Mil Büro-Sen Ankara 1 No’lu Şube Başkan Yardımcısı Levent Seven, kamu çalışanlarının içinde bulunduğu ekonomik tabloya ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Seven, artan enflasyon, kira fiyatları ve temel yaşam giderlerinin memurlar üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu belirterek, maaş tartışmalarına tepki gösterdi.
“Yoksulluk sınırı 112 bin TL’yi aştı. Böyle bir ortamda temmuz ayında en düşük memur maaşının 68 bin TL olacağının konuşulması gerçeklerle bağdaşmıyor, bu ancak bir komedi olarak değerlendirilebilir” diyen Seven, kamu çalışanlarının geçim sıkıntısının giderek derinleştiğini söyledi.
“Memur maaşı ay ortasını görmüyor”
Seven, özellikle büyükşehirlerde görev yapan memurların ciddi barınma ve yaşam maliyeti sorunu yaşadığını vurguladı. Ankara, İstanbul ve İzmir’de kira bedellerinin maaşların büyük bölümünü tükettiğini ifade eden Seven, “Memur artık sosyal hayatı bırakın, temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlanıyor” dedi.
Açıklamasında ekonomik baskının günlük yaşamı doğrudan etkilediğini belirten Seven, “Maaşlar daha hesaba geçmeden eriyor. Fatura, ulaşım ve market giderleri sonrası elde kalan gelir yetersiz kalıyor” ifadelerini kullandı.
“Refah payı zorunlu hale geldi”
Toplu sözleşme süreçlerini de eleştiren Seven, yalnızca enflasyon farkına dayalı zam sisteminin yetersiz olduğunu savundu. “Refah payı artık zorunluluktur. Kamu çalışanı emeğinin karşılığını istiyor” dedi.
Seven ayrıca, temel tüketim ürünlerindeki artışların memur ailelerini doğrudan etkilediğini belirterek, mevcut maaş politikalarının insanca yaşam için yeterli olmadığını dile getirdi.
“Gençler kamudan uzaklaşıyor”
Kamuya olan ilginin azaldığını da vurgulayan Seven, gençlerin artık devlet kadrolarını güvenli bir gelecek olarak görmediğini söyledi. “Bir zamanlar kamu en güvenli tercih olarak görülürdü, bugün ise gençler maaşlar nedeniyle gelecek kuramayacaklarını düşünüyor” dedi.
“Hükümete çağrı”
Mil Büro-Sen olarak kamu çalışanlarının haklarını savunmaya devam edeceklerini belirten Seven, hükümete de çağrıda bulunarak memurun ekonomik koşullarının görmezden gelinmemesi gerektiğini ifade etti. “Memurun alın teri korunmalı, insanca yaşam sağlayacak bir ücret sistemi acilen hayata geçirilmelidir” dedi.




