Sıcak bir yazın ardından gündüzleri sonbaharı geceleri ise kışı andıran Ankara’nın havası, siyasete de aynı şekilde etkisini göstermiş durumda.

2025 yılının kasım ayında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “Borsa’da bazı fonlarda manipülasyon yapıldığına dair bilgimiz var” şeklinde Sermaye Piyasası Kurulu’nu (SPK) uyardığı halde 10 ay hiçbir işlem yapılmayıp beklenmiş ve geçtiğimiz Eylül ayında ilgili fonlara müdahale edilmesiyle “Fon Krizi” patlak vermişti. Bu süreçte SPK tarafından hiçbir müdahale olmaz iken 9 Mayıs 2026 tarihinde beklenmedik bir şekilde SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül görevden alınarak yerine yardımcısı Mahmut Sütçü getirildi.

Bir Amerikalı yatırım bankası ve değerlendirme kuruluşu olan Morgan Stanley, 23 Haziran 2026 tarihinde genişlemekte olan piyasalardaki durum değerlendirmesine ilişkin bir rapor hazırlayarak bunu kamuoyu ile paylaştı. Morgan Stanley’in raporunda “Yunanistan, Bangladeş, Güney Kore, Endonezya ve Türkiye’deki piyasalarda ilgili müdahale ve düzenlemeler yapılmaz ise büyük sorunlar ve krizler oluşabilir. Bunlar oluştuğunda ise özellikle yabancı sermayenin oradan kaçışı kaçınılmaz olacaktır.” diyerek bu 5 ülkeyi uyardı. Uyarıları dikkate alarak gerekli müdahaleleri yapan adı geçen 4 ülkede bir sorun yaşanmazken, uyarıları ‘kulak tıkayan’ ülkemizde ise 131 fonda yapılan ‘manipülasyon’ ile Borsa İstanbul tarihi düşüşünü ve yaklaşık ‘4 trilyon liralık’ bir kayıp yaşadı.

Sermaye piyasalarındaki fon tasfiyeleri ve bazı hisse işlemlerine ilişkin soruşturma kapsamında Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın Özata Denizcilik hisseleri üzerinden yaptığı işlemler gündeme gelmişti. Sayan Kaya’nın yaklaşık 63,4 milyon TL yatırıp yaklaşık dört ay içinde 1,34 milyar TL çektiğini, İlyas Kaya’nın ise yaklaşık 99,7 milyon TL yatırıp 826 milyon TL çektiği ortaya çıkarken Sayan Kaya, AKP Genel Başkan Yardımcılığı dahil yürüttüğü görevlerden istifa etmişti. Eşiyle birlikte toplamda 2,17 milyar TL’lik kazanç sağladığı ortaya çıkan ve fon soruşturmasının merkezine oturan Fatma Betül Sayan Kaya, tam da ne tesadüftür ki bu fonlara müdahale yapılan 17 Eylül 2026 tarihinden bir gün önce 16 Eylül 2026 tarihinde bu fonların satışını yapıp sistemden çıkmış. Kaya’nın şimdi de taşınmazlarıyla gündemde. Gazeteci Yiğit Uzun’un paylaştığı tapu kayıtlarıyla milyonlarca liralık arazi, villa ve daire gibi birçok taşınmaz mal kaydının olduğu iddia edildi. Öğrencilik yıllarında maddi durumu iyi olmadığı için İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden ‘burs’ alarak öğrenim hayatını sürdürmüş ve sonrasında da siyasete girmiş olan Sayan Kaya’nın ismini ve fon krizindeki durumunu, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre kamuoyu ile paylaşmamış olmasaydı duyar mıydık? Ve o zaman bu iş bu kadar büyür müydü? Kaya, 18 yıllık bir süre içinde nasıl bir maddi bolluğa kavuştu ise, eşi ile birlikte 63,4 milyar TL’lik maddi birikim yaparak bu fonları satın alabiliyor? Şuana kadar başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu olmak üzere geçtiğimiz hafta da Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e de şafak operasyonu yapılarak evinde gözaltına alınarak götürülürken neden Fatma Betül Sayan Kaya ifadeye çağırılmadı. SPK hala bir suç duyurusunda bulunmuş değil. Bu şekilde yapılan ve yapılmayan eylemler toplumdaki bu adaletsizlik duygusunu körüklüyor.

