Ankara

Basın özgürlüğü için ortak tepki: “İsmail Arı yalnız değildir”

Eğitim ve bilim emekçileri ile meslek örgütleri, gazeteci İsmail Arı’nın tutuklanmasına tepki gösterdi. Yapılan ortak açıklamada, basın özgürlüğü ve ifade hakkına yönelik baskıların arttığı vurgulanarak, Arı’nın derhal serbest bırakılması çağrısı yapıldı.

GONCAGÜL KONAŞ


Eğitim ve bilim emekçileri ile çeşitli meslek örgütlerinin temsilcileri, gazeteci İsmail Arı’nın tutuklanmasına ilişkin ortak bir açıklama gerçekleştirdi. Açıklamada, son dönemde gazetecilerden sendikacılara kadar birçok kesime yönelik gözaltı ve tutuklamaların arttığına dikkat çekilerek, bu sürecin basın özgürlüğü ve demokratik haklar açısından ciddi bir tehdit oluşturduğu ifade edildi. Katılımcılar, gazeteciliğin suç olmadığını vurgulayarak Arı’nın serbest bırakılmasını istedi ve dayanışma mesajı verdi.

“GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR, İSMAİL ARI DERHAL SERBEST BIRAKILSIN”

Ortak basın açıklamasını okuyan, Eğitim Sen 1 no'lu Şube Başkanı Mehmet Aydoğan konuşmasında, gazetecilerin hedef alınmasına karşı mücadele çağrısı yaptı. Aydoğan, “Gazetecilik suç değildir. İsmail Arı derhal serbest bırakılsın.” dedi.

Aydoğan, son dönemde artan gözaltı ve tutuklamalara dikkat çekerek, “Siyasetçilerden gazetecilere, belediye başkanlarından sendikacılara kadar tüm kesimleri hedefe koyan baskı, gözaltı, tutuklama furyası gittikçe şiddetleniyor.” ifadelerini kullandı.

İktidarın söylemleri ile yaşananlar arasında çelişki olduğunu belirten Aydoğan, “Türkiye bir hukuk devletidir deniliyor ancak son yıllarda yaşanan tablo bunun gerçeklikle ilgisi olmadığını gösteriyor.” diye konuştu.

“İSMAİL ARI GAZETECİLİK YAPTIĞI İÇİN TUTUKLANDI”

Aydoğan, İsmail Arı’nın tutuklanma gerekçesinin yaptığı haberler olduğunu savunarak şunları söyledi:

  • “Tarikatların devlet içinde örgütlenmesini yazdı.”
  • “Kamu kaynaklarının nasıl belli çevrelere aktarıldığını ortaya koydu.”
  • “Deprem sonrası yaşananları, yolsuzlukları ve ihale süreçlerini yazdı.”
  • “Kısaca İsmail Arı bu ülkede gazetecilik yaptığı için tutuklanmıştır.”

Aydoğan ayrıca, “Basına özgür olmayan bir ülkede demokrasinin yaşaması mümkün değildir” dedi.

“GAZETECİLERİ TUTUKLAYARAK GERÇEKLERİ SAKLAYAMAZSINIZ”

Yetkililere çağrıda bulunan Aydoğan, “Gazetecileri tutuklayarak gerçekleri saklayamazsınız. Sendikacıları susturarak emeği teslim alamazsınız” ifadelerini kullandı. Açıklama sırasında sık sık “İsmail Arı yalnız değildir” ve “Özgür basın susturulamaz” sloganları atıldı.

“BU TUTUKLAMA, GERÇEĞİN PEŞİNDE OLAN GAZETECİLERE GÖZDAĞIDIR”

TMMOB İKK adına konuşan Sami Gökoğlu da yaptığı konuşmada, İsmail Arı’nın tutuklanmasının yalnızca bir kişiye yönelik olmadığını belirtti. Gökoğlu, “İsmail Arı’nın tutuklanması, gerçeğin peşinde olan gazetecilerin cezalandırılmasıdır.” dedi.

Gazetecinin yazdıklarına işaret eden Gökoğlu, şu ifadeleri kullandı:

  • “Cemaat ve tarikat ağlarından hesap sorulsun demişti.”
  • “Depremde halkına çadır satmak isteyenlerden hesap sorulsun istemişti.”
  • “Kamu kaynaklarını paylaşanlardan hesap sorulmasını istemişti.”

Gökoğlu ayrıca, “Susturulmak istenen sadece İsmail Arı değildir, topluma gözdağı verilmek istenmektedir” diye konuştu.

“BASININ SUSTURULMASI TOPLUMUN İRADESİNE SALDIRIDIR”

KESK Genel Başkanı Ayfer Koç ise konuşmasında basına yönelik baskıların tarihsel boyutuna dikkat çekti. Koç, “Bu ülkede yapılan her pis işin arkasında ilk susturulmak istenen basın emekçileri oluyor.” dedi. Basının susturulmasının toplumsal etkilerine değinen Koç, “Basına yönelik baskı aynı zamanda toplumun iradesini ortadan kaldırmaya yönelik bir girişimdir” ifadelerini kullandı. Koç ayrıca, yoksulluk, işsizlik ve liyakatsizlik sorunlarına dikkat çekerek, “İsmail Arı’nın tutuklanması, bu çürümüşlüğün görülmesini engellemeye yöneliktir.” dedi.

“DAYANIŞMAYI BÜYÜTECEĞİZ”

Açıklamalarda ortak vurgu, gazetecilerin yalnız olmadığı ve dayanışmanın süreceği yönünde oldu.Konuşmacılar, “İsmail Arı ve tüm basın emekçileri özgürlüklerine kavuşuncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz” mesajını verdi.