Sonsöz Gazetesi'nden Sümer Taşkıran'ın haberine göre; Türkiye’de son günlerde eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olayları kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, öğretmenler yaşanan saldırılara karşı ses yükseltmek için başkentte buluştu. Eğitim sendikalarının çağrısıyla Kurtuluş Parkı’nda toplanan kalabalık, Milli Eğitim Bakanlığı’na yürümek üzere harekete geçti. Ancak kortejin önü Kolej ve Ziya Gökalp Caddesi hattında kurulan polis barikatlarıyla kesildi.
Sabah saatlerinde başlayan eylem gün boyu sürdü. Öğretmenler yaklaşık 10 saat boyunca barikatların önünde bekledi. Sendika temsilcileri ile güvenlik güçleri arasında yapılan görüşmelerin ardından barikatlar belli bir noktaya kadar açıldı ve akşam saatlerinde basın açıklamasının yapılmasına izin verildi. Açıklamanın ardından kalabalık olaysız şekilde dağıldı.
“OKULLARDA ÖLMEK İSTEMİYORUZ”
Eylem boyunca öğretmenler sık sık sloganlar attı. “Yusuf Tekin istifa”, “Hükümet istifa”, “Dikkat dikkat öğretmeniniz konuşuyor”, “Açın yolumuzu, bakanlığa gidelim”, “Okullarda ölmek istemiyoruz”, “Çocuklar ölürken neredeydiniz?” ve “Öğretmene değil, tarikata barikat” sloganları alanda yankılandı. Kalabalık, yaşanan saldırıların münferit olaylar olmadığını, eğitim sisteminde derinleşen güvenlik sorununun sonucu olduğunu savundu. Öğretmenler, okullarda can güvenliğinin sağlanmasını ve eğitim çalışanlarına yönelik şiddete karşı acil önlemler alınmasını istedi.
SİYASET VE SİVİL TOPLUMDAN DESTEK
Eyleme yalnızca eğitimciler değil, çok sayıda siyasi parti temsilcisi, milletvekili, demokratik kitle örgütü ve sivil toplum kuruluşu da katıldı. Cumhuriyet Halk Partisi, İYİ Parti ve Türkiye İşçi Partisi başta olmak üzere farklı siyasi çevrelerden isimler öğretmenlerle birlikte yürüdü. Destek veren gruplar, eğitimde yaşanan güvenlik krizinin yalnızca öğretmenlerin değil, toplumun tamamının meselesi olduğunu vurguladı.
TÜRKOĞLU: ÖĞRENCİLERİMİZİN CANI GÜVENDE DEĞİL
Eyleme katılan İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu de öğretmenlere hitap etti. Kendisi de öğretmen olduğunu belirten Türkoğlu, hayatı boyunca eğitimcilerin, öğrencilerin ve gelecek nesillerin sorunlarında meydanlarda yer aldığını söyledi.
Milli Eğitim Bakanlığı’nı eleştiren Türkoğlu, eğitimde fırsat eşitliğinin zedelendiğini, liyakat yerine kayırmacılığın öne çıktığını savundu. Okullarda temel ihtiyaçların dahi karşılanamadığını belirten Türkoğlu, “Artık öğrencilerimizin canı da güvende değil.” dedi. Yaşanan saldırıların ardından Milli Eğitim Bakanı’nın sorumluluk alması gerektiğini söyleyen Türkoğlu, eğitim politikalarının öğrenci yetiştirmek yerine siyasi anlayışa göre şekillendirildiğini öne sürdü. Türkoğlu, siyasi partilere, emek örgütlerine, sivil toplum kuruluşlarına ve velilere dayanışma çağrısı yaptı.
KURUOĞLU’NDAN SERT MESAJLAR
Hürriyetçi Eğitim Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu da eylem alanında değerlendirmelerde bulundu. Kuruoğlu, yaşanan saldırıların tesadüf olmadığını, eğitim sisteminde uzun süredir biriken sorunların ağır sonuçlar doğurduğunu ifade etti. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin yıllardır arttığını söyleyen Kuruoğlu, önce psikolojik baskıların, ardından sözlü saldırıların ve son olarak fiziksel şiddetin yaygınlaştığını belirtti.
Saldırılarda hayatını kaybeden kadın öğretmenin öğrencilerini korumaya çalışırken yaşamını yitirdiğini hatırlatan Kuruoğlu, öğretmenlerin her koşulda öğrencilerini korumaya hazır olduğunu söyledi. “Biz burada bulunan tüm öğretmenler olarak çocuklarımız için canımızı ortaya koyarız. Gerektiğinde öğrencimize siper oluruz.” dedi.
BARİKAT YANLIŞ YERE KURULDU
Kuruoğlu, polis barikatlarının öğretmenlerin önüne değil, saldırganların önüne kurulması gerektiğini savunarak, bugün alanda kurulan engellerin keşke okullarda çocukları tehdit edenlerin karşısına konulmuş olmasını dilediğini söyledi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın politikalarını da eleştiren Kuruoğlu, liyakat, öğretmenlik mesleğinin itibarı ve okul güvenliği konularında ciddi gerileme yaşandığını ifade ederek Bakan Yusuf Tekin’i istifaya çağırdı.
KADEM ÖZBAY: SUSMAYACAĞIZ
Basın açıklamasında konuşan Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, eğitimde artan şiddetin artık görmezden gelinemeyeceğini söyledi. Özbay, “Çocuklar uyurken sessiz olunur; çocuklar ölürken değil. Eğer okullarda şiddet varsa bu toplumun sorunudur. Susmayacağız.” ifadelerini kullandı. Okulların korunması gereken yaşam alanları olduğunu vurgulayan Özbay, yetkilileri sorumluluk almaya çağırdı.
TALEPLER NET
Öğretmenler ve sendikalar, eylemde taleplerini de sıraladı. Buna göre; okullarda etkili güvenlik önlemleri alınması, eğitim çalışanlarına yönelik şiddete karşı caydırıcı yasal düzenlemeler yapılması, psikolojik destek mekanizmalarının kurulması, liyakat esaslı yönetim anlayışının yeniden tesis edilmesi ve öğretmenlik mesleğinin itibarının korunması istendi. Ayrıca bakanlık düzeyinde sorumluluk alınması gerektiği vurgulandı.
EĞİTİMDE KIRILMA NOKTASI
Ankara’daki 10 saatlik eylem, yalnızca iki saldırıya karşı verilen tepki değil, eğitim sisteminde yıllardır biriken sorunlara yönelik güçlü bir itiraz olarak kayda geçti. Öğretmenlerin taşıdığı “Dersimiz: Hayatta kalmak” pankartı ise günün en dikkat çeken mesajı oldu.