DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, "Terörsüz Türkiye" süreci, demokratikleşme adımları ve yasal düzenlemelere ilişkin açıklamalarda bulundu.
Hatimoğulları, sürecin kalıcı bir çözüme ulaşabilmesi için hukuki altyapının oluşturulması gerektiğini belirterek, kamuoyunun beklediği çerçeve yasanın bir an önce çıkarılması çağrısı yaptı.
"Kalıcı Çözümün Zemini Hukuk, Teminatı Yasa Olmalı"
"Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hatimoğulları, barışın yalnızca silahların susmasıyla sağlanamayacağını ifade etti.
Hatimoğulları, "Kalıcı bir çözümün zemini hukuk olmalı, teminatı ise yasa olmalıdır. Bu nedenle kamuoyunun büyük bir merakla beklediği çerçeve yasa çıkarılmalıdır. Bu yaz dönemini değerlendirelim ve temmuz ayında çerçeve yasayı hayata geçirelim." dedi.
TBMM'nin 1 Ekim'de yeniden çalışmalarına başlamasının ardından demokratik hak ve özgürlükleri güçlendirecek yeni düzenlemelerin de gündeme alınması gerektiğini söyleyen Hatimoğulları, siyasi partilere uzlaşı çağrısında bulundu.
DEM Parti'den Dört Maddelik Öneri
Hatimoğulları, DEM Parti'nin süreçte öncelikli gördüğü dört temel başlığı da kamuoyuyla paylaştı.
Bu kapsamda;
- Kapsayıcı bir çerçeve yasanın hazırlanması,
- Kayyım uygulamalarının sona erdirilmesi ve yargı kararlarının uygulanması,
- Demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması,
- Abdullah Öcalan'ın iletişim ve çalışma koşullarının yeniden düzenlenmesi
gerektiğini ifade etti.
"Barışın Kapısından Herkes Geçebilmeli"
Hatimoğulları, barış sürecinin kapsayıcı olması gerektiğini belirterek, "Barışın hukuku, tarafların iradesini ve muhataplığını tanıyan bir zeminde kurulmalıdır. Ayrım yapılmadan herkes barış sürecine dahil olabilmelidir." ifadelerini kullandı.
Öcalan'ın Koşullarına İlişkin Değerlendirme
Grup toplantısında Abdullah Öcalan'ın iletişim ve çalışma koşullarına ilişkin de konuşan Hatimoğulları, bu konuda yapılacak düzenlemelerin demokratik çözüm sürecine katkı sağlayacağını savundu.
Hatimoğulları, Öcalan'ın toplumla iletişim kurabilmesinin ve çözüm perspektifini paylaşabilmesinin Türkiye'deki barış sürecine katkı sunacağını öne sürdü.




