Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Nüfus Politikaları Kurulutoplantısına başkanlık etti. Toplantı öncesinde açıklamalarda bulunan Yılmaz, Türkiye’nin nüfus yapısındaki değişime ilişkin güncel verileri paylaştı ve aile ile nüfus politikalarına yönelik yeni uygulamaları değerlendirdi.
Türkiye’nin nüfusu 86 milyon 92 bine ulaştı
Türkiye’nin nüfusunun 2025 yılı sonu itibarıyla 86 milyon 92 bine ulaştığını belirten Yılmaz, yıllık nüfus artış hızının binde 5 seviyesinde gerçekleştiğini söyledi.
Toplam doğurganlık hızının da gerilemeye devam ettiğini ifade eden Yılmaz, 2025 yılında doğurganlık hızının 1,42 çocuğa düşerek Cumhuriyet tarihinin kayda geçen en düşük seviyesine indiğini açıkladı.
Yılmaz, doğurganlık hızının 1,50’nin altında olduğu il sayısının 2017 yılında 4 iken 2025 yılında 59’a yükseldiğinibelirtti.
76 ilde doğurganlık hızı 2,1’in altında
Türkiye’de yalnızca Şanlıurfa’nın 3 çocuk ve üzerinde doğurganlık hızına sahip il olduğunu aktaran Yılmaz, 76 ilde doğurganlık hızının 2,1’in altında olduğunu söyledi.
Bu değişimin hane yapısına da yansıdığını belirten Yılmaz, tek çocuklu hanelerin sayısının arttığını, iki veya daha fazla çocuğun bulunduğu hanelerin sayısının ise azaldığını ifade etti.
Yılmaz, mevcut düşüş eğiliminin devam etmesi halinde çocuk nüfusunun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 24,8’den 2100 yılında yüzde 9,9’a kadar gerileyebileceği öngörüsünü paylaştı.
Türkiye’de yaşlı nüfus artıyor
Nüfus yapısındaki değişime dikkat çeken Yılmaz, Türkiye’de ortanca yaşın 34,9’a yükseldiğini, yaşlı nüfus oranının yüzde 10 ve üzerinde olduğu il sayısının ise 62’ye ulaştığını belirtti.
Yılmaz, doğurganlıktaki düşüşün yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını vurgulayarak aile kurma ve çocuk sahibi olma kararının ekonomi, konut, çalışma hayatı, eğitim, sağlık ve kültürel koşullar gibi birçok faktörün etkisiyle şekillendiğini söyledi.
Aile ve iş yaşamının uyumu için yeni uygulamalar
Türkiye’nin 2026-2035 dönemini “Aile ve Nüfus On Yılı” olarak ele aldığını belirten Yılmaz, çocuk sahibi olmayı teşvik eden politikaların yanı sıra ailelerin çocuklarını güvenli şekilde büyütebilmelerini ve ebeveynlerin çalışma hayatından kopmamalarını sağlayacak uygulamalara da ağırlık verildiğini ifade etti.
Bu kapsamda analık izninin doğum öncesi 8 hafta ve doğum sonrası 16 hafta olmak üzere toplam 24 haftaya çıkarıldığını, çoğul gebeliklerde ise sürenin 26 haftaya yükseltildiğini aktaran Yılmaz, babalara verilen mazeret izninin de tüm sektörlerde 10 güne çıkarıldığını söyledi.
Ebeveynlere çocuk ilköğretime başlayana kadar haftalık 20 saat yarım zamanlı çalışma imkanı getirildiğini belirten Yılmaz, kısmi ve uzaktan çalışma modellerinin yaygınlaştırılması için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.
Doğum yardımı ve gençlere faizsiz kredi desteği
Doğum yardımlarına ilişkin de bilgi veren Yılmaz, tek seferlik doğum yardımı tutarının 5 bin TL’ye yükseltildiğinisöyledi.
İkinci çocuk için çocuk 5 yaşını doldurana kadar aylık 1.500 TL, üçüncü ve sonraki çocuklar için ise aylık 5 bin TLdüzenli ödeme uygulamasının hayata geçirildiğini belirtti.
Aile ve Gençlik Fonu kapsamında da 2026 yılı itibarıyla 81 ilde 18-25 yaş arasındaki gençlere 250 bin TL, 26-29 yaş arasındaki gençlere ise 200 bin TL faizsiz kredi desteği sunulduğunu açıklayan Yılmaz, bugüne kadar yaklaşık 250 bin gence evlilik öncesi eğitim verildiğini söyledi.
Çocuk bakım hizmetleri yaygınlaştırılacak
Nüfus politikalarının önemli başlıklarından birinin de erişilebilir çocuk bakım hizmetleri olduğunu belirten Yılmaz, kamu kurumlarında çocuk bakımevi açılması için gereken asgari çocuk sayısının 50’den 30’a indirildiğini açıkladı.
Ayrıca 150 bağımsız bölümden fazla konut bulunan projelerde 0-66 aylık çocuklar için gündüz bakımevi alanı ayrılmasının zorunlu hale getirildiğini belirten Yılmaz, çocuk bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının önümüzdeki dönemin önemli çalışma alanlarından biri olacağını söyledi.
Kadınların iş gücüne katılımı için hedef yüzde 40,1
Yılmaz, 2025-2028 Ulusal İstihdam Stratejisi kapsamında kadınların iş gücüne katılım ve istihdam oranlarının artırılmasının temel politika alanlarından biri olduğunu belirtti.
Bu doğrultuda 2028 yılında kadınların iş gücüne katılım oranının yüzde 40,1’e yükseltilmesinin hedeflendiğiniaçıklayan Yılmaz, kadınların çalışma hayatına katılımının sürdürülebilir olması için çocuk bakım hizmetleri başta olmak üzere destekleyici koşulların oluşturulacağını ifade etti.
Aile ve Nüfus On Yılı için uluslararası çalışmalar
Türkiye’nin aile ve nüfus politikalarındaki çalışmalarını uluslararası alana da taşıdığını belirten Yılmaz, Türk Devletleri Teşkilatı ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı kapsamında aile ve nüfus gündeminin öne çıkarıldığını söyledi.
Yılmaz ayrıca, Türkiye’nin öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde Aile ve Nüfus On Yılı ilan edilmesine ilişkin önerinin uzmanlar düzeyinde kabul edildiğini belirtti.
Türkiye’nin aile ve nüfus politikalarına ilişkin çalışmalarının 26-27 Ekim tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek Uluslararası Aile ve Nüfus Konferansı ile uluslararası akademik zemine taşınacağını ifade eden Yılmaz, nüfus meselesinde devletin tüm imkanlarının kullanılmaya devam edeceğini söyledi.
“Güçlü nesiller milletimizin en büyük zenginliği”
Aile yapısının korunması ve nüfusun sürdürülebilirliği için çalışmaların kararlılıkla devam edeceğini belirten Cevdet Yılmaz, nüfus meselesini Türkiye’nin geleceği açısından stratejik bir konu olarak değerlendirdi.
Yılmaz, güçlü aile yapısının korunması, çocukların sağlıklı ve güvenli ortamlarda yetişmesi ve nüfus yapısındaki değişimlerin etkilerinin azaltılması amacıyla kamu kurumları, yerel yönetimler, akademi, sivil toplum ve iş dünyasıyla birlikte çalışmayı sürdüreceklerini ifade etti.





