Ocak ayının o bildik ritüeli yine gerçekleşti. Biz Ankara’da kışın en soğuk günlerini yaşarken, teknoloji dünyasının kalbi Nevada Çölü’nde, Las Vegas’ta attı. Ancak 2026’nın bu ilk tam haftasında, CES (Tüketici Elektroniği Fuarı) manşetleri ile bilim dergilerinin dipnotları arasında derin bir uçurum var. Biri “daha parlak ekranlar” vaat ederken, diğeri “insanlığın kaderini değiştirecek sessiz kırılımları” fısıldıyor.
Dünya basınını ve bilimsel yayınları tarayarak hazırladığım bu haftanın panoraması, bize teknolojinin artık “gösteriş” çağından “görünmezlik” çağına geçtiğini söylüyor.
Ekranların Sonu mu Geliyor?
Bu hafta Las Vegas’tan gelen en güçlü sinyal şuydu: Teknoloji artık elimizde tuttuğumuz bir dikdörtgen (telefon) olmak istemiyor; o, giydiğimiz kıyafete, bindiğimiz arabaya ve taktığımız gözlüğe sinmek istiyor.
Geçtiğimiz yıllarda “Yapay Zeka” (AI) bir pazarlama etiketiydi. Bu hafta The Verge ve Wired dergilerinin analizlerinde gördük ki, AI artık “donanım” oldu. Normal bir gözlükten ayırt edilemeyen ama anlık çeviri yapan, navigasyonu retina üzerine yansıtan yeni nesil giyilebilir teknolojiler, akıllı telefonların tahtını sallamaya başladı. Artık “uygulamaya girmek” yok, “yapay zekaya fısıldamak” var. Bu, insan-bilgisayar etkileşiminde son 15 yılın en büyük kırılması.
Enerjide “Katı” Devrim: Menzil Kaygısı Bitiyor
Magazin ışıklarından uzaklaşıp Nature Energy dergisine baktığımızda ise daha hayati bir gelişme görüyoruz. Yıllardır “geliyor” denilen Katı Hal Pilleri (Solid-State Batteries) için bu hafta kritik bir eşik aşıldı.
Toyota ve Çinli rakiplerinin 2026 modelleri için yaptıkları batarya duyuruları, elektrikli araçlarda 1000 km menzil barajının artık bir hayal olmadığını gösteriyor. Lityum-iyon pillerin yerini alacak bu teknoloji, sadece araçları değil; güvenlik sistemlerinden (Opticam gibi firmaların ilgisini çekecek şekilde) ağır sanayi vinçlerine kadar her alanda enerji depolama maliyetlerini düşürecek. Bilim dünyası bu haftayı, “Petrol çağı tabutuna çakılan son çivi” olarak nitelendiriyor.
Uzayda “Sessiz” Lojistik Savaşı
NASA’nın Artemis programındaki takvim sarkmaları konuşulurken, özel sektör ve Çin sessiz sedasız arayı açıyor. Bu hafta SpaceNews’te yer alan raporlar, yörünge taşımacılığının artık bir “bilimsel keşif” değil, sıradan bir “lojistik operasyonuna” dönüştüğünü kanıtlıyor.
SpaceX’in Starship testlerindeki istikrarı ve Çin’in Ay’ın güney kutbuna yönelik istasyon kurma planlarını hızlandırması, 2026’nın bir “Uzay Madenciliği Hazırlık Yılı” olacağını gösteriyor. Yörüngedeki uydu trafiğinin RF (Radyo Frekansı) kirliliği yaratacak seviyeye gelmesi ise mühendislerin bu hafta en çok tartıştığı teknik sorunlardan biriydi.
Teknoloji “Görünmez” Oluyor
2026’nın ilk haftasından çıkan özet şu: Teknoloji artık bizi ekranlara hapsetmek yerine, hayatın akışına karışmayı hedefliyor. Yapay zeka asistanları, 1000 km giden araçlar ve yörüngeye kargo taşıyan roketler... Hepsi aynı şeye hizmet ediyor: Teknolojinin “olay” olmaktan çıkıp “hayatın kendisi” haline gelmesi.
Belki de en iyi teknoloji, varlığını hiç hissetmediğimiz teknolojidir.
CES Işıltısından Laboratuvar Sessizliğine: 2026’nın İlk Haftası Bize Ne Anlatıyor?
Volkan Öztuna
Yorumlar