Başkent Ankara’da artık bir gelenek haline gelen “ARTANKARA” Ankaralı satanseverlere ‘merhaba’ dedi.
Sonsöz Gazetesi’nden Sümer Taşkıran’ın haberine göre; gazetemiz SONSÖZ’e sanatın önemini anlatan Saküder Art Gallery Yönetim Kurulu Başkanı Ali Eser, fuarın anlamını ve galerilerinin vizyonunu şu sözlerle dile getirdi:
“ARTANKARA Uluslararası Çağdaş Sanat Fuarı’nın 12’ncisi Ankara’da sanatseverlere kapısını açtı. Biz de 25 yıllık kurum olarak geçen yıl olduğu gibi bu sene de yerimizi aldık. Standımızda 15 sanatçımızın birbirinden değerli eserleri sergileniyor. Bunların içinde Türkiye’de TL’ye Atatürk portresi basılan tek ünlü sanatçımız Asım Yücesoy’un koleksiyonumuza ait iki eseri var. Azerbaycan Devlet Sanatçısı Arif Hüseynov ve Sirus Mirzazade’nin eserleri de burada. Güneş Abbas Hanım ise hem Azerbaycanlı bir sanatçı hem de 5 yıldır Saküder’de Başkan Yardımcısı ve eğitmen olarak görev yapıyor.
Yağlı boyadan sulu boyaya, akrilikten batik sanatına, seramik işlerine kadar birçok sanat dalından eserler yer alıyor. Fuar bugün ikinci gününde ve pazar akşamına kadar devam edecek. Ankara’daki değerli sanatseverleri standımızı ziyaret etmeye davet ediyoruz. Mutlaka gelsinler, bu güzel eserleri kaçırmasınlar.
Ayrıca standımızda müzik eşliğinde hizmet veriyoruz. Hocamız Güneş Abbas, Sakuder Art Gallery adına her gün saat 18.00’de piyano resitali yapıyor. Sanatseverler hem resim izleyip hem piyano dinletisinden keyif alabilirler. Güzel bir fuar yaşıyoruz, herkesi sanatın içine davet ediyoruz.”
GÜNEŞ ABBAS: SANAT RUHUN GIDASIDIR, MÜZİKSE İLHAM MELEĞİDİR
Saküder Art Gallery Başkan Yardımcısı, ressam ve piyanist Güneş Abbas, fuardaki resimlerini ve piyano dinletilerini Gazetemiz Sonsöz’e değerlendirdi: “Bir sanatçı için fuarlar çok önemli. Hem sanatımızı sergileme fırsatı buluyoruz hem de etraftaki sanat olaylarını, diğer sanatçıların neler yaptığını görme şansı yakalıyoruz. Bu ortamlar bize yeni fikirlerin doğduğu, ilhamın yeşerdiği bir gıda kaynağı oluyor.
İzleyiciyle buluşmak da sanatçı için vazgeçilmez. İnsanların duygularını açıkça söylemesi, geri bildirimleri bize yön veriyor. Bazen konuştuktan sonra kafamızdaki fikirler daha iyi oturuyor, bazen de değişiyor.
Piyano ise sanatın ayrılmaz bir parçası. Bir tarafta renkler oynuyor, diğer tarafta ilham meleği var. O ilhamı getiren bu melektir. Resimlerimden birinde uçuşan notalar, kağıt üzerindeki bestelerimi çizdim… Eğer çalmak isterseniz müzik çıkar, yani gerçek notalardan oluşmakta...
Her zaman söylüyorum: Çocukluktan itibaren sanata yer açmak lazım. Mesleğiniz ne olursa olsun, hayatınıza mutlaka sanat girmeli. Bu, insanın ruhen ve beyin olarak inanılmaz gelişmesini sağlar. Sanat hiçbir zaman dar bir çerçevede kalmaz. Ben de zaman zaman film çektim, koreografi yaptım, moda tasarımıyla uğraştım. ‘Ben bunu yapamam’ demeyin; yeter ki isteyin, her şeyi yapabilirsiniz.
Türkiye’de böyle güzel fuarların olması beni çok mutlu ediyor. Sanatçılar için olduğu kadar izleyiciler için de çok önemli. Gelin, bol bol bu sanattan gıda alın. Sanat insanın ruhunun gıdasıdır. Herkesi sanatla bırakıyoruz.”
Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.