GONCAGÜL KONAŞ
DSİ Genel Müdürlüğü önünde açıklama yapan ESM Genel Sekreteri Sefer Tuğrul, toplu iş sözleşmesiyle kazanılan koruyucu giyim yardımının verilmemesine sert tepki gösterdi. Tuğrul, “Bu sadece bir hak ihlali değil, aynı zamanda iş sağlığı ve güvenliğinin hiçe sayılmasıdır. Mücadelemizi her alanda sürdüreceğiz” dedi.
Enerji, Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası (ESM), toplu iş sözleşmesinden (TİS) doğan haklarını talep etmek için Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü önünde bir araya geldi. ESM Genel Sekreteri Sefer Tuğrul, yaklaşık bir yıldır verilmediğini belirttiği koruyucu giyim yardımı konusunda DSİ yönetimini ve yetkili sendika Memur-Sen’i eleştirdi.
“HAKLI TALEPLERİMİZİ GÖRMEZDEN GELİYORLAR”
Genel Sekreter Sefer Tuğrul, yaptığı açıklamada, “ 2024-2025 yıllarını kapsayan toplu iş sözleşmesinde giyim yardımı da ele alınan başlıklardan biriydi. Ancak yetkili sendika Memur-Sen’in mevzuatta bıraktığı boşluk nedeniyle giyim yardımı hakkımız yıllardır eksik şekilde uygulanıyor” dedi.
Tuğrul, daha önce giyim yardımının çek ya da giyim kartı ile verildiğini, ancak Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın tasarruf tedbirlerini gerekçe göstererek bu yardımı iptal ettiğini hatırlattı. “Yaklaşık bir yıl geçmesine rağmen bu konuda hiçbir adım atılmadı. DSİ Genel Müdürlüğü ise bizimle görüşmekten dahi kaçınıyor. Görüşme taleplerimiz reddediliyor, komisyon toplantıları erteleniyor. Bu, emekçinin haklarını hiçe saymak demektir” ifadelerini kullandı.
“KORUYUCU GİYİM YARDIMI İŞGÜVENLİĞİ İÇİN ŞART”
Koruyucu giyim yardımının sadece bir hak değil, iş sağlığı ve güvenliği açısından da kritik olduğunu belirten Tuğrul, “Koruyucu giyim yardımı yapılmaması, çalışanların sağlığını ve güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Bu nedenle gerçekleşebilecek herhangi bir zarardan DSİ Genel Müdürlüğü sorumludur. TİS’in gereklerini yerine getirmemek sadece ahlaki bir sorun değil, aynı zamanda hukuki bir suçtur” dedi.
“KEMER SIKMA POLİTİKALARI EMEKÇİYİ HEDEF ALIYOR”
Tuğrul, koruyucu giyim yardımı hakkının emekçilerin elinden alınmasını, iktidarın uyguladığı kemer sıkma politikalarının bir sonucu olarak değerlendirdi. Tuğrul, “Bu nasıl bir tasarruftur ki kamu kaynakları, lüks makam araçlarına ve üç-beş maaş alan bürokratlara giderken; emekçinin cebine göz dikiliyor? Bizleri sefalet ücretine mahkum eden bu politikaları kabul etmiyoruz. İktidar, bu politikalarla krizin tüm yükünü emekçilerin sırtına yıkmaktadır” ifadelerini kullandı.
“ONURLU YAŞAM İÇİN MÜCADELEMİZ SÜRECEK”
Kamu emekçilerinin insanca bir yaşam talep ettiğini vurgulayan Tuğrul, “Bizler, onurlu kamu emekçileri olarak yardımlara muhtaç bırakılmayı kendimize bir hakaret olarak görüyoruz. Mücadelemiz, temel ihtiyaçlarımızı yardımlara ihtiyaç duymadan karşılayabileceğimiz bir ücret düzeni içindir. Bulunduğumuz her alanda bu adaletsizliklere karşı sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz” dedi.
Tuğrul, açıklamasının sonunda kamu emekçilerine çağrıda bulundu:
“Sadece bizim sesimizi yükseltmemiz yetmez. Tüm kamu emekçilerini sesimizi büyütmeye çağırıyoruz. DSİ yönetimini ve yetkili sendikayı uyarıyoruz: Elinizi emekçilerin cebinden ve kazanılmış haklarımızdan çekin! Giyim yardımı tüm kamu emekçilerini kapsayacak şekilde derhal verilsin. ESM olarak hukuksuz uygulamalara karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.”