Ankara’nın tarihi merkezi Ulus’ta bulunan Hacı Bayram-ı Veli Camii, Ramazan ayıyla birlikte bir kez daha başkentin en yoğun noktalarından biri haline geldi.
Sonsöz Gazetesi’nden Sümer Taşkıran’ın haberine göre; sabah saatlerinden itibaren cami çevresinde hareketlilik başlıyor; öğle vaktiyle birlikte kalabalık artıyor, iftar saatine doğru ise avlu neredeyse dolup taşıyor.
Kimi vatandaş kuşlara yem atıyor, kimi banklarda tesbih çekiyor, kimi türbe önünde ellerini semaya açıp dua ediyor. Ailece gelenler, çocuklarını avluda koştururken izliyor; gençler telefonlarıyla fotoğraf çekiyor; yaşlılar ise sessizce köşelerine çekilip ibadetini sürdürüyor.
Ramazan’ın getirdiği manevi atmosfer, Ulus’un taş sokaklarından cami avlusuna doğru hissedilir biçimde yoğunlaşıyor.
BEŞ ASIRLIK MANEVİ MİRAS
15’inci yüzyılda inşa edilen cami, adını Türk tasavvuf geleneğinin önemli isimlerinden Hacı Bayram-ı Veli’den alıyor. Bayramiyye tarikatının kurucusu olan Hacı Bayram-ı Veli, Anadolu’da tasavvuf düşüncesinin yayılmasında önemli rol oynamış isimlerden biri olarak kabul ediliyor.
Caminin hemen yanı başında yer alan türbe, yıl boyunca ziyaretçi ağırlasa da Ramazan ayında yoğunluk katlanarak artıyor. Ziyaretçiler, türbe önünde kısa süreli durup dua ediyor, Kur’an okuyor ya da sadece sessizce bekliyor.
Osmanlı dönemine ait mimari özellikler taşıyan cami, ahşap işçiliği ve taş dokusuyla dikkat çekiyor. Cami çevresinde yürütülen restorasyon çalışmalarıyla bölge daha düzenli bir görünüm kazanmış durumda.
Caminin hemen bitişiğinde bulunan Augustus Tapınağı ise Ulus’un çok katmanlı tarihini gözler önüne seriyor. Roma döneminden Osmanlı’ya uzanan bu alan, Ankara’nın yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığını gösteriyor. Aynı avluda hem bir Roma tapınağı hem bir Osmanlı camisi hem de bir tasavvuf büyüğünün türbesi bulunması, bölgeyi eşsiz kılıyor.
Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.