Galatasaray ve Samsunspor’un elenişlerinin ardından Avrupa serüveni devam eden takımımız kalmadı. Beş takımla başladığımız bu yolculuk, umutlarla açılmış ancak, gerçeklerle kapanmış bir dosya olarak tarihe geçti.
Günümüz futbolunda Avrupa kupaları artık sadece prestij vitrininden ibaret değil. Aynı zamanda kulüplerin ekonomik kaderini doğrudan etkileyen bir yapıdan söz ediyoruz. Milyon Euro’ların konuşulduğu bu düzende, her galibiyetin, her puanın hatta sahada kalınan her turun ciddi bir maddi karşılığı var. Bu nedenle Avrupa’da var olmak, sadece sportif değil, ekonomik bir zorunluluk haline gelmiş durumda.
Bu sezon ülkemizi temsil eden Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Başakşehir ve Samsunspor’un toplamda 83.44 milyon Euro gelir elde etmesi de bunun en somut göstergesi. UEFA’nın belirlediği kriterlere göre bu pastadan en büyük payı alan kulüp Galatasaray oldu.
Şampiyonlar Ligi’ne doğrudan katılan Sarı Kırmızılılar, yalnızca ayak bastı parası olarak 18 milyon 620 bin Euro’yu kasasına koydu. Grup aşamasındaki performansı, elde ettiği galibiyet ve beraberlikler, lig sıralaması ve tur atlama başarılarıyla birlikte bu rakam daha da büyüdü. Yayın havuzu ve katsayı geliri de eklendiğinde ortaya 53 milyon 530 bin Euro’luk ciddi bir bilanço çıktı.
Fenerbahçe cephesinde ise farklı bir tablo vardı. Şampiyonlar Ligi elemelerinde yoluna devam edemese de Avrupa Ligi’nde mücadele eden Sarı Lacivertliler, buradan yaklaşık 19 milyon 475 bin Euro’luk bir gelir elde etti. Bu rakam, zaman zaman eleştirilen performansa rağmen Avrupa’nın ekonomik gerçekliğini gözler önüne serdi.
27 yıl sonra Avrupa sahnesine çıkan Samsunspor ise mütevazı yapısına rağmen dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Avrupa Ligi elemeleriyle başlayan yolculuk, Konferans Ligi’nde devam etti ve toplamda 7 milyon 895 bin Euro’luk bir kazançla noktalandı. Bu, doğru planlamayla sınırlı imkânların da değer üretebileceğinin önemli bir göstergesi oldu.
Beşiktaş ve Başakşehir içinse Avrupa macerası kısa sürdü. Play-off aşamasında gelen vedalar, iki kulübün 1 milyon 275’er bin Euro ile yetinmesine neden oldu.
Ortaya çıkan tablo bize bir gerçeği yeniden hatırlatıyor: Futbol artık yalnızca sahada oynanan bir oyun değil. Avrupa’da alınan her sonuç, kulüplerin ekonomik geleceğini doğrudan belirliyor. Atılan her gol, kazanılan her puan sadece tabelayı değil, kulüp kasasını da etkiliyor. Bu nedenle mesele yalnızca mücadele etmek değil; doğru yapılanmak, sürdürülebilir başarıyı yakalamak ve Avrupa arenasında kalıcı olabilmek.
Kalın sağlıcakla…