Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 103'üncü yıl dönümü, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kapsamında yurt genelinde düzenlenen törenlerle kutlandı. Kutlamalarda öğrencilerin gerçekleştirdiği vals gösterileri de dikkat çekti. İzmir Atatürk Lisesi öğrencileri, okul bahçesinde önce vals, ardından zeybek gösterisi sergiledi. Okulun uzun yıllardır sürdürdüğü vals geleneği, bu yıl da Cumhuriyet Bayramı etkinliklerinin öne çıkan görüntüleri arasında yer aldı.
Peki, bugün Cumhuriyet Bayramı kutlamalarıyla özdeşleşen valsin geçmişi nereye dayanıyor?
VALSİN KÖKENİ 18'İNCİ YÜZYIL AVRUPA'SINA UZANIYOR
Vals, kökenleri Orta Avrupa'nın halk danslarına dayanan bir çift dansı olarak biliniyor. Almanca "Walzer" kelimesinden türeyen valsin adı, dönmek ve yuvarlanmak anlamındaki "walzen" fiiliyle ilişkilendiriliyor.
Dansın gelişiminde Avusturya ve Bavyera çevresindeki halk danslarının önemli etkisi bulunuyor. Özellikle 18'inci yüzyılın ortalarında köylüler arasında yaygınlaşan dans, zamanla Avrupa'nın büyük şehirlerine taşındı.
Üç zamanlı ritimle yapılan vals, dans eden çiftlerin birbirleri etrafında dönerek hareket etmesiyle diğer salon danslarından ayrılıyordu. Başlangıçta halk arasında yaygın olan bu dans, ilerleyen yıllarda aristokrat çevrelerin de ilgisini çekti.

AVRUPA'DA ÖNCE TEPKİ ÇEKTİ, SONRA BALO SALONLARININ VAZGEÇİLMEZİ OLDU
Valsin Avrupa'daki yaygınlaşma süreci başlangıçta kolay olmadı. Dans eden çiftlerin birbirine yakın hareket etmesi, dönemin toplumsal kuralları açısından eleştirilere neden oldu. Hatta bazı çevrelerde vals ahlaki açıdan tartışmalı bulundu.
Ancak 18'inci yüzyılın sonlarına doğru Viyana'da popülerleşen vals, 19'uncu yüzyılda Avrupa'nın önemli balo ve eğlence kültürlerinden biri haline geldi.
Besteciler Josef Lanner, Johann Strauss ve oğlu Johann Strauss II, vals müziğinin gelişmesinde önemli rol oynadı. Özellikle Johann Strauss II'nin 1867 yılında bestelediği "Güzel Mavi Tuna" (The Blue Danube), vals denildiğinde akla gelen en tanınmış eserlerden biri oldu.
Viyana, bu dönemde valsin dünyaya yayıldığı başlıca merkezlerden biri haline geldi.
VALS TÜRKİYE'YE NASIL GELDİ?
Vals, Osmanlı döneminde özellikle 19'uncu yüzyılda Avrupa ile gelişen kültürel ilişkiler ve Batılılaşma hareketleriyle Osmanlı saray çevrelerinde ve şehir yaşamında tanınmaya başladı.
Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte ise müzik, sanat, balo ve sosyal yaşam alanlarında yeni bir dönem başladı. Cumhuriyet'in modernleşme politikaları doğrultusunda Batı müziği ve salon dansları da toplumsal yaşamda daha görünür hale geldi.
Cumhuriyet baloları, bu kültürel dönüşümün dikkat çeken örnekleri arasında yer aldı. Vals, bu balolarda gerçekleştirilen danslar arasında kendine yer buldu.

CUMHURİYET BAYRAMI'NDA VALS GELENEĞİ
Yıllar içerisinde bazı okullarda 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının bir parçası haline gelen vals gösterileri, özellikle İzmir Atatürk Lisesi'nin geleneksel etkinlikleriyle biliniyor.
Okulda yıllardır sürdürülen Cumhuriyet Balosu ve vals gösterisi, öğrencilerin Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında sahnelediği geleneksel etkinlikler arasında bulunuyor.
Avrupa'nın halk danslarından doğarak dünya çapında bir salon dansına dönüşen vals, bugün Türkiye'de Cumhuriyet dönemi balo kültürünün tarihsel izlerini taşıyan danslardan biri olarak varlığını sürdürüyor.





