Siyaset

“Asıl tehlike demokrasiye yönelik”

Siyaset Bilimci İpek Özkal Sayan, CHP Kurultayı’na ilişkin verilen “mutlak butlan” kararını demokrasiye müdahale olarak değerlendirdi. Kararın millet iradesini hedef aldığını belirten Sayan, “Bu yalnızca CHP’nin değil, tüm Türkiye’nin meselesidir.” dedi.

Ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) Özgür Özel’in genel başkan seçildiği 2023’teki kurultayın iptali talebiyle açılan davada perşembe günü "mutlak butlan" kararının çıkmasının yankıları sürüyor.

Sonsöz Gazetesi’nden Goncagül Konaş’ın haberine göre; Siyaset Bilimci İpek Özkal Sayan, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen “mutlak butlan” kararına sert sözlerle tepki gösterdi. Türkiye’de hukuk devleti ve demokratik düzenin ağır bir sınavdan geçtiğini ifade eden Sayan, siyasi partilerin iradesine yönelik müdahalelerin doğrudan seçmenin tercihine müdahale anlamı taşıdığını söyledi. Kararın emsal oluşturabileceği uyarısında bulunan Sayan, “Bugün bir partiye yapılan müdahale, yarın tüm siyasi yapıları hedef alabilir.” ifadelerini kullandı.

“BU MESELE YALNIZCA CHP’NİN MESELESİ DEĞİL”

Türkiye’nin kritik bir kırılma döneminden geçtiğini ifade eden Sayan, yaşanan sürecin sadece CHP’nin iç meselesi olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi. Sayan, “CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin verilen mutlak butlan kararı, ilk bakışta bir partinin iç meselesi ya da teknik bir hukuki tartışma gibi görünebilir. Ancak meseleye yalnızca bu dar çerçeveden bakmak, asıl tehlikeyi görmezden gelmek olur.” ifadelerini kullandı.

Kararın Türkiye’nin demokrasi birikimine yönelik bir tehdit olduğunu savunan Sayan, “Bu karar özünde Türkiye’nin 150 yıllık demokrasi geleneğini ve 103 yıllık Cumhuriyet birikimini doğrudan hedef almaktadır.” dedi.

“SİYASİ PARTİLERİN VARLIĞI MİLLET İRADESİNE DAYANIR”

Demokrasinin temelinin millet egemenliği olduğunu vurgulayan Sayan, siyasi partilerin meşruiyetini halktan aldığını belirtti. Sayan, “Vatandaşın kendi kaderine sandık aracılığıyla karar verebilmesi ve verdiği kararın ancak yine vatandaş aracılığıyla değiştirilebilmesi demokratik düzenin temelidir.” diye konuştu. Siyasi partilere yönelik dış müdahalelerin doğrudan seçmen iradesine müdahale anlamına geldiğini kaydeden Sayan, şöyle devam etti: “Bir siyasi partinin kendi iradesiyle aldığı kurultay kararları yargı ya da başka mekanizmalar aracılığıyla geçersiz kılınabiliyorsa, bu durum yalnızca o partiyi değil, Türkiye’deki tüm siyasi partileri ve nihayetinde her vatandaşı ilgilendirir.”

Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.