İran basınında yayımlanan röportajında Kalibaf, üst düzey bir ABD'li yetkilinin ABD ile İran arasında varılan 14 maddelik mutabakat metnini kamuoyuyla paylaşmasının ardından dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
"ABD ve İsrail'in Hedeflerine Ulaşmasına İzin Vermedik"
Kalibaf, savaşın başında ABD ve İsrail tarafından belirlenen dokuz hedefin gerçekleşmesini engellediklerini öne sürerek, "Dünyanın siyasi, ekonomik ve askeri olarak bir numaralı gücü olan ABD, İsrail ile birlikte karşımıza çıktı. Bu savaşın etkileri yalnızca bölgesel değil, küresel düzeyde hissedildi" ifadelerini kullandı.
İranlı yetkili, müzakereler devam ederken sahadaki gelişmelere de değinerek, ülkesinin askeri ve diplomatik alanlarda eş zamanlı hareket ettiğini belirtti.
Hürmüz Boğazı ve Bölgesel Operasyonlar İddiası
Kalibaf, müzakereler sırasında İran'ın düşman unsurlara karşı çeşitli askeri karşılıklar verdiğini savunarak, Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye çalışan iki düşman fırkateyninin vurulduğunu ve zarar gördüğünü iddia etti.
Ayrıca, İran'a yönelik operasyonlarda kullanıldığını öne sürdüğü bazı hava üsleri ve havalimanlarının da bulundukları ülkelerde hedef alındığını ileri sürdü.
"Diplomasiyi Savaşçı Ruhuyla Yürütüyorum"
Kendisini bir savaşçı olarak tanımlayan Kalibaf, diplomasiyi de aynı anlayışla yürüttüğünü ifade ederek, "Askeri yöntemlerle elde etmek istediğimiz sonuçların daha fazlasını müzakere masasında kazandık. Savaşı kazandık ve bundan sonraki süreçte kazanımlarımız müzakerelerde şekillenecek" dedi.
Kalibaf'ın açıklamaları, İran ile ABD arasındaki diplomatik temasların ve bölgesel gerilimin yeniden gündeme geldiği bir dönemde dikkat çekti.