Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından, üniversite rektörlüğü himayelerinde düzenlenen “Televizyon, İnternet ve Dijital Oyunların Şiddetle İlişkisi Üzerine” başlıklı çalıştayda; dijital medya, sosyal medya ve çevrim içi oyunların özellikle çocuklar ve gençler üzerindeki etkileri çok yönlü şekilde ele alındı.
Sonsöz Gazetesi’nden Sümer Taşkıran’ın haberine göre; çalıştayda ekran bağımlılığı, dijital şiddet, siber zorbalık, çevrim içi radikalleşme ve aile yapısının korunması gibi kritik başlıklar masaya yatırıldı.
Akademisyenler, araştırmacılar ve kamu kurumlarının temsilcilerinin katıldığı programda; Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Ak Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, Ak Parti Ankara Milletvekili Zehra Nur Aydemir, Seyfullah Hacımüftüoğlu, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu İkinci Başkanı Muhammet Ecevit Carti ile Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi Ahmet Akça, Akademisyenler ve Kurum Temsilcileri yer aldı.
“ŞİDDET ARTIK SADECE FİZİKSEL DEĞİL”
Çalıştayın açılış konuşmasını yapan ASBÜ Rektörü Musa Kazım Arıcan, dijital dünyanın artık yalnızca teknik bir mesele değil, aynı zamanda “insan tasavvuru” meselesi olduğunu söyledi. Arıcan, sosyal medya platformları ve dijital oyunlarda şiddetin estetikleştirildiğine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:
“Bugün dünya genelinde dijital mecralarda şiddetin sıradanlaştığına, öfkenin görünürlük kazandığına, hakaretin iletişim biçimine dönüştüğüne şahit oluyoruz. Bu mesele artık yalnızca bireysel değil; sosyolojik, pedagojik ve güvenlik boyutu taşıyan bir mesele haline gelmiştir.” Arıcan, özellikle çevrim içi radikal topluluklar, dijital izolasyon ve gençlerin kimlik arayışı üzerinden şekillenen sanal aidiyetlerin dikkatle incelenmesi gerektiğini ifade ederek, çalıştay sonunda hazırlanacak raporun ilgili kamu kurumları ve devlet yöneticilerine sunulacağını açıkladı.
TİHEK’TEN “DİJİTAL HAKLAR” VURGUSU
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu İkinci Başkanı Muhammet Ecevit Carti ise dijitalleşmenin insan hakları açısından oluşturduğu yeni tehditlere dikkat çekti. Carti, özel hayatın gizliliği, kişisel verilerin izinsiz kullanımı, algoritmik ayrımcılık, çevrim içi şiddet ve dezenformasyonun artık küresel ölçekte temel sorunlardan biri haline geldiğini belirtti.
Carti, özellikle nefret söylemi ve algoritmik sansür konusunda uluslararası teknoloji şirketlerine karşı yaptırımlar uygulandığını vurgulayarak, dijital dönüşümün insan hakları ekseninde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“ŞİDDET ÖNCE ZİHİNDE NORMALLEŞİYOR”
Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi Ahmet Akça ise dijital platformların artık yalnızca eğlence aracı olmadığını belirterek, çocukların ve gençlerin kimlik inşasında doğrudan rol oynadığını ifade etti.
Akça, özellikle dijital oyunlarda şiddetin ödüllendirilmesi ve sosyal medyada hakaret kültürünün görünürlük kazanmasının ciddi risk oluşturduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “İnsan sürekli maruz kaldığı şeye zamanla daha az tepki verir. Sürekli kavga, hakaret, aşağılama ve zorbalık görüntüleriyle karşılaşan bireyler bir süre sonra bunları hayatın olağan parçası gibi görmeye başlıyor. Şiddet önce zihinde normalleşiyor.”
ÇALIŞTAYA DAMGA VURAN KONUŞMA: ZEHRA NUR AYDEMİR
Çalıştayın en dikkat çeken konuşmalarından birini ise Ak Parti Ankara Milletvekili Zehra Nur Aydemir yaptı. Hem bilgisayar mühendisi hem de genç bir anne olduğunu belirten Aydemir, dijital çağın artık bir “dijital pandemi” dönemine dönüştüğünü söyledi.
Aydemir, çocukların artık ailelerinden çok algoritmalarla vakit geçirdiğini vurgulayarak çarpıcı veriler paylaştı: “6-10 yaş arası çocukların YouTube kullanım oranı yüzde 98,4. Bir çocuk ekrana oturduğunda ona ne gösterileceğine artık anne babası değil, yapay zekâ destekli algoritmalar karar veriyor.” Sosyal medya ve dijital oyunların yalnızca eğlence değil, aynı zamanda davranış ve algı üreten sistemlere dönüştüğünü belirten Aydemir, özellikle şiddet içerikli oyunların gençler üzerindeki etkilerine dikkat çekti. “PUBG, GTA, Call of Duty gibi oyunlarda çocuklara ‘düşmanı öldür, puanı kazan’ mantığı sunuluyor. Uzun süreli şiddet içerikli oyun mağduriyeti empati kapasitesini zayıflatıyor, şiddeti normalleştiriyor.” Aydemir, dijital şiddetin artık yalnızca fiziksel boyutta değerlendirilmemesi gerektiğini de belirterek, sosyal medyada aşağılanmanın, dışlanmanın ve hakaretin de bir şiddet biçimi olduğunu ifade etti.
Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.