Hazal Ergen/ Ankara
Bilinçaltının niteliklerini detaylı bir şekilde belirten Bilinçaltı Eğitmeni, televizyon dizileri ile verilen olumsuz subliminal mesajları vurguladı. Oluşturulan algıların içeriğinin altını çizdi.
‘Olumsuz Örnekli Diziler Bilinçaltına Saldırıyor’
Eğitmen, dizilerdeki olumsuz imaj ve algıları lanse ederek şu sözleri kaydetti: “ Şöyle söylemeliyim ki sergilenen diziler, insan beynine çok fazla subliminal mesaj veriyor. Olumlu veya olumsuz etkileri oluyor. Bazıları o kadar olumsuz içerikler sunuyor ki çocuktan yaşlıya kadar her kitlenin, her cinsin beynini zehirleyebiliyor.
Keyif alarak izlediğiniz bir diziyi, kendinize yasaklamak da doğru bir mantık değildir. Herhangi bir şeyi kendinize yasaklamak zihninizi daha çok ona iter. Yasaktan ziyade kontrollü izleme durumu sizi, dizi karakterlerinin olumsuz etkilerinden koruyacaktır.
Örneğin son dönemlerin fenomen dizilerinden birisi olan Sadakatsiz; aldatılmayı normalleştiren bir diziydi. Birçok kesimden tepki geldi. Evli bir adamın hem karısını hem de metresini sevdiğini itiraf etmesi, toplumun büyük tepkisi ile karşılaştı. Dizide aldatan kişinin masummuş gibi gösterilmesi, bilinçaltına işlenen olumsuz bir veridir.
Alemin Kralı dizisi de bir dönem komedi dizisi olarak izlenmişti. Ekranda gösterilen yan karakterleri ile o dönem dikkat çekmemiş olabilir. Dizideki Kubat ve eşinin arasındaki ilişki tamamen şiddete dayalıydı. Kubat, eşini dövdüğünde arkadan bir gülme efekti geliyordu. Bu, kaba kuvvetin görünmeyen meşru tarafı bilinçaltımıza işleniyor.
Ufak Tefek Cinayetler dizisi de birçok izleyicisi olan, senaryosu da entrika üzerine kurulu bir yapıt. Dizinin adında da blöf, masumlaştırılarak gösteriliyor. Kötülük yapmadan duramayan kadınlar arasında birisi vardı. Sürekli mağdurluğundan dolayı kötüymüş gibi gösterilerek bilinçaltına işleniyor. İkisinin de evli olduğu iki farklı karakterin ilişkisi, Türk toplumuna normal bir şeymiş gibi gösterildi. Hatta sosyal medyada ‘bunlar boşansın birbirleri ile evlensin’ gibi yorumlar yapıldı.
Yasak Elma Dizinin konusunda büyük bir kaos var. Dizideki Halit karakterinin, 4 eşinin olması, onlardan boşanması ve bunların arasındaki ilişki, çok normalmiş gibi lanse edildi. Her eşin birbiriyle görüşmesi, çevrilen ihanetler, adamın kabalığı ve bunlar hep oluyormuş da biz fark etmiyormuşuz gibi bilinçaltımıza saldırdı.
Mesela birkaç yıl öncesinin fenomen dizisi Çukur; en çok da erkek kitlenin izlediği ve beyninin zehirlendiği olumsuz bir örnekti. Bireysel silahlanma, sansürlerse de küfür örneği olarak olumsuz içerikler, genç yaşlı her kesime sergileniyordu.
Günümüzün bir başka olumsuz dizisi Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz; yıllardır sürüyor ve çok izleyicisi var. Şiddet, silahlı çatışma maalesef bu dizide de yansıtılıyor.”
Bilinçaltının Nitelikleri
Bilinçaltının vasıflarından bahseden eğitmen, şöyle devam etti: “Bilinçaltı, bütün anıları depolar. İlişkilendirmeler, genellemeler yapar. Benzer şeyler ve düşünceler arasında bağlantılar kurar ve hemen öğrenir. Tüm anıları organize eder. Bunun için de zaman çizgisini kullanır. Bilinçaltı; geçmiş, şimdi ve gelecek zamanı farklı yerlere kodlar. Örneğin geçmiş zaman, bazıları için arkada, bazıları içinse sağ veya sol yanda olabilir. Gelecek ise önünde uzanmış olabilir.
Doğru yanlış, ahlaklı ahlaksız, gerçek hayal gibi ayrımların farkında değildir. Bilinçaltı bir bilgisayar programı gibidir sadece verileri gerçekleştirir. Veri hakkında yorum ya da değerlendirme yapmaz. Spritüel alanlarda çalışırken bizler de bu özelliğinden sıkça faydalanır, olumsuz kodlamaları yöntemlerle siler ve yeni kodlamaları ekleriz.
Bilinçaltı olumlu, olumsuz genellemeler yapabilir. Örneğin size kötü davranan birinin adı Ali ise tüm Alilere karşı negatiflik hissetmeye neden olabilir.
