Ekonomist Atilla Yeşilada mesele ekonomi programında yaptığı konuşmasında: “Eminim 100 kişiye sorsan ekonomist açıdan 99’u Erdoğan’ı tercih eder.
CHP’nin bir ekonomi politikası yok.
Yine açık söylüyorum ben ilk oyumu 90’lar da verdim yurt dışındaydım o zamandan beri hep merkez sol ve sol partilere oy verdim. CHP üyesi değilim ama partiye çok büyük sempati duyuyorum ama maalesef bu acı gerçeği de söylemek zorundayım.
1 yıl sonra da IMF’yi çağıracak. Aradaki tek fark o, başı sıkışırsa IMF’yi çağırır.
Eminin parti içinde kıymetli ekonomistler de var onlarda bu gerçeği biliyorlar ama partinin genel tabanı serbest piyasa mantığı ile hiçbir şekilde uyuşmayan bir sosyalizm veyahut da sosyal milliyetçilik havası içinde hiçbir şekilde Türkiye ve dünya gerçekliğini göz önüne almadan ekonomi politikası yapmaya çalışıyorlar.
Tabi ki CHP’nin iktidara gelmesini isterim, çok isterim ama ekonomi konusunda çok büyük başarıya imza atacaklarını söyleyemem.” Demiş...
Ekonomist Atilla Yeşilada’nın “Ekonomist açıdan” derken ne demek istediğini pek anlamamış olsam da yazının geneline baktığım zaman serbest piyasa ekonomisinin her derde dava olduğunu sanan basma kalıp bir yaklaşım ortaya koyduğu görülüyor...
(Sonuç olarak ben ne dediyse aynen yazıya döktüm cümle düşüklüğü vs. tamamen ona aittir.)
Serbest piyasa ekonomisini kutsayan, her derde deva olarak gören taife aslında piyasa ve ekonomi gerçeklerinden bihaber ahkam keser.
Nasıl sosyalizmi ya da komünizmi savunanların ayakları yere basmıyorsa ölümüne serbest piyasayı savunanlarında ayakları bir türlü yere basmaz.
Bunlar piyasayı fazlaca idealize ettikleri için gerçekleri idrak edemiyorlardır.
Öncelikle şu iki hususu belirtmek isterim:
1- Gerçek hayatta piyasalar hiç bir zaman düşünüldüğü kadar serbest değildir ve piyasalardaki ilişkiler hiçbir zaman salt ekonomik hedefler ile sınırlı olmaz.
2- İnsanları üretime ya da bir şey yapmaya sevk eden tek güdü kar elde etmek değildir.
Eğer öyle olsaydı insanlar STK’lar kurup yararlı bir şeyler yapmak için var olan servetlerini harcamazlardı.
Her neyse bugünkü konumuz serbest piyasa ekonomisini irdelemek değil asıl incelemek istediğim konu Ekonomist Atilla Yeşilada’nın iddiası doğru mu, gerçekten de CHP’nin bir ekonomi politikası yok mu? Sorusuna yanıt aramak.
Atilla Yeşilada’nın aksine ben CHP’nin ekonomi konusunda çok ciddi bir vizyonu ve politika seti olduğunu biliyorum bence bunu Atilla Yeşilada’da biliyordur ama biraz gündemi gıdıklamak, sosyal medya da dikkat çekmek için böyle bir iddiada bulunduğunu zannediyorum.
Peki, CHP’nin ekonomi politikası ne?
CHP’nin ekonomi politikası iki temel sütun üzerine inşa edilmiştir, bunlar:
1- Kalkınmayı hedeflemek
2- Planlı ekonomi
1- Kalkınmayı hedeflemek
Sağ iktidarlar hep büyümeyi ön plana çıkarmıştır...
CHP ise büyümeyi değil kalkınmayı ön plana çıkarır, çünkü büyüme hiç de anlamlı bir hedef değildir ama kalkınma gerçekten de çok ama çok önemli bir hedeftir.
CHP’nin temel ekonomik hedefi kalkınmayı gerçekleştirmektir.
Kalkınma ile büyümenin arasındaki derin farkları anlattığım makale ve youtube kayıtlarımı okuyup izlemenizi öneririm.
2- Planlı ekonomi
Türkiye’de serbest piyasa ekonomisini savunanlar “bize plan değil pilav gerek” sloganı ile iktidara gelmişlerdir.
Oysa herkes şunu çok iyi bilmelidir ki plansız yapılan herhangi bir faaliyetin başarıya ulaşma olasılığı sıfırdır.
Hele hele kalkınmayı, çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmayı hedefleyen koskoca bir ülkenin plansız bir şekilde bunu başarması imkansızdır.
Her başarılı işin arkasında ince düşünülmüş, defalarca elden geçirilmiş bir plan olduğu kesinken ekonomiyi plansız bir şekilde yönetebileceğini sanmak tamamen mantıksızlıktır.
Elbette her plan başarıya ulaşamaz ama bu durumda “plan gerekli değil” demek saçmalıktır, yapılması gereken gene plan yapmak ama doğru plan yapmaktır.
Hele hele günümüzün Big Data ve AI olanaklarını kullanarak yapılacak programlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğu ise kesindir.