Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor. Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız' dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, bayram sürecinde trafik kazalarında hayatını kaybeden 70 vatandaşa Allah'tan rahmet dileyerek, 'Tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına tahammülümüz olmasa da gerek ölümlü kaza sayısı gerekse vefat ve yaralı sayısı geçmiş yıllara göre bu sene azalmıştır. Yeni yollar, yoğun trafik tedbirleri, hava destekli denetimlerle, ağır vasıta kısıtlamaları gibi önlemler neticesinde trafik güvenliğinde kayda değer iyileşmeler sağlanmıştır. Araç ve insan hareketliliğinin zirveye çıktığı 9 günlük bayram tatili boyunca vatandaşlarımızın güvenli seyahat edebilmeleri için fedakarca çalışan kolluk kuvvetlerimize ve karayolları personelimize teşekkür ediyorum' ifadelerini kullandı.
'DEV BİR ULAŞIM ALTYAPISINA SAHİBİZ'
Göreve geldiklerinde Türkiye'nin dört bir yanını birbirine bağlayan güçlü bir ulaşım ağının olmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bugün ise ülkemizin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine uzanan dev bir ulaşım altyapısına sahibiz. 'Yol medeniyettir' şiarıyla son 23 yılda ülkemizin ulaşım altyapısına devasa nitelikte yatırımlar yaptık. Kara yollarında 206 milyar dolar, demir yollarında 80 milyar dolar, hava yollarında 35 buçuk milyar dolar tutarında yatırıma imza attık. Yatırımlarımız sayesinde 2002'de 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğumuz bugün, 30 bin 51 kilometreye çıktı. Ülkemizde sadece 6 ilimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlı iken bugün 77 ilimiz duble yollarla birbirine bağlanmış durumda. 2002 yılında ülkemizdeki toplam araç sayısı 8 buçuk milyon iken şehirlerarası ortalama hızımız saatte yalnızca 40 kilometreydi. Bugün ülkemizdeki araç sayısı 33,6 milyonu geçmesine rağmen ortalama seyahat hızımız yaklaşık 90 kilometreye yükseldi. Bölünmüş yol yatırımlarıyla trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu önemli ölçüde artırdık. Bilhassa kafa kafaya çarpışmalardan kaynaklı trafik kazalarında Allah'a hamdolsun büyük bir düşüş yaşandı. Bölünmüş yollarla birlikte otoyol uzunluğumuzu da iki kattan fazla artırdık. Otoyollarımızı 1714 kilometreden aldık 3 bin 796 kilometreye çıkardık. Dağları tünellerle, vadileri ve akarsuları köprüler ve viyadüklerle geçtik. 311 kilometre olan köprü viyadük uzunluğumuzu 821 kilometreye, sadece 50 kilometre olan tünel uzunluğumuzu 856 kilometreye yükselttik' diye konuştu.
'23 YILDA İŞ ÜRETTİK, HİZMET ÜRETTİK'
Demir yolunun önem ve öncelik verdikleri bir diğer alan olduğunu belirten Erdoğan, şunları söyledi:
'Türkiye hızlı trenin konforuyla ilk defa bizim dönemimizde tanışmıştır. 2 bin 251 kilometreye ulaşan hızlı tren hatlarımızı bayram boyunca 322 bin yolcumuz kullandı. Hava yolunu halkın yolunu haline getirerek bir zamanlar yalnızca elitlerin faydalandığı imkanları milletimizin istifadesine sunduk. 2002'de 26 havalimanımız varken şimdi 58 havalimanımızla yıllık yaklaşık 250 milyon yolcuya hizmet veriyoruz. Bundan 13 sene evvel Gezici vandalların yapılmasın diye ortalığı yakıp yıktığı İstanbul Havalimanı'mız bugün dünyanın en prestijli havalimanları arasında gösteriliyor. Gezicilerin 'Buraya uçak inmez' dedikleri havalimanımız dün 1730 uçak trafiğiyle rekor kırdı. Bayram tatili süresince Sabiha Gökçen Havalimanı'nda 8 bin 170 uçak trafiğiyle 1 milyon 402 bin yolcuya, Antalya Havalimanı'nda 8 bin 408 uçak trafiğiyle 1 milyon 456 bin yolcuya, Esenboğa Havalimanı'nda 2 bin 557 uçak trafiğiyle 382 bin yolcuya, Adnan Menderes Havalimanı'nda 2 bin 557 uçak trafiğiyle 398 bin yolcuya hizmet verilmiştir. Birileri sadece laf üretirken biz 23 yıl boyunca iş ürettik, hizmet ürettik, Türkiye'nin çehresini değiştirecek vizyon projelerini hayata geçirdik.'
