Gündem

“Refah İçin Erken Seçim Şart”

Gelecek Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Faruk Pala, Sonsöz Gazetesi’ne yaptığı kapsamlı değerlendirmede asgari ücretten yargıya, basın özgürlüğünden ekonomi ve iklim politikalarına, terörle mücadeleden erken seçim tartışmalarına kadar pek çok başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Pala, mevcut yönetim anlayışının Türkiye’yi sosyal devletten uzaklaştırdığını belirterek, “Açlık sınırının altındaki bir ücret asgari olamaz.” dedi.

Ülke gündemi operasyonlarla meşgulken terörle mücadeleden Gelecek Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Faruk Pala, ekonomi politikalarından dış siyasete, asgari ücretten emekli aylığına kadar birçok konuda Sonsöz Gazetesi’ne konuştu.

“AÇLIK SINIRININ ALTINDAKİ ÜCRET ASGARİ OLAMAZ”

Sonsöz Gazetesi’nden Sümer Taşkıran’ın haberine göre; Pala, asgari ücret tartışmalarına ilişkin değerlendirmesinde, ücret artışlarının yılda bir kez yapılabileceğini ancak bunun gerçekçi ve insan onuruna yaraşır bir seviyede olması gerektiğini vurguladı. Pala, “Asgari ücret yılda bir kere artırılabilir; buna itirazımız yok. Ancak açlık sınırının altında kalan bir ücret, asgari ücret olamaz. Türkiye’de açıklanan açlık sınırının en az yüzde 50 üzerinde bir asgari ücret belirlenmelidir.” dedi. Bu noktada işverenlerin de korunması gerektiğini ifade eden Pala, “Bu yükün tamamı işverenin sırtına bindirilemez. Devlet, işverene gerekli destekleri sağlamak zorundadır. Sosyal devlet olmanın gereği budur.” ifadelerini kullandı.

“YARGI VE BASIN TARAFSIZ OLMADAN DEMOKRASİ OLMAZ”

Yargı bağımsızlığı ve basın özgürlüğü konularında da sert eleştiriler yönelten Pala, demokratik ülkelerde bu iki alanın tarafsız olması gerektiğini belirtti. Türkiye’de ise rejim kaynaklı bir yandaş basın düzeni oluştuğunu savundu.

“Basın mensuplarının toplumun gerçeklerine göre değil, mevcut hükümete göre hareket etmek zorunda kalması özgür olmadıklarının açık göstergesidir” diyen Pala, gazeteci Fatih Altaylı’nın tahliyesine de değindi. Pala, “Bu tahliye yargının düzgün çalıştığı izlenimi yaratabilir. Ancak tek adam rejimi değişmedikçe bunun kalıcı olacağına inanmıyoruz. Bu sadece bir blöftür.” şeklinde konuştu.

“SOSYAL DEVLET VATANDAŞI YÜK GÖRMEZ”

Ekonomik yapının Türkiye’yi sosyal devletten uzaklaştırdığını ifade eden Pala, mevcut mali yönetimin vatandaşı bir yük gibi gördüğünü dile getirdi. “Vergi ve cezalara dayalı bir ekonomik sistem oluşturuldu. Üretime değil, cezaya ve vergiye dayanan bir yapı var” diyen Pala, üretim politikasının da eleştirisini yaptı. “Üretim, neredeyse yalnızca inşaat, demir ve çimento üzerinden yürütülüyor. Sanayi, tarım ve hayvancılık bilinçli ya da bilinçsiz şekilde geri plana itildi. Üretimin olmadığı yerde tüketim yabancıların eline geçer.” ifadelerini kullandı.

“İTHALATA DAYALI EKONOMİ TÜRKİYE’Yİ KAYBA SÜRÜKLÜYOR”

Tarım ve hayvancılığın gerilemesiyle ithalata dayalı bir yapının oluştuğunu belirten Pala, bunun Türkiye ekonomisi açısından büyük bir tehdit olduğunu söyledi. “Bugün market raflarında ithal bakliyatlar görüyoruz. Oysa bunların tamamı Türkiye’de üretilebilecek ürünler. Üstelik üretilebilen ürünlere kota konuluyor. Tarımda geçen yıla göre yüzde 34’e yakın kayıp var. Bu tablo sürdürülebilir değil.” dedi.

Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.