Ankara Ulus Meydanı’nda bulunan I. Türkiye Büyük Millet Meclisi binasının inşasına 1915 yılında başlandı.
Sonsöz Gazetesi’nden Sümer Taşkıran’ın haberine göre; başlangıçta İttihat ve Terakki Cemiyeti kulüp binası olarak tasarlanan yapının planı Evkaf Mimarı Salim Bey tarafından çizildi, inşası ise askeri mimar Hasip Bey’in nezaretinde yürütüldü. Türk mimari üslubundaki iki katlı binada Ankara taşı (andezit) kullanıldı.

23 Nisan 1920’de Meclis'in burada toplanmasına karar verilmesinin ardından, henüz tamamlanmamış olan bina halkın katkılarıyla kısa sürede bitirildi. Birinci ( I. ) TBMM, 23 Nisan 1920 ile 15 Ekim 1924 tarihleri arasında bu binada görev yaptı. Daha sonra Cumhuriyet Halk Fırkası Genel Merkezi ve Hukuk Mektebi olarak kullanılan yapı, 1961 yılında TBMM Müzesi olarak ziyarete açıldı. 1981 yılında yapılan restorasyon çalışmalarının ardından ise “Kurtuluş Savaşı Müzesi” adını aldı.
Meclisin açılışında ilk konuşmayı en yaşlı üye olan Sinop Mebusu Şerif Bey yaptı. 24 Nisan 1920’de yapılan ikinci toplantıda ise Mustafa Kemal oybirliğiyle Meclis Başkanı seçildi. Mustafa Kemal, “Artık yüce meclisin üzerinde bir güç yoktur” sözleriyle milli iradenin üstünlüğünü vurguladı. Bugün Kurtuluş Savaşı Müzesi olarak hizmet veren I. TBMM binası, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna tanıklık eden en önemli tarihi yapılardan biri olma özelliğini taşıyor.
Tabiki, 23 Nisan 1920’de açılan Birinci Meclis, klasik anlamda bir parlamento değildi. Elektriği olmayan, sobayla ısınan, sıraları Ankara Lisesi’nden getirilen bu yapı; işgal altındaki bir ülkenin son sözüydü. Milletvekilleri cepheden geliyor, Meclis kürsüsünde sadece kanunlar değil, bağımsızlık konuşuluyordu.
Bu Meclis’te parti yoktu, bloklar yoktu. Ortak payda “istiklal”di. Yasama, yürütme ve hatta yargı yetkilerinin büyük bölümü Meclis’te toplanmıştı. Birinci Meclis, hem devlet kurdu hem de savaşı yönetti.
Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.