Ankara’da son bir haftadır sergilenen delege savaşları, noter onaylı imza teslimatları ve genel merkez koridorlarındaki o çift başlı yönetim tiyatrosu, bu ülkenin sırtına yüklenen en büyük siyasi yük haline geldi.
Mahkemenin verdiği kararın ardından ipleri eline geçiren Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi, kurumsal mekanizmaları kullanarak Özgür Özel’in yanındaki milletvekillerini jet hızıyla ihraç etmeye başladı. Kendisinden olmayan kadroları partiden atarak binayı ve yönetimi tamamen gasp eden bu statükocu klik, delegelerin iradesini seçim kurullarının labirentlerinde boğuyor. Karşılıklı hamlelerle Meclis odalarının kilitlendiği, ihraç kararları yüzünden iki tarafın da kendi grubuna söz geçiremediği bu manzara, yirmi beş yıllık iktidar düzeninin değişmesine bu kadar yaklaşılmışken milyonlarca insanın umudunu kurultay borsasında açık artırmaya çıkarmaktır.
Sokaktaki vatandaş pazar pazar gezip en ucuz sebzenin peşine düşmüşken, aileler çocuklarının okul masrafını karşılayamaz hale gelmişken, bu Ankara beylerinin tek derdi o binanın odalarını, belediye imkanlarını ve garanti milletvekilliği sıralarını kimin kontrol edeceğidir.
Buradan, son seçimde meydanlarda biriken o taze enerjiyi ve dip dalgayı arkasına alan Özgür Özel ve yol arkadaşlarına çok net, duru bir hakikatı hatırlatmak gerekiyor.
Siz kendinizi dışarı atan, sizi ihraç kararlarıyla boğmaya çalışan bu içi tamamen çürümüş yapıyı kurtarmak için daha ne kadar hırpalanacaksınız? O kapıyı tamamen çekip çıkmak, o eski tabelayı arkada bırakmak için daha neyin olmasını bekliyorsunuz?
Cumhuriyet Halk Partisi, Mustafa Kemal Atatürk’ün bu millete bıraktığı tarihi bir değerdir, buna kimsenin sözü yok. Ama artık yirmi birinci yüzyılın ortasındayız ve bu yapı siyasi, kurumsal ve sosyolojik ömrünü tamamen tamamladı.
Geçmişte bu topraklarda nasıl ki misyonunu dolduran kitle partileri vakti geldiğinde tarih sahnesinden çekildiyse, bugün de bu yapının artık kavgalardan uzak, şerefli bir siyasi müze olarak arşivdeki yerini almasının zamanı geldi de geçiyor. Bu hantal düzenin içinde kalıp eski liderin ihraç kararlarıyla, şahsi ikbal peşindeki vekil takımıyla imza sayma yarışına girmek, o büyük dip dalgayı bu yıpratıcı pazarlıkların içinde eritip yok etmek demektir.
Hemen bugün, o eski binayı kendi iç kavgalarıyla baş başa bırakın ve temiz, geleceğe bakan yepyeni bir siyasi hareketle yola çıkın.
Eğer bu cesareti gösterir ve yeni bir tabela asarsanız, sadece mevcut muhaliflerin değil, yıllardır bu düzenden bıkmış ama amblem ve geçmişin bagajları yüzünden eli bir türlü muhalefete gitmeyen milyonlarca kararsız vatandaşın da sel gibi arkasınızdan akacağını göreceksiniz. Her kesimden bu ülkenin namuslu insanları geçmişin kavgalarından arınmış yepyeni bir çatının altında iktidara yürümeye dünden hazır.
Özgür Özel için önündeki bu iktidar treni hayatta bir kez gelir; Kılıçdaroğlu ve etrafındaki o eski yapının ihraç oyunlarıyla vakit kaybedip bu treni kaçırırsanız, bunun vebalini tarihe ödeyemezsiniz. Bırakın o köhne ev kendi hırslarında boğulsun, siz geleceğe yürüyün.