Günlerin erken kararması, güneş ışığının azalması ve soğuk havalar, vücudun biyolojik düzenini doğrudan etkiliyor. Işık süresi kısaldıkça vücut daha fazla melatonin salgılıyor. Bu hormon, normalde akşam saatlerinde devreye girerken kış aylarında gün boyunca yüksek kalabiliyor. Sonuç: bitmeyen bir uyku hali, düşük enerji ve “sabah modu”ndan çıkamayan bir zihin.

Birçok kişi bu durumu “kış rehaveti” olarak tanımlıyor. Uzun süre kapalı alanlarda kalmak, havanın gri olması ve hareketin azalması da tabloyu güçlendiriyor.

Uykuyu azaltmak için ne yapılabilir?

Kış aylarında bu durum tamamen doğal bir süreç olarak görülüyor. Ancak birçok kişi için hem iş temposu hem günlük düzen bu yorgunluk yüzünden zorlaşıyor. Bu nedenle ışık, hareket ve beslenme düzeni küçük dokunuşlarla bu dönemi daha hafif atlatmayı sağlayabiliyor.

Muhabir: Haber Merkezi