Eğitim

MEB’in önünde bordro yaktılar

Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası, Milli Eğitim Bakanlığı’nın önünde eylem yaptı. Bakanlığın önünde bordrolarını yakıp, “İsteklerimiz gerçekleşene kadar makam koltuğunu Bakanlığın önünde bırakacağız” dediler.

Haber: Goncagül Konaş

Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası (TEÇ-SEN) Genel Sekreteri Salih Burçin Poyraz, Milli Eğitim Bakanlığı’nda (MEB) görev yapan yöneticilerin maaşlarıyla ilgili adaletsizliklere dikkat çekti ve yönetici pozisyonundaki eğitim çalışanlarının haklarının iade edilmesi gerektiğini belirtti. Poyraz, özellikle Uzman ve Başöğretmenlik düzenlemelerinin öğretmen maaşlarında önemli iyileştirmeler yaptığını ancak bu düzenlemelerin MEB yöneticilerine aynı oranda yansımadığını ifade etti.

“YÖNETİCİLERİMİZ BU DÜZENLEMENİN DIŞINDA BIRAKILDI”

Poyraz, Uzman ve Başöğretmenlik düzenlemeleriyle eğitim camiasında memnuniyet oluştuğunu ancak bu iyileştirmelerin yöneticilere yansımamasını eleştirerek, “Kamuoyunca da bilindiği üzere Uzman ve Başöğretmenlik düzenlemeleri ile öğretmenlerimizin maaşlarında önemli iyileştirmeler yapılmış, bu durum eğitim camiasında memnuniyetle karşılanmıştır. Ancak bu iyileştirmeler, Milli Eğitim Bakanlığı’nda görev yapan yöneticilerimizin maaşlarına aynı doğrultuda yansıtılmamış, yönetici pozisyonundaki eğitim çalışanları bu düzenlemenin dışında bırakılmıştır.” ifadelerini kullandı.

“EĞİTİM SİSTEMİMİZİN BELKEMİĞİ OLAN YÖNETİCİLER YOK SAYILMIŞTIR”

MEB’de yöneticilerin üstlendikleri görevlerin önemine vurgu yapan Poyraz, üret dengesizliğinin ciddi bir motivasyon kaybına yol açtığını ifade etti. “Milli Eğitim Bakanlığı büyük bir kurumdur ve bu kurumda yöneticilik yapan eğitim çalışanlarımız, sistemin her kademesinde büyük sorumluluklar üstlenmektedir. Ancak bu fedakar yöneticiler, maaş iyileştirmelerinde dikkate alınmamış ve adeta yok sayılmıştır. Bugün başöğretmen unvanına sahip bir teknik lise müdürü yönetim görevi karşılığı ek dersi ile birlikte aylık 79 bin lira alırken, bir il milli eğitim müdür yardımcısı, İlçe Milli Eğitim Müdürü ya da şube müdürü 65 bin lira maaş almaktadır. Bu durum kabul edilebilir ve sürdürülebilir değildir.” diye kaydetti.

“AYNI KURUMDA, ASTI ÜSTÜNDEN DAHA FAZLA MAAŞ ALIYOR”

Poyraz, maaş dengesizliğinin kurumsal hiyerarşiyi bozduğunu ve eğitim sistemine zarar verdiğini belirterek şu çarpıcı soruyu sordu: “Hangi kurumda bir müdür, astından daha düşük maaş alır? Bir bakan, bakan yardımcısından daha az maaş alıyor mu? Bir genel müdür, genel müdür yardımcısından daha az kazanıyor mu? Cevap hayır değil mi? Ancak bugün Milli Eğitim Bakanlığı’nda ilçe müdürleri, şube müdürleri ve müefettişler; amiri ve denetleyicisi oldukları okul müdürlerinden, müdür yardımcılarından ve öğretmenlerden daha az maaş alıyor.”

“BU ARTIK BİR ÜCRET MESELESİ DEĞİL, İTİBAR MÜCADELESİDİR”

Poyraz, eğitim yöneticilerinin maaş konusunun bir itibar meselesine döndüğünü belirtti. Poyraz, “Eğitim sistemimizin bel kemiği olan yöneticilerimizin yaşadığı bu adaletsizlik, artık kabul edilemez bir noktaya ulaşmıştır. Bu durum, yalnızca yöneticilerimizi değil, eğitim sisteminin genel işleyişini de olumsuz etkilemektedir. Ast-üst ilişkisinin bozulduğu bir organizasyonda sağlıklı bir işleyiş beklemek de mümkün değildir.” şeklinde konuştu.

“EK DERS ÜRETLERİ ARTIRILMALI VE ADALET SAĞLANMALIDIR”

TEÇ-SEN Genel Sekreteri, maaş dengesizliğinin giderilmesi için çözüm önerilerini dile getirdi. Poyraz, “Bakanlık yöneticilerimizin düşürüldüğü duruma artık bir son verilmelidir. Yöneticilerimize ‘Yönetim Görevi Karşılığı Ek Ders Üret’ ödemesi geri getirilmelidir. Şef, şube müdürü, müfettiş, ilçe müdürü, müdür yardımcısı, avukat, sivil savunma uzmanı ve tesis müdürü unvanlarındaki yöneticilere haftada 35 saat ek ders ücreti ödenmelidir. Ayrıca, Teknik Hizmetler Sınıfı’nda görev yapan eğitim çalışanlarına haftada 30 saat, Genel İdari Hizmetler Sınıfı’nda görev yapanlara haftada 25 saat ve Yardımcı Hizmetler Sınıfı’nda görev yapanlara haftada 20 saat ek ders ücreti ödenmelidir.” ifadelerini kullandı.

“EĞİTİM YÖNETİCİLERİMİZİN EMEĞİ VE İTİBARI GERİ VERİLMELİDİR”

Son olarak Poyraz, şu çağrıyla açıklamasını bitirdi: “Bilinmelidir ki, eğitim yöneticilerimiz bu ülkenin eğitim sisteminin kaptanlarıdır. Kaptanın dümeni sağlam değilse, o gemi de rotasını kaybeder. Bugün burada bizler de bu gemiyi rotasına oturtmak için Milli Eğitim Bakanlığı’nın önüne geldik. Adalet istiyoruz! Emeğimizi ve itibarımızı geri istiyoruz!”