CHP Genel Başkanı Özgür Özel, grup toplantısında konuşmasının büyük bölümünü emeklilere ayırdı.
Grup salonunu Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen emekliler doldurdu. Emeklilerin “Emekliyiz haklıyız hakkımızı sonuna kadar alçağız” sloganıyla kürsüye gelen Özgür Özel” Söylüyoruz, kızıyorlar, kızmaya devam edecekler. Adalet ve Kalkınma Partisi emeklinin düşmanıdır.” diye konuştu.
Erdoğan’ın emekli kelimesini unuttuğunu, ağızına almadığını ve lügatından çıktığını söyleyen Özgür Özel.” Onun için emekli yok, asgari ücretli yok. Ama biz bu ülkenin yoksullarını onların insafına bırakmayacağız. Tüm dertleri, sıkıntıları, çözümleri ayrı ayrı konuşacağız. Bugün bu salonda Türkiye'deki tüm emeklileri temsilen kendileri grubumuz Meclis'i terk etmeme kararı aldığında harekete geçen, bu eylemliliği destekleyen, bugün de buraya koşan gelen emekliler var. Hepinizin karşısında Cumhuriyet Halk Partisi olarak saygıyla ve hürmetle eğiliyoruz.” dedi
“AKP ZENGİNİN DOSTU”
AKP’nin emeklinin düşmanı, zenginin dostu olduğunu ifade eden Özgür şunları söyledi “Onlar geldiğinde en düşük emekli maaşı 1.5 asgari ücretti. Bugün beğenmediğimiz, itiraz ettiğimiz asgari ücret 28.000 lira. 1.5 asgari ücret 42.000 lira. Bu salondaki herkes biliyor ki, AK Parti gelmese, emekliye hiç ilişmese, hiç karışmasa, emeklinin düşmanı olmasa, emekli milli gelire katkı yapan değil azaltan unsurlardır ayıbının sahibi olmasa, bugün beğenmediğimiz asgari ücretin 1,5 katını alarak en az 42.000 lira alıyor olacaktık.
Bu ülke rahmetli Ecevit, rahmetli Mesut Yılmaz ve Sayın Devlet Bahçeli'nin beğenmedikleri, her fırsatta yerdikleri üçlü koalisyon döneminde son verdiği en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Bugün 42.000 lira bugünkü asgari ücretli olması gereken tutar. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak her yönüyle bunları çalışıyoruz.
Ben söylüyorum, kızıyor. Diyor ki "Çıkmış Anadolu'yu geziyor, sarraf sarraf dolaşıyor, altın hesabı yapıyor." Bırak o hesabı diyor. Şunun hesabını ver diyor. Niye bırakacağım o hesabı? Her hesap şaşar Anadolu'da, altın hesabı şaşmaz. Sen istediğin kadar anlat. İstediğin kadar anlat. Git Anadolu'ya, sor teyzeme hesabı altın hesabıyla yapar.
"EMEKLİNİN CEBİNDEN 6 ÇEYREK ALTIN ÇALDILAR”
O beğenmedikleri üçlü koalisyonun, o koalisyonun dönemindeki ekonomik krizden gelip de çözülmekte olan ekonomik krizin üstüne gelip de iktidar olup da dönüp dönüp oraya kötüledikleri o koalisyon son verdiği emekli maaşıyla, en düşük emekli maaşıyla 8 tane çeyrek altın satın alınabiliyordu. 8 çeyrek altın. Bugün verdikleri, teklif ettikleri emekli maaşı 2 çeyrek altın almıyor. 2 çeyrek altın almıyor. Yani emeklinin kaybı ayda 6 çeyrek altın. Şaka değil. Şaka değil. Bugün bir emekli ya, bir emekli gitse kuyumcudan bir çeyrek altın alsa, eve varırken baksa cebinde yok, aklı çıkar yol boyunca gider arar nerede düşürdüm ben bunu diye. Öyle değil mi? Ama bugün bir emekli değil, her emekli. Bir çeyrek altın değil, 6 çeyrek altın. Bir sefer değil, her ay kaybediyor. Bir şey kusura bakmasın emekliler ve bunu bilsin bütün Türkiye; bir şey nerede kaybedildiyse orada bulunur. Madem 6 çeyrek altını her ay için bir seçim sandığında kaybettik, ilk seçim sandığında gidip orada bulacağız!
“SEFALETİN SAYISI 5 MİLYON”
Sefaletin, sefaletin nasıl büyüdüğüne bir örnek daha vereyim. Daha Temmuz ayında, bu sene Temmuz ayında devletin resmi rakamıyla en düşük emekli maaşı alanların sayısı 3.7 milyondu. Şimdi 4.9 milyon. Yani 6 ayda 1.2 milyon kişi daha en düşük emekli maaşı alanlar hanesine eklendi. 5 milyon kişiye çıktı en düşük emekli maaşını alanlar.”

Ayrıntılar Geliyor...




