Öğretim görevlisi, yazar ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (ETKB) bürokratı Sevinç Engin, Gazetemiz SONSÖZ'e verdiği özel röportajda madencilik sektörünün rekabet gücünü bilimsel veriler ışığında değerlendirdi.

Sonsöz Gazetesi’nden Sümer Taşkıran’ın haberine göre; Engin, madenciliğin yalnızca sanayi için hammadde sağlayan bir alan olmadığını, aynı zamanda ekonomik kalkınma, istihdam ve stratejik güvenlik açısından da kritik öneme sahip olduğunu ifade etti. Özellikle temiz enerji teknolojileriyle birlikte lityum, kobalt ve nadir toprak elementleri gibi kritik minerallerin küresel ölçekte daha da değer kazandığını belirtti.

Whatsapp Image 2026 07 28 At 15.08.58

DOĞAL KAYNAK TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL

Engin, çalışmasının en önemli sonucunun doğal kaynak zenginliğinin tek başına rekabet avantajı oluşturmadığını ortaya koyduğunu söyledi. Uluslararası karşılaştırmaların, yatırım ortamı, hukuki güvence, düzenleyici istikrar, teknoloji kullanımı ve kurumsal kalitenin en az maden rezervleri kadar belirleyici olduğunu vurgulayan Engin, güçlü kurumlara sahip ülkelerin doğal kaynaklarını çok daha etkin ekonomik değere dönüştürebildiğini dile getirdi.

KANADA, AVUSTRALYA VE ABD ÖRNEĞİ

Fraser Enstitüsü'nün 2024 verileri ile Dünya Bankası başta olmak üzere uluslararası endekslerin incelendiğini belirten Öğretim Görevlisi Sevinç Engin, Kanada, Avustralya ve ABD'nin gelişmiş teknolojik altyapıları, güçlü yatırım iklimleri ve öngörülebilir kamu politikaları sayesinde dünya madenciliğinde üst sıralarda yer aldığını söyledi. Buna karşılık, Afrika'da önemli maden rezervlerine sahip bazı ülkelerin ise siyasi istikrarsızlık, altyapı eksiklikleri ve kurumsal sorunlar nedeniyle rekabet avantajını kullanamadığını ifade etti.

Whatsapp Image 2026 07 28 At 15.08.57 (1)

TÜRKİYE'NİN GÜÇLÜ POTANSİYELİ VAR

Türkiye'nin dünyada ticareti yapılan yaklaşık 90 maden türünün 77'sine sahip olduğuna dikkat çeken Engin, özellikle bor, mermer ve feldispat gibi alanlarda önemli rezervlere sahip olunduğunu belirtti. Ancak bu potansiyelin tam anlamıyla ekonomik değere dönüştürülemediğini kaydeden Engin, yatırım ortamındaki belirsizlikler, uzun süren ruhsat süreçleri, finansmana erişim sorunları ve bürokratik işlemlerin rekabet gücünü sınırlandırdığını söyledi.

REFORM ÇAĞRISI

Kayınpederi ve kayınvalidesini öldürdü
Kayınpederi ve kayınvalidesini öldürdü
İçeriği Görüntüle

Türkiye'nin madencilikte küresel rekabet gücünü artırabilmesi için kapsamlı reformlara ihtiyaç duyduğunu belirten Engin, özellikle izin süreçlerinin sadeleştirilmesi, dijitalleşmenin hızlandırılması ve yatırımcı güvenini artıracak düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Altyapı yatırımları, enerji arz güvenliği ve lojistik imkanlarının geliştirilmesinin de sektör açısından büyük önem taşıdığına işaret eden Engin, kamu-özel sektör iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

TEKNOLOJİ VE NİTELİKLİ İNSAN KAYNAĞI VURGUSU

Madencilikte geleceğin rekabetinin teknolojiyle şekilleneceğini ifade eden Engin, yapay zekâ, otomasyon, nesnelerin interneti (IoT) ve dijital madencilik uygulamalarının verimliliği artırırken maliyetleri düşürdüğünü söyledi. Üniversite-sanayi iş birliklerinin artırılması, Ar-Ge yatırımlarının desteklenmesi ve nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinin sektörün uzun vadeli başarısı açısından kritik olduğunun altını çizdi.

Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.

Muhabir: Haber Merkezi