VAN Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çetin Yeşilova ile Türkiye, İtalya, Polonya ve Çin'den bilim insanları, Van Gölü'nde bulunan ve dünyanın en geniş alana yayılan mikrobiyalitleri arasında gösterilen yapıların oluşum süreçlerini araştırıyor. Uluslararası proje kapsamında Van Gölü'nün farklı noktalarından mikrobiyalit ve su örnekleri toplanırken, araştırmanın sonuçlarının Salda Gölü ve Mars'taki Jezero Krateri'nden elde edilecek örneklerle karşılaştırılması hedefleniyor.
Van Gölü'nde mercan kayalıklarını andıran ve yaklaşık 40 metreye kadar ulaşan mikrobiyalitlerin oluşum süreçleri ve kökenleri, Van YYÜ Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü tarafından desteklenen uluslararası iş birliği projesiyle inceleniyor.
Van YYÜ ve Pamukkale Üniversitesi'nin yanı sıra İtalya, Polonya ve Çin'den üniversitelerin katıldığı proje kapsamında bilim insanları, gölün farklı noktalarında arazi ve su altı çalışmaları gerçekleştirdi. Dalış eğitmeni Serkan Ök de mikrobiyalitlerden numune alınmasına destek verdi.
MİKROBİYALİTLERDEKİ NANOKÜRECİKLER İNCELENECEK
Araştırmanın temel hedeflerinden biri, mikrobiyalitlerin oluşumunda önemli rol oynadığı belirtilen nanoküreciklerin kökenini belirlemek.
Van Gölü'nden alınan mikrobiyalit ve su örnekleri üzerinde taramalı elektron mikroskobu (SEM), geçirimli elektron mikroskobu (TEM), yüksek çözünürlüklü geçirimli elektron mikroskobu (RTEM), mikro-Raman, X-ışını kırınımı (XRD), indüktif eşleşmiş plazma kütle spektrometresi (ICP-MS) ve indüktif eşleşmiş plazma optik emisyon spektrometresi (ICP-OES) gibi ileri görüntüleme ve kimyasal analiz yöntemleri kullanılacak.
VAN GÖLÜ'NDEN ALINAN NUMUNELER İTALYA'YA GÖTÜRÜLÜYOR
Proje kapsamında Türkiye'ye gelen bilim insanları, tekneyle Van Gölü'ne açılarak iki gün boyunca farklı lokasyonlarda çalışma yaptı. Belirlenen noktalarda hem yüzeyden hem de su altındaki mikrobiyalitlerden örnekler toplandı.
Van YYÜ Öğretim Üyesi ve proje yürütücüsü Doç. Dr. Çetin Yeşilova, örneklerin özelliklerini ve aktivitelerini kaybetmemesi için uygun saklama koşullarında muhafaza edildiğini belirtti.
Yeşilova, araştırmanın ilk aşamasında Van Gölü'ndeki mikrobiyalitlerde bulunan nanokürelerin kökenini belirlemeyi amaçladıklarını söyledi. Elde edilecek sonuçların daha sonra Salda Gölü'ndeki örneklerle karşılaştırılacağını belirten Yeşilova, Mars'taki Jezero Krateri'nden örneklerin 2029'da Dünya'ya ulaşmasının ardından daha kapsamlı bir karşılaştırma yapılabileceğini ifade etti.
'ÖNEMLİ BİR ÇALIŞMA OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM'
Pamukkale Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ezher Tagliasacchi de proje kapsamında Van Gölü'ndeki mikrobiyalitlerden ve sudan örnekler toplandığını belirtti.
Arazi çalışmaları sırasında farklı noktalardaki mikrobiyalitlerin incelendiğini aktaran Tagliasacchi, suyun pH değeri, sıcaklığı ve çözünmüş oksijen miktarı gibi çeşitli parametrelerin de yerinde ölçüldüğünü söyledi.
Tagliasacchi, alınan örneklerin farklı ülkelerde gerçekleştirilecek analizlerde inceleneceğini belirterek nanoküreciklerin ayrıntılı şekilde araştırılacağını ve çalışmanın önem taşıdığını ifade etti.
'VAN GÖLÜ HALA GİZEMİNİ KORUYOR'
Polonya Varşova Üniversitesi'nden Prof. Dr. Miroslaw Slowakiewicz, master öğrencisi Bruno Garret ile birlikte proje kapsamında Van'a geldiklerini söyledi.
Van Gölü'nün kendine özgü özellikleri bulunan ekstrem bir ortam olduğunu belirten Slowakiewicz, son yıllarda Mars'a yönelik araştırmaların arttığına dikkat çekti.
Salda Gölü'nün Mars'taki Jezero Krateri için bir analog olarak değerlendirildiğini belirten Slowakiewicz, Salda Gölü'nün hidromanyezit açısından zengin stromatolitik yapılara sahip olduğunu ifade etti. Van Gölü'nün ise halen araştırılması gereken özellikler barındırdığını belirten Slowakiewicz, gölün pH değerinin 10'a yakın olduğunu ve yüksek alkaliniteye sahip ekstrem bir ortam oluşturduğunu söyledi.
200 NANOMETREDEN KÜÇÜK YAPILAR ARAŞTIRILACAK
Slowakiewicz, Salda Gölü'nde elde edilen deneyimlerin Van Gölü araştırmalarında kullanılacağını belirterek iki ekstrem ortamı mikrobiyalitler üzerinden karşılaştırmayı hedeflediklerini söyledi.
Araştırmada 200 nanometreden daha küçük, yaklaşık virüs boyutundaki nanoküreciklerin inceleneceğini belirten Slowakiewicz, Van Gölü'ndeki mikrobiyalitlerin Salda Gölü'ndekilerden önemli ölçüde farklı olduğunu ifade etti.
Slowakiewicz, Van Gölü'nden elde edilecek sonuçların Salda Gölü'ndeki verilerle karşılaştırılmasının ardından araştırmanın Mars'taki Jezero Krateri ve olası dünya dışı yaşam çalışmalarına yönelik bilimsel araştırmalara katkı sağlayabileceğini belirtti.




