Eski aşk ormanlarında adımlarımız yankılanırken,

Zamanın sarı yaprakları döküldü üzerine.

Bir gemi yolcusuyum şimdi, yalnız ve sessiz,

Karanlık denizlerin ortasında, anılarla yüklü bir gemide.

 

Soleyna, hatırlar mısın o ilkbaharı?

Çiçekler açarken, kuşlar şarkı söylerken,

Seninle birlikte yürürdük, hayaller kurardık.

Her nefes alışımızda umut dolardı kalbimize.

 

Şimdi ise her şey soğuk, her şey hüzünlü.

Ormanlar sessiz, ağaçlar kederli,

Dallar arasında yalnızlığın yankısı var.

Bir zamanlar aşkın çığlıklarıyla çınlayan bu yerde,

Şimdi yalnızca vedaların acı tatlı yankısı.

 

Gemi yolcusu olarak çıktım bu yolculuğa,

Her dalga seni hatırlatır, her fırtına gözlerini.

Bir limana varmak isterim, ama bilirim,

O liman artık senin olmadığın bir yer.

 

Elveda Soleyna, bak işte yıldızlar bile hüzünlü,

Ayın solgun ışığında yüzün belirir.

O eski günlerdeki sıcaklık yok artık,

Soğuk rüzgarlar eser, kimsesiz ve yalnız.

 

Aşk ormanlarının derinliklerinde kayboldum,

Seninle birlikte kurduğumuz hayaller,

Şimdi yaprak yaprak dökülürken toprağa,

Gözyaşlarımda eriyen bir zamanın izleri var.

 

Belki bir gün, bu gemi fırtınaları aşıp,

Huzurlu bir limana yanaşır.

Ama şimdi, denizler bile ağlar halime,

Elveda Soleyna, elveda biricik sevgili.

 

Eski aşk ormanlarının şarkısı sustu,

Yalnızlık yorgan oldu bu gemide.

Gözlerimde yalnızca seni arar,

Elveda Soleyna, sonsuza dek elveda.