İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM'de düzenlenen grup toplantısında ağırlıklı olarak Nusaybin’de indirilen Türk Bayrağına olan tepkisini dile getirdi.
Dervişoğlu, "Nusaybin'de ihanete cüret ettiler. Bu durumdan daha vahimi ise o bayrağı indirenlere karşı ne yapıldığıdır ya da ne yapılmadığıdır. Türkiye'de devlet refleksi acaba bu kadar mı körelmiştir? Bayrak indirene edilecek muamele nasıl unutulmuştur, bu cüretkârlık nereye kadar gidecektir?" ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu şunları söyledi:
“Eli kanlı bir katile barış güvercini kostüme giydirilerek her yerde konuşturuldu. Oysa bu ülkenin askeri, polisi terörün belini zaten kırmıştı. Güvenlik güçlerimizin başarısı sanki Öcalan tarafından verilmiş gibi yutturulmaya çalışıldı. Öcalan Suriye PKK'sına çağrı yapar zannettiler. Yapmadı, yapamadı, zaten yapamazdı. Siyasi sözcüleri çıkıp ilan etti, YPG'yi kapsamıyor beyanında bulundular. Teröristten medet ummaktan bunları vazgeçiremedik.
Ülke içinde PKK varlığını bizim askerimiz bitirdiyse ve Suriye'deki PKK varlığı yine askeri güç ile bastırıldıysa Öcalan ile müzakere etmek, onu meşrulaştırmak kime yaramıştır? Bu orta oyununda yine aynı yere geldik. Tam da tahmin ettiğimiz gibi, tıpkı birinci ihanet sürecinde olduğu gibi yine bayrağımıza el uzatıldı.
O gün Diyarbakır'da bayrağımızı indirenler bugün ise Nusaybin'de aynı ihanete cüret ettiler. Bu durumdan daha vahimi ise o bayrağı indirenlere karşı ne yapıldığıdır ya da ne yapılmadığıdır. Türkiye'de devlet refleksi acaba bu kadar mı körelmiştir? Bayrak indirene edilecek muamele nasıl unutulmuştur, bu cüretkârlık nereye kadar gidecektir? Her iki sürecin de sonucu aynıdır. PKK Kürtlerin temsilcisi değildir. Kürtler bayraklarına aşık, devletlerine bağlı insanlardır. Böyle giderse örgütün 40 yılda yapamadığını bir yılda siz yaparsınız dedik. Şimdi kalkmış Suriye'deki gelişmeleri sanki bir zafermiş gibi sunmaya çalışıyorlar. PKK'yı perdelemek için uydurdukları SDG Fırat'ın batısından süpürülünce bunu başarası gibi sunuyorlar. Büyük Türk milleti bugün vatansız vaktiyle alınmayan önlemlerin bedelini ödüyor. Öcalan'ın evlatlığı yine aynı müttefikiniz tarafından general muamelesi gördükten sonra ondan silah bırakmasını bekliyorsunuz. Türkiye'nin elini kolunu bağlayanlarla ittifak kuruyorsunuz.”