Son yıllarda akıllı saat ve giyilebilir teknolojilerin yaygınlaşmasıyla birlikte, acil servislere yapılan başvurularda dikkat çekici bir artış yaşanıyor.
Sonsöz Gazetesi’nden Goncagül Konaş’ın haberine göre; özellikle kalp ritmi ve oksijen seviyesine dair alınan uyarılar, birçok kişiyi sağlık kuruluşlarına yönlendirirken, uzmanlar bu başvuruların bir kısmının gereksiz olabildiğine dikkat çekiyor. Acil Servis Uzmanı Dr. Sultan Ülgen, cihaz verilerinin önemli bir erken uyarı aracı olduğunu ancak mutlaka klinik değerlendirme ile birlikte ele alınması gerektiğini vurguluyor.
GİYİLEBİLİR TEKNOLOJİLER SAĞLIK TAKİBİNDE YAYGINLAŞIYOR
Acil Servis Uzmanı Dr. Sultan Ülgen, akıllı saatler ve benzeri giyilebilir teknolojilerin sağlık alanında hızla yaygınlaştığını belirterek, “Akıllı saatler ve benzeri giyilebilir teknolojiler, son yıllarda sağlık takibinde önemli bir yardımcı araç haline gelmiştir” dedi. Bu cihazların gelişmiş sensörlerle donatıldığını ifade eden Ülgen, “Bu cihazlar; optik sensörler (PPG – fotopletismografi) ve bazı modellerde yer alan tek derivasyonlu EKG sistemleri sayesinde kalp atım hızı, ritim düzeni, kandaki oksijen satürasyonu ve uyku paternleri gibi parametreleri sürekli olarak izleyebilir.” diye konuştu.
ERKEN UYARI AVANTAJI SAĞLIYOR
Bu teknolojilerin özellikle belirti vermeyen hastalıkların fark edilmesinde önemli rol oynadığını vurgulayan Ülgen, “Bu yönüyle özellikle sessiz seyreden veya erken dönemde belirti vermeyen bazı kardiyovasküler durumların fark edilmesinde fayda sağlayabilir” ifadelerini kullandı. Ülgen, “Örneğin, atriyal fibrilasyon gibi ritim bozuklukları bazen ilk olarak akıllı saat uyarıları sayesinde şüphelenilerek tespit edilebilmektedir” dedi. Ayrıca, “İstirahat halinde beklenmeyen taşikardi ya da gece boyunca düşen oksijen seviyeleri, altta yatan bir solunumsal ya da kardiyak problemin işareti olabilir.” sözleriyle cihazların sunduğu verilerin önemine dikkat çekti.
Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.