'HEDEFİMİZ 188 PROJEYİ HALKIMIZIN İSTİFADESİNE SUNMAKTIR'
Ulaştırma yatırımlarının üretime etkisinin 2 trilyon doları bulduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
'Bu yatırımların yıllık ortalama istihdama etkisi ise 1 milyon 200 bin civarındadır. Ekonomideki katkılarının yanı sıra bu yatırımlar sayesinde vakit ve yakıt israfı önlenmiş, çevre kirliliği azaltılmış turizmden tarıma birçok sektörde ilave katma değer üretilmesi sağlanmıştır. Ulaştırma alanındaki yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. 2025 yılında aralarında Aydın Denizli Otoyolu, Konya ve Malatya Çevre Yolu ikinci etaplarıyla Antalya Havalimanı iç ve dış terminal binalarının olduğu 55 projemizi hizmete açmıştık. 2026 yılı için hedefimiz 144 kara yolu olmak üzere toplam 188 projeyi halkımızın istifadesine sunmaktır. Özellikle 42 şehrimizi birbirine bağlayacak olan Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolu ile ilgili çalışmalarımızı hızlandırmış durumdayız. 7 kavşak, 4 tünel, 8 viyadük, 22 kavşak köprüsünün yer aldığı toplam 120 kilometre uzunluğundaki bu projeyi inşallah gelecek yıl hizmete alacağız.'
'İSTANBUL TÜRK'TÜR, MÜSLÜMAN'DIR'
İstanbul'un fethinin 573'üncü yıl dönümü kutlamalarına ilişkin Erdoğan, '86 yıllık hicranın ardından Fatih'in emaneti Ayasofya'nın kapısına vurulan zincirleri kırarak, fethin bağrında açılan yarayı hamdolsun biz kapattık. Yıllarca gözü yaşlı ve gönlü yaslı olan Ayasofya artık kubbesinde inleyen Kur'an-ı Kerim tilavetiyle, minarelerini süsleyen Ezan-ı Muhammedilerle İstanbul'un bağrından yükselen kutlu bir sancak olarak medeniyetimizdeki mümtaz makamına tekrar kavuşmuştur. İstanbul'un duvarlarının 'Zulüm 1453'te başladı' yazılarıyla kirleten Bizans artıkları halen kabullenmekte zorlansa da İstanbul Türk'tür, Müslümandır, Allah'ın izniyle kıyamete kadar da Türk ve Müslüman kalacaktır. İstanbul'un fetih ve Fatih ruhundan koparılmasına asla göz yummayacağız. Bu aziz şehri iş bilmez, tarih bilmez, kadrü kıymet bilmez kifayetsizlerin insafına bırakmayacak, İstanbul'a hizmet etmeyi, bu güzel şehre yatırım yapmayı, İstanbul'a yakışan dev projelere imza atmayı sürdüreceğiz. Peygamber efendimizin müjdesine nail olan Sultan Fatih'i o büyük kumandanın kahraman ordusunun tüm neferlerini rahmetle yad ediyorum' dedi.
