Ankara denince akla bozkır geliyor. Oysa başkentin altında bugün görünmeyen onlarca dere yatağı bulunuyor.
Sonsöz Gazetesi’nden Sümer Taşkıran’ın haberine göre; kentin en bilinen semtlerinden Kavaklıdere, Hoşdere, Bentderesi, İncesu ve Cevizlidere isimlerini aslında bir zamanlar Ankara'nın içinden akan derelerden alıyor. Ancak yıllar içinde şehir büyüdü, dereler betonun altına gömüldü, üzerlerine yollar ve binalar yapıldı.
1920'li ve 1930'lu yıllarda Ankara'nın birçok bölgesinde açık şekilde akan dereler bulunuyordu. Dönemin şehir planlarında bu su yolları kentin doğal yaşamının önemli parçaları olarak görülüyordu. Hatta Alman şehir plancısı Hermann Jansen'in Ankara için hazırladığı planlarda, bugün Altındağ sınırlarında kalan Bentderesi çevresinin rekreasyon ve su odaklı yaşam alanı olarak değerlendirilmesi öneriliyordu.
BENTDERESİ'NDE BİR ZAMANLAR BALIK TUTULUYORDU
Bugün yoğun trafikle anılan Bentderesi Caddesi'nin bulunduğu bölgede geçmişte gerçek bir dere akıyordu. Araştırmalara göre Bentderesi yalnızca su kaynağı değil, aynı zamanda balıkçılık yapılan ve vatandaşların vakit geçirdiği bir yaşam alanıydı. Ancak taşkınlar, kentleşme ve altyapı çalışmaları nedeniyle dere zamanla yer altına alındı. Günümüzde derenin üzerinden araçlar geçerken, su akışı beton kanallar içinde sürüyor.
ANKARA'NIN SEMT İSİMLERİ ASLINDA BİRER SU HAFIZASI
Bugün milyonlarca kişinin yaşadığı Kavaklıdere, Hoşdere, İncesu ve Cevizlidere gibi semtler aslında Ankara'nın kaybolan su kültürünün son izleri olarak görülüyor. Uzmanlara göre bu isimler, başkentin geçmişte sanıldığından çok daha fazla su kaynağına sahip olduğunun göstergesi.
Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.