Türk halk müziğinin unutulmaz isimlerinden Kıvırcık Ali, aramızdan ayrılışının 15’inci yılında sevenleri tarafından özlemle anılıyor. Sesiyle Anadolu’nun acısını, sevincini ve isyanını dile getiren sanatçı, bıraktığı eserlerle hafızalarda yaşamaya devam ediyor.
Kıvırcık Ali kimdir?
Asıl adı Ali Özütemiz olan Kıvırcık Ali, 1968 yılında Tokat’ın Turhal ilçesine bağlı Çaylı köyünde dünyaya geldi. Küçük yaşlardan itibaren bağlama çalmaya başlayan sanatçı, halk müziğine olan yeteneğiyle kısa sürede dikkat çekti.
İstanbul’a geldikten sonra profesyonel müzik hayatına adım atan Kıvırcık Ali, özellikle içten yorumu, güçlü sesi ve özgün tavrıyla halk müziğinde kendine ayrı bir yer edindi. Türküleri sadece söylemedi, adeta yaşattı.
Sanatçı, 11 Ocak 2011’de İstanbul’da geçirdiği trafik kazası sonucu 42 yaşında hayatını kaybetti.
Bir neslin sesi oldu
Kıvırcık Ali, sadece bir türkücü değil; ezilenin, yoksulun, kırılanın sesi oldu. Söylediği türkülerle Anadolu’nun yalnızlığını, aşkını ve isyanını milyonlara taşıdı. Özellikle 2000’li yıllarda halk müziğine genç kuşakların ilgisini artıran isimlerin başında geldi.
Hafızalara kazınan eserleri
Kıvırcık Ali’nin seslendirdiği birçok eser, halk müziğinin klasikleri arasına girdi. En bilinen türkülerinden bazıları şunlar:
-
Gül Tükendi Ben Tükendim
-
Islak Mendil
-
Ali’m Ali
-
Unutamadım
-
Yanarım Yanarım
-
Yolumuz Gurbete Düştü
-
Ervah-ı Ezelde
Bu eserler, bugün hâlâ radyolarda, konserlerde ve sosyal medyada milyonlarca insan tarafından dinlenmeye devam ediyor.
Aradan 15 yıl geçti, sesi hala bizimle
Aradan geçen 15 yıla rağmen Kıvırcık Ali’nin sesi hâlâ Anadolu’nun her köşesinde yankılanıyor. Sevenleri her yıl 11 Ocak’ta mezarı başında ve sosyal medyada onu türkülerle anıyor.
O, türkülerle yaşayan, türkülerle ölümsüzleşen bir sanatçı oldu.