Yaşam

İklim Krizi Tarımı Vuruyor: Don Olayları Artıyor

Zirai don riskinin iklim değişikliğiyle birlikte arttığını belirten TZD Genel Başkanı Hidayet Muslu, mevcut önlemlerin yetersiz kaldığını vurgulayarak gıda arzı ve güvenliğinin ciddi tehdit altında olduğunu söyledi.

Türkiye’de son yıllarda artan zirai don olayları, hem üreticiyi hem de tüketiciyi yakından ilgilendiriyor.
Sonsöz Gazetesi’nden Goncagül Konaş’ın haberine göre; tarım sektörünün en önemli gündem başlıklarından biri haline gelen don riski ve iklim değişikliğinin etkileri hakkında değerlendirmelerde bulunan Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) Genel Başkanı Hidayet Muslu, yaşanan sürecin geçici olmadığını vurgulayarak, bilim temelli çözümlerin önemine dikkat çekti.

“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ GEÇİCİ BİR DURUM DEĞİL”

Muslu, iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerine ilişkin, “İklim değişikliği geçici bir durum olmadığı için bunun yaratmış olduğu olumsuzluklar başta iklim hareketleri ve don olayları olmak üzere karşımıza çıkıyor” dedi. Don olaylarının yalnızca bugünü değil, gelecekteki gıda arzını da tehdit ettiğini belirten Muslu, “Tekrarında yaşanabilecek olan gıda arzı temelli problemlerin ön plana çıkacağı kaygısı hem çiftçimizi hem de tüketicilerimizi düşündürüyor.” ifadelerini kullandı.

“YÜZEYSEL ÇÖZÜMLER YETERLİ DEĞİL”

Zirai dona karşı alınan önlemlerin çoğunlukla yetersiz kaldığını dile getiren Muslu, geleneksel yöntemlerin sınırlı etkisine dikkat çekti. Küçük işletmelerde saman veya lastik yakma gibi uygulamaların görüldüğünü belirten Muslu, bu yöntemlerin büyük ölçekli tarım işletmeleri için geçerli olmadığını söyledi.

“Geleneksel tarımdan kaynaklı bilgiler temel bilgilermiş gibi kullanılıyor ama bu, çok boyutlu iklim değişikliğinin yarattığı problemleri önlemek adına yetmez” diyen Muslu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu bilgi eksik olduğu için büyük işletmeler açısından yanlış sonuçlara yol açabilir. Çözüm, meteoroloji biliminin içinde aranmalıdır.”

Muslu ayrıca, gelişmiş ülkelerde kullanılan yöntemlere de değinerek, “Büyük işletmelerde uçak ve helikopterlerle hava akışını değiştirme gibi uygulamalar var. Ancak bunlar da tek başına çözüm değil.” dedi.

EN BÜYÜK RİSK ÇİÇEKLENME DÖNEMİNDE

Zirai donun özellikle belirli dönemlerde daha büyük zararlara yol açtığını ifade eden Muslu, Nisan ayına dikkat çekti. “Bu dönemde meyve ağaçlarının çiçek açtığı süreçte yaşanan don olayları en büyük olumsuzlukları barındırır” diyen Muslu, geniş yapraklı bitkiler ve sebzelerin de risk altında olduğunu belirtti.

TARIMSAL TAKVİM DEĞİŞİYOR

İklim değişikliğiyle birlikte ekim-dikim tarihlerinin de kaydığını söyleyen Muslu, bu durumun üretim planlamasını zorlaştırdığını ifade etti. “İklim değişikliği ekim tarihlerini değiştiriyor ancak bunun alternatifi olarak net bir tarih öngöremiyoruz.” dedi. Budama dönemlerinin de risk altında olduğunu vurgulayan Muslu, “Gençleştirme budaması yaptığımız dönemde gelen aşırı don, ağaçların kökten kurumasına neden olabilir.” uyarısında bulundu.

“ÜRETİMDE GİRDİLER DEĞİŞMEZ, ZAMANLAMA DEĞİŞİR”

Çiftçilerin üretim süreçlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Muslu, temel girdilerin değişmeyeceğini ancak zamanlamanın kritik hale geldiğini belirtti. “Üretimde kullanılan girdiler değişmeyecek. Ama zamanlama, ürün çeşidi ve bölgesel farklılıklar daha belirleyici olacak” diye konuştu.

Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.