'KAVGAYA AYIRACAK VAKTİMİZ YOK'
Dünyada ve bölgede gerek siyasi, gerek ekonomik, gerekse diplomatik bakımdan çok ciddi kırılmaların yaşandığını dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:
'Coğrafyamızda sınırların yeniden kanla ve gözyaşıyla çizilmek istendiğini görüyoruz. Gazze'den Lübnan'a, Yemen'den Sudan'a yönümüzü nereye çevirsek aynı oyunun farklı sahneleriyle karşılaşıyoruz. Türkiye olarak bir yandan bu oyunları bozmaya çalışırken, diğer yandan da 23 yıllık kazanımlarımızı güçlendirmenin mücadelesini veriyoruz. Bugün hamdolsun diplomaside güçlü bir Türkiye var. Savunma sanayinde destan yazan bir Türkiye var. Ekonomide, enerjide, ticarette söz ve etki sahibi bir Türkiye vardır. Bölgesel gerilimlerin ortasında istikrar adası olan bir Türkiye vardır. Bunların gerisinde de milletimizin duası ve desteğinin yanı sıra tecrübeli, dirayetli, vizyoner kadroların Türkiye'de 23 yıldır iş başında olması vardır. Bunun kıymetini sınırlarımızın hemen ötesinde her gün bir yenisi patlak veren krizlere baktığımızda hepimiz çok net anlayabiliyoruz. Birileri kafalarını kuma gömmüş olsalar da takip eden her bir vatandaşımız Türkiye'nin hangi kritik eşiklerden geçtiğini görüyor. İktidar ve ittifak olarak tarihi değişimlerin yaşandığı bir dönemde tarihi bir sorumluluk üstlendiğimizin gayet idrakindeyiz. Dolayısıyla bizim öfkeye, kavgaya, polemiğe ayıracak vaktimiz yok. Biz her sataşana cevap vermek gibi bir lükse de sahip değiliz. Bizim tek derdimiz vardır, o da Türkiye'dir. 'Türkiye Yüzyılı'nın inşasıdır. Biz birileriyle laf yarıştırmanın değil, kutsal emanetini taşıdığımız aziz milletimize daha parlak bir gelecek hazırlamanın yarışı içindeyiz. Sadece buna odaklanıyor, zihnimizi sadece bununla meşgul ediyoruz.'
'SOKAKLARIMIZIN KARIŞTIRILMASINA MÜSAADE ETMEYİZ'
Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbirinin kendilerini ilgilendirmediğini aktaran Erdoğan, 'Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız. Siyasi ikballeri için huzursuzluk üretmeye çalışanlar unutmasınlar ki bu toprakların mayası şiddete, nümayişe, sokak terörüne, hukuk tanımazlığa prim vermez. Biz de hangi bahaneyle olursa olsun sokaklarımızın karıştırılmasına, milletimizin kutuplaştırılmasına, halkımızla güvenlik görevlilerimizin karşı karşıya getirilmesine müsaade etmeyiz. Böylesi hassas bir dönemde Türkiye'nin dikkatini dağıtmaya, milletimizin gönül ahengini bozmaya kimsenin hakkı yoktur ve olmaz. Ülkemizin yeni sürüm kayıkçı kavgalarına değil, başta 'Terörsüz Türkiye' sürecimiz olmak üzere 86 milyonu ilgilendiren meselelerde ortak zeminde buluşmaya, mutabakata, güç birliği yapmaya ihtiyacı vardır. Terörsüz Türkiye sürecini her türlü polemikten uzak ele almak, çözüm çabalarına samimiyetle katkıda bulunmak siyaset kurumunun görevidir. Biz iktidar ve ittifak olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yapıcı olmaya, kucaklayıcı olmaya, birleştirici olmaya özen göstereceğiz. Bunu yaparken milletimizin çıkarlarını önceleyecek, Türkiye'nin istikbalini her türlü siyasi mülahazanın üstünde tutmaya devam edeceğiz. Bunun için de bir olacağız, iri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız diyerek yolumuza devam edeceğiz' diye konuştu.




