Genel

Uçum Konuştu: Umut Hakkı Kimleri Kapsıyor?

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, “umut hakkı” tartışmalarına ilişkin yaptığı açıklamada, bu hakkın kişiye özel ya da doğrudan tahliyeye yönelik bir düzenleme olmadığını vurguladı. Uçum, uygulamanın ağırlaştırılmış müebbet alan hükümlüler için şartla salıverme umudu anlamına geldiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, sosyal medya platformu X hesabından “Umut Hakkının Esasına İlişkin Not” başlığıyla dikkat çeken bir açıklama yaptı. Uçum, kamuoyunda tartışılan “umut hakkı” kavramının yanlış anlaşıldığını belirterek, bunun ne kişiye özgü ne de doğrudan tahliye sağlayan bir hak olduğunu ifade etti.

“Umut hakkı tahliye değildir”

Uçum, açıklamasında umut hakkının, ömür boyu hapis cezası almış ve cezaevinde kalacağı şekilde hüküm kurulmuş kişiler için şartla salıverme umudunun tanınması anlamına geldiğini vurguladı. Bu hakkın otomatik bir tahliye mekanizması olmadığının altını çizen Uçum, sürecin mevcut infaz sistemi içinde işleyeceğini belirtti.

Şartla salıverme değerlendirmelerinin, en geç altı ayda bir İdare ve Gözlem Kurulu tarafından yapılacağını kaydeden Uçum, itiraz halinde ise kararın İnfaz Hakimliği tarafından verileceğini ifade etti.

Kapsama giren hükümlüler açıklandı

Mehmet Uçum, umut hakkı kapsamına giren hükümlü gruplarını da net şekilde sıraladı. Buna göre:

  • Belli suçlardan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar,

  • Geçmişte ölüm cezası alıp, bu cezaları müebbet ağır hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrilen terör suçluları,

  • Terör suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar

umut hakkı kapsamında değerlendirilebilecek.

Öcalan da kapsamda

Uçum, açıklamasında bu hükümlüler arasında Abdullah Öcalan’ın da bulunduğunu açıkça ifade ederek, konunun bundan ibaret olduğunu belirtti. Tartışmaların kişisel ya da siyasi bir çerçevede değil, hukuki zeminde ele alınması gerektiğine dikkat çekti.

Tartışmalar sürüyor

Uçum’un açıklamaları, kamuoyunda ve siyasi çevrelerde süren “umut hakkı” tartışmalarını yeniden gündeme taşırken, düzenlemenin içeriği ve olası sonuçları önümüzdeki süreçte de tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor.