Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”nin öğretmenlerin mesleki özerkliğini ortadan kaldırdığını belirterek, “Öğretmenlik bir uzmanlık mesleğidir ancak bu modelle öğretmen teknisyene, hatta ‘kurye öğretmene’ dönüştürülmüştür.” dedi.

Sonsöz Gazetesi’nden Goncagül Konaş’ın haberine göre; Modelin bilimsel ve pedagojik temellerden uzak olduğunu savunan Özbay, eğitimin ideolojik bir araç haline getirildiğini ifade etti.
“ÖĞRETMEN TEKNİSYENE, HATTA ‘KURYE ÖĞRETMENE’ DÖNÜŞTÜRÜLDÜ”
Özbay, öğretmenlerin talimatla çalışan bir pozisyona itildiğini belirterek, “Bakanlık öğretmenin özerkliğini tamamen yok etmiştir. Öğretmenlik mesleği adeta teknisyenliğe çevrilmiştir. Talimat verilen ve o talimatları yerine getiren kişi haline dönüştürülmüştür.” ifadelerini kullandı.
Bu durumun öğretmeni siyasi iktidarın eğitim anlayışını uygulayan bir araca dönüştürdüğünü söyleyen Özbay, “Bir nevi ‘kurye öğretmen’. Siyasi iktidar eğitim aracılığıyla neyi amaçlıyorsa öğretmeni bunu öğrenciye aktaran kişi olarak görüyor. Bu, öğretmenlik mesleğinin uzmanlık alanına ve özerk yapısına aykırıdır.” dedi.
“MAARİF MODELİ BİR PARTİ MODELİ”
“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”nin kapsayıcı bir eğitim modeli olmadığını savunan Özbay, modelin ismine dikkat çekti: “Zaten ‘Türkiye Yüzyılı’ ismiyle bunun bir parti modeli olduğu çok net. Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılından bahsediyoruz ama modelde Cumhuriyet yok, Atatürk yok. Bunun yanında bilimin ve pedagojik gerçekliğin de eksik olduğunu görüyoruz.” Erdem ve değer vurgularının da sorunlu olduğunu ifade eden Özbay, “Erdem deniyorsa önce bu işi yapan öğretmenlerin mesleki hakları verilmeli, çocukların nitelikli ve eşit eğitim hakkı sağlanmalı.” diye konuştu.
“DEĞER DENİNCE YALNIZCA KENDİ TARİF ETTİKLERİ DEĞERLERİ ANLIYORLAR”
Özbay, değer kavramının evrensel ilkelerden koparıldığını savunarak, “Değer dediğimiz şey adalet, eşitlik, özgürlük gibi evrensel kavramlardır. Ama burada siyasi iktidarın kendi tarif ettiği değerler dayatılıyor. Bu da açık bir toplum mühendisliği çabasıdır.” dedi.
Bu yaklaşımın uzun süredir sürdürülen bir politikanın devamı olduğunu belirten Özbay, “Erdem, değer, eylem yaklaşımı; siyasi iktidarın eğitimi araçsallaştırarak toplum mühendisliği yapma amacının bir parçasıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin bir eğitim modeli olmaktan uzaktır ve öğretmenin özelliğini yok saymaktadır.” ifadelerini kullandı.
Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.




