Çankaya Belediyesi tarafından yürütülen kent bostanı programında teorik eğitimlerini tamamlayan kursiyerler, uygulamalı çalışmalara başladı. Eğitim sürecinin ikinci aşamasında katılımcılar, belediye tarafından yetiştirilen atalık fideleri kendilerine ayrılan üretim alanlarına dikerek tarımsal faaliyetlere ilk adımı attı.
Kent bostanlarında yürütülen çalışmalar kapsamında kursiyerler, sezon boyunca ürün yetiştirmenin tüm aşamalarını uygulamalı olarak deneyimleyecek.
Doğal Tarım Teknikleri Uygulamalı Olarak Öğretiliyor
Program çerçevesinde kursiyerlere baharlık ve güzlük üretim dönemlerine ilişkin bilgiler aktarılırken, doğal üretim yöntemleri konusunda da uygulamalı eğitimler veriliyor. Katılımcılar, sağlıklı gıda üretimi ve sürdürülebilir tarım uygulamaları hakkında deneyim kazanma fırsatı elde ediyor.
Kent bostanları yalnızca üretim yapılan alanlar olmanın ötesinde, komşuluk ilişkilerinin güçlendiği, dayanışmanın arttığı ve ortak çalışma kültürünün geliştiği sosyal yaşam alanları olarak da dikkat çekiyor.
10 Yılda Yaklaşık 4 Bin Kişi Eğitim Aldı
Çankaya Belediyesi’nin yaklaşık 10 yıldır sürdürdüğü kent bostanı projesi, her yıl çok sayıda vatandaşı tarımsal üretimle buluşturuyor. Bu dönemle birlikte program kapsamında eğitim alan kursiyer sayısı yaklaşık 4 bine ulaştı.
Katılımcılar, kendi sebze ve meyvelerini yetiştirmenin yanı sıra çevre dostu üretim yöntemleri konusunda da bilinçleniyor.
Yerel Tohumlar Geleceğe Taşınıyor
Kent bostanlarında kullanılan atalık tohum ve fideler sayesinde yerel tarım mirasının korunması amaçlanıyor. Bölgesel özelliklerini koruyan bu tohumların yaygınlaştırılmasıyla biyolojik çeşitliliğin desteklenmesi ve geleneksel üretim kültürünün gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor.
Atalık Fideler Neden Önemli?
Atalık fideler, uzun yıllar boyunca aynı bölgede yetiştirilerek iklim ve toprak koşullarına uyum sağlamış yerel tohumlardan elde ediliyor. Genetik çeşitliliğin korunmasına katkı sunan bu fideler, doğal üretim anlayışının önemli unsurları arasında yer alıyor. Uzmanlar, atalık tohumların sürdürülebilir tarım ve gıda güvenliği açısından büyük değer taşıdığına dikkat çekiyor.




