Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, fon soruşturmasına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Şimşek, sorunlu fonlarla ilgili çalışmaların ilgili kurumlar tarafından koordinasyon içinde sürdürüldüğünü belirterek, yatırımcılara mümkün olan en kısa sürede ve en yüksek düzeyde ödeme yapılabilmesi için gerekli adımların atıldığını bildirdi.
Şimşek, Adalet Bakanlığının da yatırımcıların haklarını korumak ve sorumluluğu bulunanların hesap vermesini sağlamak amacıyla hukuki süreci yürüttüğünü ifade etti.
Şimşek'ten fon yatırımcılarına ilişkin açıklama
Mehmet Şimşek, paylaşımında sorunlu fonlarla ilgili çalışmaların kurumlar arasında koordinasyon içinde devam ettiğini belirtti.
Şimşek, yatırımcılara yapılacak ödemeler için gerekli adımların atıldığını, Adalet Bakanlığının ise yatırımcıların haklarının korunması ve sorumluların hesap vermesi amacıyla hukuki süreci yürüttüğünü kaydetti.
Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu
Şimşek, fon soruşturmasının yanı sıra Türkiye ekonomisinin genel görünümüne ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Küresel koşulların ve savaşın etkilerine rağmen ekonominin dayanıklılığının devam ettiğini belirten Şimşek, yüksek emtia fiyatlarına karşın enflasyondaki düşüşün sürdüğünü ifade etti.
Şimşek'in paylaşımına göre Türkiye'nin büyümesi, ticaret ortaklarının yaklaşık iki katı seviyesinde bulunuyor. Cari açığın milli gelire oranının yüzde 2,6 olduğunu belirten Şimşek, bu oranın sürdürülebilir seviyede olduğunu değerlendirdi.
Dış finansman ve kamu borcu verilerini paylaştı
Şimşek, uzun dönem ortalaması yüzde 20 olan brüt dış finansman ihtiyacının GSYH'ye oranının yüzde 16 seviyesinde olduğunu belirtti.
Brüt dış borcun milli gelire oranının ise yüzde 32 olduğunu aktaran Şimşek, uzun dönem ortalamasının yüzde 44,5 olduğunu ifade etti.
Bütçe açığının GSYH'ye oranının yaklaşık yüzde 3 olduğunu belirten Şimşek, kamu borcunun GSYH'ye oranının ise yüzde 22 seviyesinde bulunduğunu kaydetti.
Şimşek, güçlendirilen makroekonomik temeller ve alınan tedbirlerin son gelişmelerin finansal sistem ve reel ekonomi üzerindeki etkilerinin sınırlı kalmasına katkı sağlayacağını belirterek, sermaye piyasalarının daha güçlü ve dayanıklı bir yapıya kavuşacağını ifade etti.