Whatsapp Image 2026 10 04 At 13.56.07

FON KRİZİNDE AK PARTİ VE DİĞER SİYASİ PARTİLERDEN BAŞKA KİMLER VAR?

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Yasama Dönem 5. Yasama Yılı geçtiğimiz hafta 1 Ekim 2026 Perşembe günü yapıldı. Öncelikle açılış özel oturumu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımı ve Genel Kurula hitabıyla gerçekleştirildi. Akşam saatlerinde ise TBMM Başkanlığı tarafından yeni yasama yılının başlaması dolayısıyla Tören Salonu'nda resepsiyon düzenlendi. Siyasi parti genel başkanları, milletvekilleri ve davetlilerin katıldığı resepsiyonda biz gazeteciler, siyasetçilere gündeme ilişkin sorular yönelttik.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “fon krizi”nin ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya'nın istifasına ilişkin soruya, “Yorum yapmayacağım” yanıtını verdi. Bahçeli, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile selamlaşmasına ilişkin “Bu yeni bir şeyin başlangıcı olabilir mi?” sorusuna, “Her ekim ayında birileriyle selamlaşıyoruz, öyle düşünülebilir” şeklinde bir yanıt verdi.

TBMM Eski Başkanlarından Bülent Arınç ise “fon krizi” sorularına ilişkin "Sonuna kadar gidilecektir, görelim. Ortaya ne çıkacak, bilelim. Bunlardan, hepsinden hesap soralım” diyerek kapsamlı bir açıklama yaptı. Arınç şu şekilde konuştu: "Bu olayları anlatırken, yaşarken aslında utanıyorum, üzülüyorum, sıkılıyorum. Türkiye bunları hak etmiyor. Biz böyle bir hikaye yazmamıştık, böyle günleri yaşayacağımızı hiç düşünmemiştik. Türkiye'nin sorunu sadece ekonomik kaynaklı sorunlar değil, bir toplumsal çürüme yaşıyoruz. Halk bunun farkında, en azından bizler farkındayız. Siyaset kurumu büyük sıkıntı geçiriyor. Cumhurbaşkanımız Erdoğan'a 78'den beri dava arkadaşlığı yapıyorum. Sonuna kadar gidilecektir, görelim. Ortaya ne çıkacak, bilelim. Bunlardan, hepsinden hesap soralım."

Whatsapp Image 2026 10 04 At 13.55.57

Resepsiyona Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu katılmazken, AK Partili vekillerin de sayısı çok azdı. Lakin resepsiyonda gördüğümüz AK Partili vekiller ise özellikle ‘fon krizi’ne ilişkin sorularımızı yanıtsız bıraktı.

İsmini vermek istemediğim konunun uzmanlarından, deneyimli Parlamento Muhabiri ve gazeteci bir meslektaşım fon krizine ilişkin 15 gün sonra özellikle de AK Parti’den başka isimlerinden çıkabileceğini ve açıklanacak bu isimler ile krizin çok daha fazla derinleşebileceğini benimle paylaştı.

Whatsapp Image 2026 10 04 At 13.56.02

Özellikle piyasaların rahatlaması ve ekonominin daha fazla bir yara almaması açısından ‘fon krizi’ soruşturmasının acilen kapsamlı bir şekilde tüm paydaşlarıyla birlikte üzerine gidilerek araştırılması ve çözüme kavuşturulmalı gerekiyor.

Güzel bir hafta dileğiyle, esen kalın…