Türkiye Sanatçılar Birliği (TSB), son dönemde CHP içindeki yönetim değişimleri ve "mutlak butlan" tartışmaları bağlamında eserlerinin kullanılmasına sınır getiren ünlü sanatçıları hedef alan bir bildiri yayımladı. "Sanat Çürümeye Siper Olamaz" başlığıyla sunulan açıklamada; Zülfü Livaneli, Selda Bağcan, Sabahat Akkiraz ve Onur Akın gibi isimlerin sergilediği tavır eleştirildi.
"Eserlerini Bir Siyasi Anlayıştan Esirgeyenler, Çürümeye Göz Kapatıyor"
Bildiride, her sanatçının kendi eserinin nerede kullanılacağı konusunda söz sahibi olduğu kabul edilmekle birlikte, takınılan bu tavrın arkasında "görünmez bir savrulma" yattığı savunuldu. Türkiye Sanatçılar Birliği, sanatın popüler rüzgarlara veya sadece belirli bir kitlenin alkışını kaybetmeme kaygısına alet edilmemesi gerektiğini vurgulayarak şu ifadelere yer verdi:
“Üzülerek görüyoruz ki; eserlerini bir siyasi anlayıştan esirgemeyi 'demokratik bir duruş' olarak sunan sanatçılarımız, destek verdikleri diğer anlayışın içindeki derin rüşvet ve çürüme batağına gözlerini kapatmaktadırlar. Bugün 'muhalif olma' refleksinin, aydınları nasıl kör edici bir tarafgirliğe sürüklediğini ve daha acısı, derin bir yozlaşmaya nasıl bilmeyerek siper edildiğini görmekteyiz.”
Selda Bağcan'a "Yuh Yuh" Göndermesi
Açıklamanın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise usta sanatçı Selda Bağcan’a yönelik sorular oldu. Yıllarca haksızlığa ve talana karşı "Yuh Yuh" türküsünü seslendiren Bağcan’a hitaben şu sorular yöneltildi:
- "Rüşveti hak bilenler", kapalı kapılar ardında pazarlıklar yapanlar sırf sizin "muhalif" cephenizde yer alıyor diye "yuh"ları rafa mı kaldıracaksınız?
- Mahzuni’nin o asil isyanını, halkın umutlarını kendi çıkarları ve Batı merkezli senaryolar için harcayanların üzerine dile getirmeye devam edebilecek misiniz?
"Bağımsızlık, Namus ve Dürüstlük" Çağrısı
Türkiye Sanatçılar Birliği, açıklamasını sanatçılara yönelik bir çağrıyla sonlandırdı. Birlik, sanatçıların eserlerinin kim tarafından kullanılacağına karar verirken gösterdikleri hassasiyeti; o eserlerin özünü oluşturan "bağımsızlık, namus ve dürüstlük" kavramlarına sahip çıkarken de göstermelerini beklediklerini ifade etti.