Bugün 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı. Öncelikle 87 kere bu günü yaşatan Allahıma şükürler olsun; sağlıklı, huzurlu, mutlu günler içinde uzun bir ömür dilerim. Beni tanıyanlara da Allah'tan huzur, refah, mutluluk içinde sağlıklı ve uzun ömürler dilerim.
Cumhuriyet; devlet başkanlığı dahil siyasi erkin halk tarafından seçildiği bir yönetim biçimidir. Halk, belirli aralıklarla oylarıyla kendilerinin ve yaşadığı yerin hak ve özgürlüğünü koruyacağına inandıkları insanları kendilerini temsil etmeleri için vekil olarak seçip Türkiye Büyük Millet Meclisine yollarlar.
Halk, kendilerini temsilen gönderdikleri vekillerden çocuklarının kültür seviyesinin muasır medeniyet seviyesinin üzerinde eğitim almaları, bilim insanları yetiştirmeleri için kanunlar çıkarmalarını; onların sağlıkları, can güvenliği, beslenmeleri, spor yapmaları, eğlenceleri için karnavallar düzenleyecek kanunlar çıkarmalarını beklerler. Ancak bu sayede yetişen gençler sayesinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu bu Cumhuriyet, dünyadaki bütün milletlerden ileri olabilir.
Tembel, sağlıksız, cahil hatta gafil bir gençlik ne devletini, ne milletini, ne iffetini, hatta vekillerini koruyamaz. Ülkesi ekonomik açıdan işgal edilir, farkına bile varmaz. Sağlığı bozulur, gelir dağılımındaki uçurumu göremez, üç kuruşluk adam olarak hayata devam eder, sefil bir ömür sürer. Aklı ülkeyi terk etmeye, kendini kurtarmaya çalışır, fakat onu da parasızlıktan yapamaz.
Cumhuriyet sayesinde milletvekili seçilen vekiller; 23.552 lira emekli maaşı, 28.075,50 lira asgari maaş alan işçilerin aldıkları ücretle geçinmek için yaşadıkları sıkıntıları biliyorlar. Bu paralar, tüyü bitmemiş yetimin hakkı olarak sizin maaşlarınız gibi bizim ödediğimiz vergilerden ödeniyor. 2027 yılı emekli maaşları kanunu, asgari ücret kanunu önünüze geldiğinde elinizi vicdanınıza koyup, Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği gibi biraz refah sağlayacak seviyede olmasını sağlayın. 80.000 bin üzerinde maaş alan emeklilerin maaşlarının üzerindeki paranın yarısını emeklilere verin, ülkede biraz huzur olsun. Sizin maaşlar da hayırlı olsun; ağlayanın ahı yerde kalmaz, gülene hayretmez.
Yıllardır Fenerbahçe'de sabotaj varmış gibi takım bir türlü şampiyon olamıyor. Dünyanın en iyi futbolcuları, teknik heyetleri geliyor, fayda etmiyor. En son İsmail de kurban edildi, Montella getirilmeli; Aykut da İsmail gibi kurban edilmemeli diye düşünüyorum. Sanki bir el Fenerbahçe'nin oyununu baltalıyor. Geçen sene Karagümrük maçı gibi nasıl bir oyun oynadılar? Yan pas, geri pas, maç bitti, Fenerbahçe mağlup. İnanılır gibi değil.