Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından düzenlenen ve merkezi sınavla öğrenci alan liselere yerleşmek isteyen öğrencilerin katılacağı LGS, 13 Haziran Cumartesi günü iki oturum halinde gerçekleştirilecek. Sınava kısa süre kala öğrencilerin psikolojik hazırlığının da en az akademik hazırlık kadar önemli olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Gonca Özyurt, kaygının doğru yönetilmesi gerektiğini vurguladı.
“Kaygı Motive Eder, Fazlası Başarıyı Düşürür”
Kaygının tamamen olumsuz bir duygu olmadığını ifade eden Özyurt, belirli seviyedeki kaygının öğrencileri motive ederek başarıya katkı sağladığını belirtti.
Özyurt, “Belli düzeyde kaygı bizi daha çalışkan hale getirir, harekete geçirir ve motive eder. Ancak kaygı düzeyi normal sınırların üzerine çıktığında kaygı bozuklukları ortaya çıkabilir. Bu durum öğrencilerin dikkatini olumsuz etkileyebilir. Hatta bazı vakalarda dikkat sorunları, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ile karıştırılabilir” dedi.
Aşırı Kaygı Depresyona Yol Açabilir
Sınav kaygısının kontrol altına alınmaması halinde daha ciddi psikolojik problemlere dönüşebileceğini belirten Özyurt, özellikle depresyon riskine dikkat çekti.
Kaygı bozukluğunun ilerleyen süreçte majör depresyona dönüşebileceğini ifade eden Özyurt, “Yoğun kaygı yaşayan çocuklarda çökkün ruh hali, mutsuzluk, umutsuzluk, karamsarlık ve hayattan keyif alamama gibi belirtiler görülebilir. Bunun yanında uyku sorunları, iştah değişiklikleri ve yeme problemleri de ortaya çıkabilir” diye konuştu.
LGS Öncesinde En Kritik Konu: Uyku ve Beslenme
Sınava günler kala öğrencilerin uyku düzenine ve beslenme alışkanlıklarına özen göstermesi gerektiğini belirten Özyurt, dengeli beslenmenin başarı üzerinde doğrudan etkili olduğunu söyledi.
Yüksek karbonhidrat tüketiminin kan şekerinde ani yükselme ve düşüşlere neden olabileceğini belirten Özyurt, “Sebze, meyve, kuru yemiş, protein, vitamin ve mineral açısından zengin dengeli bir beslenme öneriyoruz. Aynı zamanda öğrencilerin erken saatte uyuyup erken saatte kalkmaları büyük önem taşıyor. Şu anda sınava hazırlık sürecinde en kritik iki unsur uyku ve beslenmedir” ifadelerini kullandı.
Sınav Dışındaki Konulara Zaman Ayırın
Öğrencilerin son günlerde yalnızca sınava odaklanmak yerine günlük yaşam rutinlerini sürdürmelerinin önemine değinen Özyurt, hobilerin ve sosyal aktivitelerin kaygıyı azaltabileceğini söyledi.
Doğa yürüyüşleri yapılabileceğini, aile ve arkadaşlarla vakit geçirmenin faydalı olacağını belirten Özyurt, “Sevdikleri kişilerle sohbet etmek öğrencileri rahatlatır. Ancak bu sohbetlerde sürekli sınav konuşmak yerine sınav dışındaki konuların tercih edilmesi daha yararlı olacaktır” dedi.
“Başaramazsam Her Şey Biter” Düşüncesinden Uzak Durun
Olumsuz düşünce kalıplarının sınav kaygısını artırdığını belirten Özyurt, öğrencilerin sınava bakış açısını değiştirmesi gerektiğini ifade etti.
Özyurt, “Bazı öğrenciler ‘Başaramazsam her şey biter’ şeklinde düşünebiliyor. Bunun yerine ‘Elimden geleni yaptım, bu sınav yalnızca bilgimi ölçüyor’ düşüncesini benimsemeliler. LGS öğrencilerin bilgisini ölçer; kişiliklerini, karakterlerini veya değerlerini ölçmez. Bu ayrımın iyi anlaşılması gerekiyor” dedi.
Velilere Çağrı: Çocuklarınızı Kıyaslamayın
Ailelerin tutumunun sınav sürecinde belirleyici rol oynadığını vurgulayan Doç. Dr. Gonca Özyurt, velilere çocuklarının emeklerine odaklanmaları tavsiyesinde bulundu.
Çocukların başka öğrencilerle kıyaslanmasının kaygıyı artırdığını belirten Özyurt, “Aileler çocuklarını başka çocuklarla karşılaştırmamalı. Sınav sonucunu hayatın tek belirleyicisi gibi görmek yerine, çocuklarının gösterdiği çabayı takdir etmeliler. ‘Çabanı görüyorum ve her koşulda yanındayım’ mesajını vermeleri büyük önem taşıyor. Çocuklarımızın emeklerine saygı göstermeli ve onlara her zaman destek olduğumuzu hissettirmeliyiz” diye konuştu.