Her sektörde olduğu gibi medya sektörüne de bir şekilde girip entegre olan yapay zekanın, özellikle gazeteciliğe ve görsel haberciliğe yeni trendler kazandırdığı görmezlikten gelinemez ise de habercilik açısından eksik kalan yanları da bulunmakta.
Sonsöz Gazetesi’nden Sümer Taşkıran’ın haberine göre; Anadolu Ajansı’nda uzun yıllardır grafik haberciliğin kurumsallaşmasında aktif rol alan, binlerce görsel hikâyeye imza atan Mevlüt Eren ile dijital dönüşümün artılarını ve eksilerini konuştuk.
Gazetecilik hayatına gazete mizanpajı ve grafik tasarımcı olarak başlayan Mevlüt Eren, 2013 yılında Anadolu Ajansı’nda grafik tasarımcı olarak ajans haberciliğine adım attı.
2014 yılında kurucu müdürlüğünü üstlendiği Grafik Haber Müdürlüğü’nde 10 yıl görev yaptıktan sonra emekli olan Eren, aynı zamanda 8 yıl boyunca Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nde Grafik Tasarım ve Görsel İletişim Tasarımı dersleri verdi.
Türkiye’de infografik haberciliğin kurumsal olarak gelişmesi sürecinde aktif rol aldığını vurgulayan Eren, özellikle haberin görsel hikâyeye dönüşmesi süreçlerinde 30 binden fazla grafiğin abonelere servis edildiğini ifade etti.
Onun için görsel; haberi süsleyen bir unsur değil, haberin kendisini anlatan bir görsel dil. Bugün de gazeteciliği; görsel anlatı, veri, etik ve kamu yararı ekseninde ele almaya devam ediyor.
ANALOGDAN DİJİTALE, ORADAN YAPAY ZEKÂYA
Eren, görsel haberciliğin analogdan dijitale ve oradan yapay zekâya uzanan yolculuğunu bir kopuş olarak değil, bir dönüşüm olarak değerlendirdi. Analog dönemde her karenin bilinçle çekildiğini hatırlatan Eren, film sınırlı olduğu için hata payının da düşük olduğunu söyledi.
Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.