Cb110Ae885B4

Daha sonraki yıllarda, öğretmenlik yılları, benim matbaam varken o da ansiklopedi pazarlama, sonra yayıncılık yaptığı yıllar. Bir partide danışmanlık yılları ve araştırmacı yazarlık çerçevesinde ürettiği eserleri…

Pek çok şey, evet sözcüklerin anlatamayacağı kadar pek çok şey yaşadık, pek çok anılarımız oldu sevgili dostum Müslüm ile.

Müslüm, Didim’de yaşıyordu. Köşemde yazmak için onun kitaplarını okumam gerekiyordu. Bende olmayan kitaplarını rica etmiştim. Ankara’daki annesinin evinde olanlardan almamı söyledi. Eve gittim, annesi: “Ben bilmiyorum, haberim yok kendisi gelince versin” dedi. Bunun üzerine Müslüm’ü aradım, telefonu annesine verdi, konuştular. Sonra ben içeri girdim bende olmayan kitaplarını kütüphaneden aldım. Normal zamanda sıradan bir olay olsa da böylesi “dönülmez yolculuklar” insanın hafızasında anılar hanesine yazılıyor. O günkü: “Annemi telefona verir misin” sesi hâlâ kulağımda.

646358294 10235794240370323 2918820201357537320 N

Ülkemizde donanımlı yazarlar kolay kolay yetişmiyor. Araştırmacı Yazar Ulusoy’un kaybı bu anlamda çok ciddi bir kayıptır.

Yazar Ulusoy’un eserleri: “İhtilalci Türkler”, “Devrimci Türkler”, “Direnen Türkler” “Koçubaba” ve Tütün Ateşi”. Bendeki kitapları: “KOÇUBABA/Anadolu ve Avrupa’da Türk Damgası -1”, “Türkiye’yi Sarsan 78 Gün/Tütün Ateşi” ve “Yüreğin Sesi Türküler” Köyümüz Koçubaba’yı da içeren, Koçubaba: Anadolu ve Avrupa'da Türk Damgası, kitabından kısaca söz etmem gerekirse: Kitabında genel olarak: Hacı Bektaş Veli ile çağdaş olan, 13. Yüzyılda Anadolu'da Türk birliğinin harcını karan inanç önderlerinden Koçubaba'nın görevinin/amacının yanı sıra Türklerin Orta Asya'dan Anadolu'ya, oradan da Avrupa (Balkanlar) içlerine kadar taşıdığı kültürel, tasavvufi ve toplumsal "damgaları" inceler ve Alevi-Bektaşi Geleneği çerçevesinde, bölgedeki inanç ritüellerini, ocak hiyerarşilerini (icazetnameler, Dedelik gelenekleri vb.) ve bu geleneklerin coğrafi sınırları aşan etkilerini tarihsel bir perspektifle okuyucuya aktarmaktadır.

Dönüşü olmayan bir yolculukta, kaleminle yarattığın aydınlıkta uyu güzel dostum.

Devrin daim olsun…

Anılarımızda yaşayacaksın.