Bilinçaltının duyduğu kelimeyi cümleden ayrı olarak kaydedebilme özelliği vardır. Mesela sigarayı bırakmak istiyorum deyince sadece sigara kelimesini kayıt edebilir, sigara kelimesine tepki verebilir. Bırakmak ve istiyorum kelimeleri ile sigarayı yan yana getirebileceği gibi, eğer sigara ile ilgili güçlü bir bağlantıları varsa sadece bu kelimeyi de duyabilir. Bu da bağımlılıklarımızın çözümünde daha derin bir inceleme gerektirebilir.
Bilinçaltı, değişimden nefret eder, hiç bir şeyin değişmesini istemez. Olduğu şekliyle son derece mutludur.
Bilinçaltı, rüyalarla kendini düzenler ve sıkışmış enerjileri ortaya çıkartarak kendisini rahatlatır. Bu yüzden rüya görmüyorum diyen ki her insan görür hatırlamıyorum diyenlerde zaman zaman sabah kalktıklarında daha agresif oldukları gözlenebilir. Rüya bilinçaltının deşarj noktasıdır.
Bilinçaltı, sembollerle konuşur, kelimelerden fazla resimlere tepki gösterir. Bu yüzden imgelemek, tüm spirütüel ve bilinçaltı çalışmalarında önem arz eder. Örneğin bilinçaltı çalışmaları yaparken bizler, genelde olayı bir imge haline dönüştürür ve o şekilde ortadan kaldırmaya çalışırız.
Bilinçaltı, tersten duyabilir ve anlayabilir. Bilinç için zordur ama bilinçaltı için çok kolaydır.
Bilinçaltı, ilk 5 yaşa kadar temel vasıflarını, kayıtlarını tamamlar. Bundan sonra ise sadece kendi kayıtlarına uygun yeni verileri kabul eder. Bu yüzden insan yaşamında ilk 5 yaş çok önemlidir ve ebeveynler başta olmak üzere eğitimcilerin de bilinçaltı ile ilgili bilinçlendirilmesi gerekir. Yeni verileri girmek için çeşitli tekniklerle, doğru ve ısrarlı çalışmalar yapmak gereklidir.
Bilinçaltında bir şeyler ona başka bir şeyleri çağrıştırır, bir dosya başka bir dosyanın açılmasını sağlar. Benzer anılar, benzer anıları çağrıştırır. Tıpkı bilgisayarlardaki klasörleme yöntemi gibi çalışır.
Bilinçaltı, aynı anda birçok veriyi işleyebilir, otomatik olarak birçok işlevi gerçekleştirebilir. Kapasitesi çok geniştir. Sağ tarafınızda bir olaya odaklıyken o sol tarafınızda ki bir kelimeyi bir hareketi kaydetmiş olabilir.
Bilinçaltı, kolektif bilinçaltı ile bağlantılıdır, bu nedenle başka insanların bilinçaltından da etkilenir. Tüm canlılar birbirleri ile eterik kordonlarla bağlıdır. Bu da kollektif bilincin oluşmasını sağlar. Örnek olarak internetten “100 Maymun Deneyi” ni okuyabilirsiniz. Bu deney size kollektif bilinci algılamanızı sağlayacaktır.
Bilinçaltının espri anlayışı yoktur, şakadan anlamaz. Söylenen her şeyi gerçek kabul eder. Son derece ciddiyet sahibidir. Bu yüzden de sıkıcıdır. Bazen gıdıklamak gerekir. “Sen beni kanser edeceksin” diyen kadın, kuvvetle muhtemel kanser olur. Çünkü tüm vücudunu inandırıncaya kadar tekrarlamıştır. “Bir şeyi 40 sefer söylersen olur” inancı da aslında bunu doğrular. Atalarımız, bizden daha farkındalıklı yaşamış gibiler.
Anılar, limbik sistemde duygularla depolanır. Doğru olarak yapılan teknik çalışmalar, kişinin yaşamını olumlu etkiler.
Bilinçaltı, küçük bir çocuk gibi istediği bir şeyi hemen olsun diye ısrar eder. Kişiye zarar verse bile ısrara devam eder. Çünkü bilinçaltında doğru yanlış, zararlı zararsız gibi kavramlar yoktur, salt istek vardır. Bağımlı kişiler, kendisine zarar veren ilişkilere, alışkanlıklara ve davranışlara bu yüzden devam eder. Eğer bilinçaltını değiştirmek istiyorsak, biz değişim konusunda daha ısrarcı olmalıyız. Israrımızı değişim konusunda göstermeliyiz. Mesela hemen başlayabilirsiniz. İlk dışarı çıktığınızda farklı bir yol güzergahı seçin ve mümkünse iki üç günde bir farklı yollar kullanın. Böylelikle bilinçaltını yavaşça ve biraz değişime alıştırmaya başlamış olursunuz.”





