Onurlu olmak, dik durmak, rüzgara göre fırıl fırıl dönmemek elbette ki herkese nasip olacak bir meziyet değildir.

Kimi insan en zor koşullar altında bile dik durur, dönmez, çizgisini korur, onurlu davranır ve tükürdüğünü yalamaz ama kimi insan ise en ufak bir zora bile gelmez ya topuklar gider veyahut da fırıldak olup, döndükçe döner.

Türk siyasi hayatı bu tip örnekler açısından oldukça zengindir; memleketimizde 2 yıl içinde 6 kez parti değiştirerek “fırıldak” unvanını kazanan politikacılar bile vardır.

Neticede her insan bir Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel, Mansur Yavaş, Zeydan Karalar olamaz, onlar gibi zoru görünce dik duramaz...

Her insandan bunlar gibi onurlu bir dik duruş sergilemesi beklenemez.

Aman sakın ha yanlış anlamayın kimsenin hakkını yemek istemem!

Geçen sene başlayan silkeleme operasyonlarına muhatap olan ama dik durup boyun eğmeyen kişiler elbette ki sadece Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel, Mansur Yavaş, Zeydan Karalar değil fakat tüm isimleri buraya yazsam makalenin gerisine yer kalmayacak, ismini yazamadıklarım lütfen hakkını helal etsin yoksa hepsi de onurlu dik duran şerefli insanlardır.

Sonuçta iktidarın en tepeden gelen “silkeleyin” talimatı ile uygulamaya koyduğu politikalar seçilmiş muhalifleri transfer etmek, transfer edemediğini kelepçeye getirip mapusa tıkıp yerine kayyum vs. atayarak etkisiz bir hale getirmek olarak ortaya çıkıyor.

Peki, bir kişi neden transfer olmayı kabul eder?

Yani bu kişiler iktidar müthiş bir başarı sergiliyor, halk çok memnun da halk istedi diye mi iktidara yanlıyor?

Bakınız partisi ile anlaşamayıp istifa eden bir politikacıyı elbette anlarım ama böyle bir iklimde, muhalefete yönelik böyle ağır bir baskı ve ülkedeki başarısız yönetim sürerken muhalefetten istifa edip iktidara yanlamanın izah edilebilir bir yanı yoktur!

Böyle bir yanlamanın iki olası nedeni olabilir:

1- Korku

2- Ödül

Bir politikacı durduk yerde izaha muhtaç böyle bir işe başka neden girişir ki?

Görünen o ki sonuçta iktidar seçmene ve milli iradeye ihanet etmeye çekinmeyen kişileri o ya da bu şekilde ikna edip, kullanarak sandıkta kaybettiği yerleri geri almaya çalışıyor.

Peki, bu politikalar iktidara olumlu bir puan olarak geri dönüyor mu?

Anketlere bakınca bu yaptıklarının iktidarın oy oranına olumlu olarak yansımadığı görülmektedir.

Tüm silkeleme operasyonlarına, onca tutuklama, el koyma ve kayyum atama operasyonuna rağmen AKP’nin oy oranı artmıyor, CHP’nin oy oranı ise azalmıyor ve tam tersine CHP uzun süre önce yerleştiği birincilik konumunu koruyor.

Peki, iktidar girdiği bu yoldan döner, nafile gayretten vaz geçer mi?

Rasyonel aklı dinleseler çoktan bu yoldan dönerlerdi amma ve lakin iktidarı kaybetmekten öyle çok korkuyorlar ki bu korku onların rasyonel akla uygun davranmasını, çevreden gelen tüm sağduyulu önerileri dinlemesini engelliyor.

Tamam kimse iktidarını kaybetmek istemez ama onları bu yanlışa sürükleyen bu panik ve korku da ne oluyor?

Neden, iktidarı kaybetmekten bu kadar çok korkuyorlar?

Bunun da iki sebebi olabilir:

1- İktidarın sağladığı imkanları kaybetmekten korkuyor olabilirler.

2- İktidarı kaybedince bu güne kadar imza attıkları tüm yanlış işlerin hesabını vermekten korkuyor olabilirler.

Muhtemelen her iki unsurda bu korkuyu tetikliyor ve bu yüzden de rasyonaliteden tamamen kopuyor olabilirler.

Ben özellikle iktidarı rasyonaliteye dönmeye, sağduyulu davranmaya seçmen iradesine saygılı olmaya davet etmek istiyorum bu herkes için en doğru yol budur milli iradeye karşı gelmek kabul edilemez.